Ritmi yüksek bir adam: Sercan Badur

Ritmi yüksek bir adam: Sercan Badur

Oyunculuğun hakkını vermekle kalmayıp her karakteri ile yeniden doğan, özgür ruhlu ve özgün karakterli Sercan Badur’u 30 soruda çözümledik. Ve beraber fark ettik ki, her şeye rağmen hayatın ritmini tekrar yakalamanın ve kendisinin en güzel yanını ortaya çıkarmanın tek bir yolu var; o da müzik.

Röportaj: Ece Üremez
Fotoğraf: Nurdan Usta



Hayata oldukça geniş bir perspektiften bakan, deli olduğu kadar kelime anlamıyla dolu da olan Sercan Badur’u sektörün en yüksek enerjisine sahip oyuncusu ilan etsek haksız sayılmayız. Öyle ki, o gün nasıl hissederseniz hissedin etrafınızda kendisinden bir adet varsa kötü duygulara kapılmanız mümkün değil. Mesela çekim gününü ele alalım. Beraber geçirdiğimiz saatler boyunca bir an olsun yerinde duramayan, dans edip şarkı söyleyerek ekibi de kısa sürede etkisi altına alan Sercan Badur’un firardaki ruhunu yakalamak için çekimi adeta zıplayarak tamamladık. Nihayetinde ise o güne dair her şey hafızalarımıza unutulmayacak birer anı olarak giriş yaptı. Keza, içindeki orijinal ruhu açığa çıkarmaktan çekinmeyen yakışıklı oyuncu iz bırakan gülüşüyle de akıllara kazınıyor. Bu noktada James Dean’e dem vurduran duruşu ve bakışları da dikkatimizden kaçmıyor. İsyankar, çekici ve durdurulamaz… Kendisine bir zaman makinesi olsaydı hangi durakta inerdi diye sorduğumda, bir an duraksamadan verdiği 1950’ler cevabı da bu ruhu ne denli benimsediğinin kanıtı. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olan başarılı oyuncu, Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisiyle çıkışı yakaladığından bu yana müthiş yol aldı. Üstelik önce Güllerin Savaşı daha sonra da Babam ve Ailesi ile her defasında sil baştan bir karakter yaratmayı başardığını layıkıyla gösterdi. Ekrandaki yükselişinin yanı sıra sahneye olan aşkının da hiç eksilmeden hep çoğalarak devam ettiğini vurgulamak isterim. En son Büşra Develi ile başrolü paylaştığı Burada Bugün adlı oyununda intiharın eşiğindeki birini canlandıran Sercan Badur, bu kez de uçlarda yaşamanın hissiyatını izleyiciye fazlasıyla geçirmeyi başarmış. Şimdilerde ise hem yeni bir sinema filmine hem de tiyatro oyununa dair hazırlıkların başladığını çaktırmadan ekleyelim. Ne de olsa, kendisinden bundan sonra bekleyebileceklerimizin bir sınırının olmaması heyecan katsayımızı arttırıyor. Günün sonunda şunu diyebilirim ki, Sercan Badur ile geçirdiğim zaman hem onun en güzel halini hem de ardına gizlediği mesajı keşfetmeme imkan verdi; sağlam dur ama ritmi de kaçırma. Öyleyse her şeye rağmen hadi siz de durmayın, dans edin!



1 Oyuncu olmaya karar verdiğiniz ana dair hatırladıklarınız…
İkiz kardeşimle üniversite sınavında aynı bölümü kazanmamız sonucu, evet değişiklik şart deyip oyunculuk sınavlarına girmem.

2 Nasıl bir karakteri canlandırmak sizi çok heyecanlandırır?
Ne olduğunun önemi olmaksızın güçlü, dişi ve en önemlisi derdi olan roller.

3 Sinemada ilk izlediğiniz film neydi? Neler hissetmiştiniz?

Küçükken birçok çizgi film izlemişimdir ama Tarzan’ın filmine en az 15 kere gittiğimi biliyorum.

4 En çok hangi yönetmenle çalışmak isterdiniz?
Ferzan Özpetek. Adamın her filmine hayran kalıyorum. Psikolojik yaklaşımlarından dolayı sanırım…

5 Oyuncu olmasaydınız ne yapıyor olmayı dilerdiniz?
Psikolog veya pilot olmak isterdim.

6 Tiyatroya dair en hoşunuza giden…
Işıkların açıldığı an çırılçıplak hissetmek.

7 Burada Bugün oyununuz günümüzdeki hangi sorunları sorguluyor?
Varoluş, sahtelik, gerçeklik.

8 İzlemeyenlere ipucu da vermeyelim ama oyundaki karakteriniz August’u intihar kararından vazgeçirmek için karşısında siz olsanız neler söylerdiniz?
Buradaki her şey gerçek August! Kendi geleceğinden korkma!

9 Bugüne dek canlandırdığınız karakterlerden hangisini arkadaş olarak seçerdiniz?

Güllerin Savaşı, Cihan. Hipoksik şoka maruz kalmış, içinde en ufacık bir kötülük beslemeyen, insan görünümlü bir melek.

10 Nasıl bir çevrede büyüdünüz ve yetiştiniz?
İtalyan ailelerine benzeyen 18 tane kuzenle beraber büyüdük ikiz kardeşimle. Şanslıyız.


11 Ailede seçtiğiniz mesleğe karşı çıkan mı destek olan mı daha çok oldu?
Başta çok istekli olmadıysa da benim için desteğini hep hissettiren annem oldu. Kardeşim zaten hep yanımda.

12 İkizinizle aranızda en çok dikkat çeken farklılık nedir?
Duygusallık (ben)-Mantıksallık (Caner).

13 Küçükken beraber oynamaktan en çok keyif aldığınız oyun neydi?
Action Man, Power Rangers ve Taso.


14 Evlenip kendi ailenizi kurmak için sabırsızlanıyor musunuz yoksa henüz erken mi?
Bayağı erken… 35-40 yaş arası iyidir.

15 Evleneceğiniz kadının çalışmamasını tercih eder misiniz?
Neden çalışmasın ki, çalışmak iyidir.

16 En çok hayran olduğunuz kişi kim?
Tanımadan önce beğenirdim, tanıştım hayran kaldım. Arkadaşım, eski partnerim Canan Ergüder.

17 Hayatınızın en büyük aşkı kim ya da ne?
Ailem, kardeşim, işim.

18 Sizin için en güzel sevgi göstergesi ne?
Anlamak, çabalamak ve değişmek.

19 Kadınların hangi özellikleri size çok çekici gelir?
Güç, güven, sadakat.

20 Aşk olmadan da yaşanır mı?
Asla!

21 Mutlu olma sırrınız ne?
Başarı.

22 Asla başarısız olmayacağınızı bilseydiniz ilk ne yapardınız?
Kitap yazardım.


23 Sarhoş olduğunuzda sabah ayılmak için ne yaparsınız?
Kahve içip köpeğimle yürüyüş yaparım.

24 En sevmediğiniz gün hangisi?
Cuma.

25 Geleceğe dair en büyük korkunuz ne?
Sevdiklerimi kaybetmek.

26 Neyi asla 
giymezsiniz?
Korse.

27 Çamaşırlarınızı kendiniz mi yıkarsınız?

Evet.

28 En sevdiğiniz gece okuması nedir?
Şahane Hatalar, McElhatton.

29 Bugüne dek bilmediğimiz bir yeteneğiniz var mı?
Dans.

30 Sırada neler var?
İş Sanat ile Sosyal Sorumluluk çatısı altında yeni bir oyun. Şubat ayında ise sinema filmi.