“Beyinlerimizle hayatlarımıza şekil veriyoruz”

Ebru Cündübeyoğlu, ilk romanı Ferda’da okuru bambaşka bir hayatın içine çekip orada kendi hayatıyla karşılamak istiyor ve bir Alzheimer hastasının yaşadıklarına ortak ediyor.

Sizi bu kitabı yazmaya iten nedenler nelerdi?
Fiili olmadığı zamanlarda bile yazmanın benim bir parçam olduğunu düşünmüşümdür. Aynı zeytin ağaçlarına benzetiyorum. O çok uzun ömürlü verimini hiç kaybetmeyen zeytin ağaçlarının, verimli zeytinler verebilmesi için, ekildikten sonra aradan en az 15 yıl geçmesi gerekirmiş. Benim de ilk romanımı çıkarmam bu zamana denk geldi. Ferda, öncelikle bir film projesi için oluşturduğum bir hikayeydi. Sonrasında senaryomdan romanlaştırdım.

Ferda nasıl bir karakter? Bu karakteri yaratırken nelerden ya da kimden esinlendiniz?
Ferda, hayatın iplerini kendi elinde tutmaya aşık bir karakter. Bir seramik sanatçısının elleriyle çamura şekil vermesi gibi bizler de beyinlerimizle hayatlarımıza şekil veriyoruz. Sanırım bu cümleyle Ferda’nın karakterini şekillendirebiliriz.

Okur, kitabı bitirince neler düşünecek ve hissedecek sizce?
Benim isteğim, okuru başka bir hayatın içine çekip orada onu kendi hayatıyla karşılamak. Temasını ise okura bırakmak isterim. Kimi tahlillerin kimi serüvenin peşine düşecektir.



İlk romanlar zordur. Bu süreci nasıl geçirdiniz?
4.5-5 yılımı aldı diyebilirim. Hikayem ve kurgu kafamda çok netti. Başta alzheimer gibi hassas bir konu olduğu için titiz bir araştırma dönemim oldu. Doktorlarla görüştüm, konu ile ilgili yayınları takip ettim, hasta yakınlarının hikayelerini topladım. Ayrıca karakterimin yetmişli yaşlarda ve felsefe profesörü oluşu ve fantastik romanlar yazması ve diğer karakterlerin hikayeye hizmet eden meslekleri benim için uzun bir araştırma dönemini de beraberinde getirdi.

En sevdiğiniz edebiyat karakteri kim?
Çocukluk yıllarımın ilk romanı olduğu için Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu’ndaki Feride hala benim favori karakterim. Seneler sonra sahnede bu karakteri canlandırma şansına eriştim. Sanırım Feride’nin bendeki yeri kolay kolay değişmeyecek.

Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan'ın kızları Su 15 yaşına girdi! Eşi ve kızlarıyla Mauritius'a giden Sinem Kobal'dan yeni kareler İşte Öyle Bir Geçer Zaman ki'nin Osman'ı Emir Berke Zincidi 90'lı yılların yakışıklısıydı... İşte Kaan Girgin'in son hali... 'Kızılcık Şerbeti'nden yeni 2. fragman: Daha önce tanışmış mıydık Demet Şener: Sevgilime gönülden bağlıyım, evlilik şart değil