‘Çocuk da yaparım kariyer de’ demeyenler

Kimi daha hamileyken karar vermiş işi bırakmaya, kimi çocuğundan ayrılamayacağını anlayınca…

Yazı: Elif Girgin

Her birinin hikayesi farklı olsa da, ortak bir paydada buluşuyorlar! Bir tercih yapmışlar ve çocuklarının yanında kalmayı seçmişler. Mesleklerini paketleyip bir kenara koyup, annelik elbisesini giymişler…
Onlar 'çocuk da yaparım kariyer de’ demeyip, çocuğunu kariyerine tercih eden anneler… Peki, bu kararı nasıl almışlar, pişman olmuşlar mı? İşte onlara sorduğumuz sorular ve aldığımız yanıtlar…

1. İşinizi bırakmaya ne zaman karar verdiniz?
2. Bu kararı almanızda en büyük etken ne oldu?
3. Eşinizin ya da çevrenizin tepkisi ne oldu?
4. Kararınızdan pişman olduğunuz oldu mu?
5. Tekrar çalışma hayatına dönmeyi düşünüyor musunuz?


Hilal Akçil
Yönetici Asistanı

1- Oğlum iki yaşını geçtikten sonra arkamdan ağlamaya başlamıştı. Ve hasta da olunca, onu başkasına (bakıcı) bırakmak zorunda kaldığımda hissettiklerim sonucunda karar verdim.
2- Bu kararı verdim çünkü, ikinci bir çocuk yapmayı düşünmüyordum ve oğlumun tüm anlarını onunla beraber yaşamak istedim. İlklerini kaçırmamak benim için çok önemliydi. 
3- Eşimle ortak kararımızdı. Kimse benim fikrimi etkileyemesin diye çevremdeki (en yakınlarım da dahil) hiç kimseye söylemedim. İstifa mektubumu patronuma verdikten sonra ayrılmama 1-2 gün kala çevremdekilere açıkladım. Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinde çalışıyordum ve tahmin ettiğim gibi çok kızdılar, yanlış yaptığımı söylediler. 
4. Şu anda oğlum 16 yaşında, hiç pişman olmadım çünkü ani alınmış bir karar değildi. Kendimi ve olabilecekleri sorgulayıp bu kararı aldım. Her şey umduğum gibi de gitti. Eski arkadaşlıklarımı devam ettirdiğim gibi oğlum sayesinde yeni bir çevrem de oldu. Evde de kendini oyalayabilen ve evde olmaktan sıkılmayan biri olduğum için zor olmadı. Bence insanın en çok sorgulaması gereken şey de işten çıkmadan önce bu olmalı!
5. Hiçbir zaman kendi işime dönmeyi düşünmedim. Belki imkanım olsa birçok insanın hayali olan ve dışarıdan eğlenceli gibi gözüken kafe ya da restoran işletmeciliği tarzı bir iş yapmak isterdim.


Sarah Başar
Web Tasarımcısı

1. İşi bırakmaya kızım dört aylıkken karar verdim. 
2. Doğumdan önce çalışmayı düşünüyordum hatta çalışmamak bana dünyadan kopmak gibi geliyordu. O zaman bakıcı bulmanın bu kadar zor olabileceğini düşünememiştim. Doğum ve süt iznimi kullanır, birini bulur ve işe dönerim diyordum. Tabii hiç öyle olmadı. Kızım yaşıtlarına göre küçük doğdu, kilo olarak onu toparlayacağız diye eşimle çok özenli baktık ve bizim gösterdiğimiz ekstra dikkat ve özenle iki aylıkken yaşıtlarını yakaladı. Ben bu kadar özen gösterirken bakıcının da kafamdaki gibi olmasını bekledim ama tabii bunun maliyetlerinin ne kadar yüksek olduğu konusunda fikrim yoktu. Resmen maaşımın  yarısını teslim etmem gerekiyordu; üstelik aklım yine bebeğimde ve evde kalarak... Doğum öncesinde yoğun çalışıyordum hatta haftada 2-3 gün mesai saati sonrası da ofiste birkaç saat geçirmem gerekebiliyordu. O dönem ben doğum iznindeyken çalıştığım ofiste de organizasyonla ilgili değişiklikler yapılmıştı. Tüm bunları eşimle değerlendirince, bebeğimle kalıp ona kendim bakmaya karar verdim. İyi ki de öyle yaptım, kesinlikle pişman değilim. Sekiz aya kadar anne sütüyle besleyebildim, istediği her an emzirebildim. Benim için anne sütünü yeteri kadar alması çok önemliydi.
3. Eşim beni sonuna kadar destekledi. Hatta bana belli etmese de, işe döndüğümde ne olacağı konusunda endişeliydi. Bu kararım onu çok rahatlattı. İşten geldiğinde ve hafta sonları kızımızın bakımında resmen sağ kolum oldu.
4. Tabii bebek bakmak öyle dışarıdan göründüğü gibi kolay bir şey değilmiş. Bakımı, gazı, uyku düzeni, beslenmesi, altı aydan sonra yemek düzenini oturtmak, kısaca her daim size muhtaç minicik bir varlık. Dünyaya her şeyden bihaber geliyor, her şeyi tek tek öğretiyorsunuz, resmen içini siz dolduruyorsunuz. Hamileyken, parkta pusetle bebeklerini gezdiren annelere çok özenirdim. “Aaa ne var ki çocuk bakmakta?” derdim. O iş öyle değilmiş. Klişeleşmiş olacak ama; anne olunca anladım! Çok yorucu, uykusuz günler, geceler ek olarak evin işi çok zorlandım tabii, ama bir şekilde başa çıkılıyor ve düzen oturtuluyor. İşi bıraktığım için asla pişman değilim. Benim ve bebeğim için en doğru karardı.
Bazen kendime zaman ayıramıyor ve bir sürü şey kaçırıyorum diye düşünüyorum. Yeni çıkan albümleri
takip edemiyorum, vizyona giren birçok filmi kaçırıyorum, bir kafede rahat rahat oturup, kahvemin, yemeğimin tadını eskisi gibi çıkaramıyorum. Ancak şöyle düşünüyorum; çocuk böyle bir şey! Sen istiyorsun geliyor ve hayatının merkezine oturuyor. Tüm bunları kızım birazcık daha büyüyünce el ele tutuşup onunla birlikte yapabilirim. Onunla sinemaya, konsere, kafeye gidebilirim değil mi?
5. Evet, kızım 2.5-3 yaşına gelince, yarı zamanlı da olsa çalışma hayatına dönmeyi düşünüyorum.


Aylin Karaca
Dijital Pazarlama Yöneticisi


1. İşimi bırakmaya çok daha önce karar vermiştim. İşimde kendimi geliştirebilmek için yurt dışına gidip bir süre orada kalmak istedim. Yani tamamen başka bir nedenle işimden ayrıldım. Ancak döndükten sonra hemen çalışmaya başlamadım. Kısa bir süre sonra da hamile kaldım. İşimden ayrılalı yaklaşık iki sene oluyor.
2. Çalıştığım sektör ve yaptığım iş gerçekten çok fazla stres barındırıyordu. Eğer bir çocuk dünyaya getireceksem onun en başından itibaren bu durumdan uzak olmasını istedim. Bebeğimin özellikle de karnımdayken işte yaşadığım gereksiz streslerden etkilenmesini istemedim.
3. Eşim ve ailem de bebeğimiz için en iyisini istiyorlardı ve beni desteklediler. 
4. Kesinlikle hiç pişman olmadım. Aksine hayatta yaptığım en doğru şey olduğunu düşünüyorum.
5. Onun ilk kez yaptığı şeyleri görmek, her an yanında olabilmek beni çok mutlu ediyor. Bu anları kolay kolay bırakabileceğimi sanmıyorum. Bebeğim şu anda 10 aylık ve bir süre daha sadece Kaan’ın annesi olarak kalmayı tercih ediyorum.


Banu Takşüt
Editör

1. İşten ayrılmaya hamile kaldığımı öğrendiğim anda karar verdim. Bir haber ajansının dış haberler servisinde çalışıyordum, işimden de çok memnundum ama bir an bile tereddüt etmedim!
2. Çalışma hayatına üniversite yıllarında başlamış, hızla tırmanmıştım. Çok daha ileri gidebilirdim, daha çok para da kazanabilirdim ama bunları daha sonraki zamanlara da erteleyebilirdim. Oysa bebeğimle ilgili kaçıracağım hiçbir şeyi sonradan yakalama şansım yoktu. Hamile kaldığım anda fark ettim ki onu kimseye emanet edemeyecek
kadar anaç biriyim ve her anın tadını çıkarmak istiyorum.
3. Annem başta olmak üzere çevremdeki insanların hemen hepsi “Çocuk nasılsa bir şekilde büyürdü, yazık ettin kendine” dedi. Tek destekçim eşimdi, sanırım o da oğlunu benden başkasına emanet etmek istemiyordu...
4. Kesinlikle pişman olmadım. O benim en değerli emeğim. Oğlumu Tanrı’nın bana bir armağanı ve çok değerli bir emaneti olarak görüyorum. Dolayısıyla bu güvene layık olmaya çalışıyorum. Her çocuk geleceğe ekilen bir tohum... İnsanlar için yararlı meyveler veren, geniş gölgeli, ulu bir ağaç olur umarım benimki.
5. Bu saatten sonra patron kaprisleri çekebileceğimi, mesai saatlerine göre yaşayabileceğimi sanmıyorum. Hava güzel diyelim, oğlumla çimlere uzanıp sohbet etmek varken, ofis ortamında stres mi çekeceğim? Hiç işim olmaz!


Beyza Baras Özkaya
Müşteri Temsilcisi

1. Anne olmayı çok istiyordum yaşım da artık ertelememeyi gerektirdiğinden, işten önce ‘annelik’ dedim!
2. Hamileliğim çok zor geçti. ‘Hellp Sendromu’ denen bir hastalık yüzünden uzun süre hastanede yattım ve hemen hemen her Hellp anne gibi ben de bebeğimi erkenden kucağıma aldım. Bu, sonucu ölüme bile varabilen hastalığın sonraki gebeliklerde de görülme olasılığı çok yüksek olduğundan, ikinci bir çocuk daha yapmamaya karar verdim. Tek çocuğumun her şeyine şahit olmak istedim ve iş hayatına nokta koydum.
3. Eşim maddi konuları tek başına üstlendiği için zorlandığı noktalar oldu ama çalışmam için hiç baskı yapmadı. Çevrem sadece şaşkındı ve “Çalışmalısın” diyen de çok oldu ama kulaklarımı tıkadım.
4. Kararımdan pişman olmadım, sadece maddi anlamda daha rahat olup, çocuğuma çok daha güzel şeyleri sunabilmek isterdim.
5. Oğlum okula başladığında çalışma hayatına dönmeyi düşünüyorum; ev kadınlığı benim üzerime hiç oturmadı çünkü...


Selda Dülgercioğlu Soydemir
Yüzme Eğitmeni

1. İlk hamileliğimde neredeyse doğuma kadar çalıştım. Ancak oğlum dünyaya geldikten sonra işe dönmemeye karar verdim.
2. Bebeğimi kendim büyütmek istediğim için bu kararı aldım.
3. Herkes saygıyla karşıladı. Aslına bakarsanız başka şansları da yoktu! Bu benim kararımdı.
4. Kararımdan hiç pişman olmadım.
5. Şartlar doğrultusunda çalışmak isterdim çünkü çalışan annelerin çocuklarının daha sosyal olduğunu düşünüyorum. Ancak şu an ikinci çocuğumu da dünyaya getirdiğim için bu kararımı biraz daha ertelemek zorundayım. Sonrasında da ne olur bilemiyorum, ama benim için öncelik hep evlatlarım.


Birsen Keskin
İK Kalite Uzmanı/Çevirmen


1. Benim durumum biraz daha farklı oldu. Ben zaten işi bırakıp, ülke değiştirmiştim ancak daha işe başlamadan iki çocuk sahibi oldum...
2. Onlar büyüyüp, ikincisi de üç yaşına gelip, anaokuluna başlamadan çalışmayı düşünmedim. Çocuklarımı kendim yetiştirmek istedim.
3. Eşim daima destek oldu.
4. Önemli olan onların sonuna kadar annelerinden alabilecekleri kadar şefkati alıp, ayaklarının üzerine sağlam basmayı öğrenmeleriydi. Bu nedenle hiç pişman değilim.
5. Çocuklar biraz daha büyüdükten sonra ben de hayatımı ve işlerimi tekrar gözden geçirmeye karar verdim. Ama asla bir ofiste çalışamıyorum. Çünkü Fransa’da haftada dört gün okul var. Çarşamba günleri okul yok ve genelde kültür-sanat aktiviteleri olur çocukların. Okuldan sonra etüde kalmasınlar ya da çarşamba günleri çalışmak zorunda olmayayım diye freelance çalışıyorum. Mümkün olduğunca özgür olsunlar, bütün günü sadece okulun dört duvarı arasında geçirmesinler, hem kültür-sanat, spor etkinlikleri olsun hem de annelerinin etinden sütünden mümkün olduğunda faydalanabilsinler diye...


İlknur Türkan
Öğretmen


1. Aslında ilk hamileliğimde işi bırakmak gibi bir niyetim yoktu. Sadece çalışma tempomu yavaşlatmayı, belki yarı zamanlı çalışmayı düşünüyordum. Ama ilk bebeğimi henüz  karnımdayken kaybedince bu fikrim değişti.
2. Bu kararı almamda en büyük etken ilk gebeliğimde yaşadığım talihsizlikti bence. Beni çok üzen bir deneyimdi. Ve bebeğimi kimseye emanet etmek istemedim. Her şeyiyle kendim ilgilenmek istedim.
3. Eşim bebekle benim ilgilenmem ve işe ara vermem konusunda benden çok daha istekliydi. Çünkü ilk evliliğinde bakıcıyla çocuk büyütme deneyimini yaşamış. Bunun hem aile hem çocuk için nasıl zorluklar getirdiğini çok iyi biliyordu. Yani beni bu konuda destekledi.  Çevremdeki eş dost akrabalarım da aynı şekilde destek oldu. Hatta çocuklarını bakıcıyla veya büyükanneyle büyüten arkadaşlarımdan “Şimdiki aklım olsaydı kendim büyütürdüm, para da kariyer de telafi edilir ama bebeğinin bu günlerinin tekrarı yok” gibi sözleri çok duydum.
4. Kararımdan hiç pişman olmadım. Tam tersine bebeğimin bazı sağlık sorunları çıkınca kararımın çok isabetli olduğunu düşündüm. Gözüm arkada kalmıyor. Hep yanındayım çünkü.
5. Tabii ki düşünüyorum. Ama, önce oğlumun sağlığına kavuştuğunu görmek, bu süreçte yanında olmak önceliğim.


Aysel Kılıçatan
Satın Alma Uzmanı


1. İlk çocuğum dünyaya gelince işten ayrılma kararı aldım.
2. Çocuğumu kimseye emanet etmek istemedim ve kendim bakmaya karar verdim. Daha sonra ikinci doğumumu da yaptım.
3. Çevrem ve eşim destekledi. Herkes iki çocuğun bakımının zor olacağı düşüncesindeydi.
4. Kararımdan o yıllarda pişman olmadım ama şimdi pişmanım...
5. Eşimden ayrıldım. Tekrar çalışma hayatına dönmek istiyorum ama 40 yaşına geldiğim ve işe uzun süre ara verdiğim için iş bulmakta zorlanıyorum.

Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan'ın kızları Su 15 yaşına girdi! Eşi ve kızlarıyla Mauritius'a giden Sinem Kobal'dan yeni kareler İşte Öyle Bir Geçer Zaman ki'nin Osman'ı Emir Berke Zincidi 90'lı yılların yakışıklısıydı... İşte Kaan Girgin'in son hali... 'Kızılcık Şerbeti'nden yeni 2. fragman: Daha önce tanışmış mıydık Demet Şener: Sevgilime gönülden bağlıyım, evlilik şart değil