Depresyonda mısınız?

Yoksa sadece kötü mü hissediyorsunuz?

Genellikle depresyon ve kötü hissetme hali birbiri ile karıştırılır, dolayısıyla kişi en ufak bir kötü hissetme halinde kendisine depresyon teşhisini yakıştırıverir. Tabii bu durumun tam aksi de mümkün; kişi ne yaparsa yapsın mutsuz hisseder ama günlük hayatına devam edebildiği için depresyonda olduğunun farkına varamayabilir. Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi depresyon kavramı ile ilgili yanlış algılardır. Bir kişi depresyonda olduğu zaman hayattan kopup eve kapanmak zorunda kalmayabilir. Depresyonun farklı çeşitleri vardır ve herkes depresyonu farklı şekillerde yaşar. O nedenle tanımlayıcı belirtileri iyi anlamak ve tabii tıbbi teşhis ve tedavi için de bir uzmana başvurmak gerekir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki:
Depresyonun zıt anlamlısı sanıldığı gibi mutluluk, neşe değildir.
Depresyonun zıt anlamlısı yaşam enerjisidir, yaşam dolu olmaktır.
İnsan kendisini zaman zaman kötü hissedebilir.
Olumsuz olaylar karşısında insanın canı sıkılabilir, üzülebilir.
Üzülmek de hayatın doğal bir parçasıdır.
İşler istenilen şekilde gitmediğinde, koyulan hedeflere ulaşılmadığında, sevilen birinin kaybında üzüntü bazen beklenenden uzun sürebilir. O dönemlerde kişi umutlarını yitirebilir, yaşamak ağır ve zor gelebilir yalnız bu geçici bir süreçtir. Bazen de kötü hissetme hali bir günlük veya birkaç günlük olabilir. Belli bir sebebi olmadan tamamen yorgunluk, hava değişimi, monoton hayatın sıkıcılığı kişinin duygu durumunu etkileyebilir. Bu duygu hali fazla uzun sürmez, kişinin hayat akışını fazla etkilemez ve sonunda denge yeniden sağlanır. Depresyon tüm bu durumlardan biraz daha farklı seyreder.
Depresyondayken kişi hayatın tüm renklerini görmeyi engelleyen bir gözlük takmış gibidir, her şey gri gözükür.
Daha önce zevk aldığı şeylerden zevk almaz, hayatın tüm yükü omuzlarındaymış gibi yorgun, bıkkın, mutsuz ve umutsuz hisseder.
Günlük rutinini devam ettirebilse bile yapacağı işler gözünde büyür, motivasyonu azalır, konsantrasyon sorunları yaşar.
İnsanlarla iletişiminde içe kapanık hale gelebilir.
Depresyon hareketsizliği sever o nedenle kişi depresyonda iken hareket kabiliyeti yani yaşama katılma hızı yavaşlar. Yaşamında olan birçok olumlu gelişmeyi görmezden gelirken, olumsuz olan en ufacık bir şeyi “zaten hayatımda hiç iyi bir şey olmaz” diye genelleyebilir.  
Depresyonda yorgunluk, eklem ağrıları, çok uyuma isteği ya da uyuyamama, çok yeme isteği ya da iştahsızlık sıkça ortaya çıkan problemler arasındadır. Depresyon tanısının en belirgin kriteri kişide görülen tüm bu değişimlerin en az 2 hafta kadar sürmesidir. Depresyon bazen kişi farkına varmadan 2 sene hatta daha uzun süre devam edebilir. Günlük yaşamına zor da olsa devam edebilen kişi depresif halini kişiliğinin bir parçası olarak değerlendirebilir ve uzmana başvurmaz. Yalnız hayat kalitesi düşüktür.
Depresyonun en temel belirtilerinden bir tanesi de değersizlik hissidir.
Kişi kendi bütününü göremez ve yaptığı her şeyi, kendine ait tüm özellikleri küçümser.
Yoğun suçluluk duygusu dünyadaki tüm problemlerin tek sorumlusu kendisiymiş gibi hissettirebilir.
Tüm bu duygu durum karmaşası yaşam enerjisini emer, kişiyi ileri adım atmak yerine geçmişinde olan ya da o an olmakta olan herşeyi olumsuz algılamasına sebep olur.
Aynı kısır döngüde sıkışmış gibi hissettirir.
Depresyonda olan kişinin yakın çevresi eğer durum hakkında bilgi sahibi değilse kişiyi değişmesi yönünde zorlayabilir. Dışarı çıkması, arkadaşları ile buluşması ya da hayatında değişikler yapması konusunda baskıcı olabilir. Bu tutum işe yaramadığı gibi kişiyi baskı altında hissetirecek ve “neden ben böyleyim herkesi mutsuz ediyorum” gibi bir suçluluk duygusuna itecektir. O yüzden depresyonda olan kişinin iyileşme sürecinde çevre desteği oldukça önemlidir.
Depresyon kişinin hayatında başına gelen üzüntü, stres yaratan olaylar ardından ya da ortada bir sebep yok gibi gözükürken, birden bire de ortaya çıkabilir. Kayıp, hastalık, stresli günlük yaşantı, ailede iletişim problemleri, ayrılıklar depresyona sebep olabileceği gibi mükemmelliyetçi, kontrolcü yapı, yerleşmiş olumsuz düşünce kalıpları ve genetik miras da depresyonu tetikleyebilir. “Hayatımda herşey yolunda gidiyordu neden böyle hissetmeye başladım” depresyon döneminde sıkça dile getirilir. Bazen kişinin hayatında stres yaratan ve tam anlamıyla düşüncesel olarak çözülmemiş, duygusal olarak sindirilmemiş olaylar belli bir zaman sonra depresyon olarak su yüzüne çıkabilir. Mevsim geçişlerinde ve doğum sonrasında kadınlarda depresyon yaygın olarak görülür.
Depresyonu önlemenin ya da hafifleştirmenin temeli, durumu kabullenip ufak adımlarla hareket etmeye çalışmaktır.
Kişinin birden bire eski alışkanlıklarına ve hayatına dönmesi zordur o nedenle de bunu hedef olarak koymak başarısızlık duygusu yaşamasına sebep olabilir. Kişinin mutlaka günlük rutini olmalı ve hergün o rutine uymaya çalışmalı. Boşluk depresyonu derinleştirebilir.
Sosyal aktivitelere kısa süreli katılımlar, zevk alınmayacağı düşünülse bile kişinin aynı döngüden çıkmasına yardımcı olur. Bu dönemde büyük sorumluluklar almak yerine stres yaratan faktörleri mümkünse aza indirmek, hobi edinmek, arkadaş ve aile desteği almak, duyguları paylaşmak da yararlı olacaktır. Bunların yanı sıra kişinin gün içinde kafasından geçen otomatik olumsuz düşünceleri belirlemesi ve o düşüncelere rasyonel alternatif düşünceler geliştirmesi oldukça önemlidir; örneğin “patronum bana selam vermedi kesin bana kızgın” düşüncesinin yerine “patronum bana selam vermedi herhalde başka bir şey düşünüyordu; yanından geçtiğimin farkına varmadı” gibi... Sonuçta düşünce kalıplarını yaratan kişinin kendisidir ve olumsuz varsayımlar kişinin duygu durumunu da o yönde etkiler ve depresyon döngüsü içine sıkıştırır.
Tüm bunların yanı sıra en ufak bir kötü hissetme halinde “depresyondayım” diye bilinçsiz ilaç kullanımına yönelmek yerine biraz kendinize izin verin ve belirtileri takip edin.
Eğer depresyonda olduğunuzu düşünüyor ve yukarıda bahsedilen hafifletici yöntemler size hiçbir şekilde çözüm sağlamıyorsa o zaman mutlaka bir uzmana başvurun.
Depresyon tedavisinde uzmanın tedavi planını eksiksiz uygulayın, ilaç desteği uygun görülüyorsa mutlaka uyun çünkü depresyon etkin şekilde tedavi edilmediği şekilde kemikleşir ve tedavisi daha güç hale gelir.
Depresyonun hayat akışı içinde ileriki yıllarda tekrar edebileceğini de göz önünde bulundurun.
Yaşam kaliteniz için günlük olumsuz duygularınızı kabul edin, depresyonda olduğunuzu düşünüyorsanız da uzman desteğini göz ardı etmeyin.
Yaşamın enerjisiyle kalın...

Tüm yazılarını göster