Melisa farkı

Fiziksel olarak kendine has bir havası ve tarzı olduğu kadar içinde bulunduğu piyasada da kendine özel bir duruşu olduğu aşikar. Çarpışma dizisiyle oyunculuk temelini iyice sağlamlaştıran Melisa Aslı Pamuk, içine girdiği kalıbın şeklini almayan, sınırlarını korumasını bilen tavrıyla da zamanın ötesinde hareket ediyor...

Röportaj: Filiz Şeref
Fotoğraf: Deniz Özgün
Styling: Nazlı Günay-Layza Akdilek
Saç: İbrahim Zengin
Makyaj: Melis İlkkılıç
Fotoğraf Asistanları: Batuhan Kumantaş, Begüm Tümer
Styling Asistanı: Simge İnce
Makyaj Asistanı: Hidayet Korkmaz
Çiçekler için Misk İstanbul’a teşekkür ederiz.

Çarpışma ilk değil; daha önce de ekrandan aşinayız ona elbette. Hatta 2011 yılındaki güzellik yarışmasına kadar uzanabiliriz... Ama biz onu daha çok güzelliğiyle değil, başarısıyla gündemimize almayı tercih ediyoruz. Tam da şu anda onun zamanı olduğunu düşünmemiz boşuna değil; Çarpışma’da özellikle de Alperen Duymaz ile müthiş bir performans sergiliyorlar. Ama o bu konuda oldukça mütevazı kalmayı tercih ederek, “Bu proje bana hızlı bir ivme kazandırdı; ama ‘benim zamanım’ gibi iddialı bir laf edemem. Bunu ben de ileride göreceğim” diyor.



Peki aslında kim bu kız? Hollanda’da doğup büyüyen, çok eğlenceli geçen çocukluğunu bir kenara koyup, ailesini orada bırakıp Türkiye’ye yerleşen, kısa sürede hafif bozuk olan Türkçe’sini hırsla düzeltmeyi başaran, bir süre modellik yapan, Türkiye güzeli seçilen, sonra oyunculuğa geçiş yapan ve yolunda sağlam adımlarla ilerleyerek bugüne gelen, tutkulu, hırslı, çalışkan ve elbette şanslı bir genç kadın... Üstelik tırnak içinde belirtmek gerekiyor ki, oldukça da ‘çekici’ olduğu şüphe götürmez. Hem de en doğal haliyle...

Sette şahit olduğumuz samimiyeti, sıcaklığı, enerjisi ise ona insani değerler bazında artı puan katan özellikleri. Başarının çok çalışmak ve ilkelerini koruyarak istikrarlı yol almaktan geçtiğini düşünmek tam da böylesi bir karaktere özgü yaklaşımlar... İstikrar demişken, bunu özel hayatında da başardığı açıkça görülüyor. Uzun yıllardır aynı isimle olan birlikteliğiyle (Tolga Sala), istikrarını bu konuda da sürdürüyor.

Tam da bir Koç burcu kadınına yakışan kısa, öz ve net cümleleriyle onu yakından tanıma zamanı şimdi... Lakin, ileride tanıdığınıza pişman olmayacağınız bir isim.



Hollanda’da doğan büyüyen sakin sessiz kendi halinde bir Türk kızının ülkesine gelişi, yeni farklı bir hikayenin başlangıcı mı oldu? Nasıl bir değişim oldu sizin için?
Normalde üniversitede bir sene ara vermek isterken bu macera 10 senedir devam ediyor. Hollanda’da yaşasaydım çok başka bir hayatım olabilirdi. Türkiye’ye gelme kararım kaderimde bambaşka bir yol çizdi.

Nasıl bir anne-baba nasıl bir çocukluktu sizinki?
Standart çekirdek ve mutlu bir aile içinde büyüdüm. Kardeşim en yakın arkadaşım. Çocukluğum ve Hollanda’daki hayatım çok eğlenceli geçti diyebilirim.

Çocukluk hayalleri içinde oyunculuğun bir yeri var mıydı?
Aslında böyle bir hayalim yoktu ama 13 yaşındayken bir kısa filmde yer aldım. O andan itibaren oyunculuk sevdam başladı.

Geriye dönüp baktığınızda, sizin hikayenizin en altı çizilmesi gereken yerleri nereleri olabilir?
Ülke değiştirmek ve buraya adapte olmam ilk sırada geliyor. İz bırakan bir diğer basamak da Kurt Seyit ve Şura projesi oldu. Orada edindiğim deneyimler, çalıştığım yapım ve oyuncular, bana profesyonel bir perspektif kazandırdı.

Oyunculuk diğer mesleklere nazaran tüm hayatı kaplıyor; sanki daha bir yaşam şekli oluyor. Çünkü yanında bonusu, ünlü olmak var. Bu meslek sizi nasıl bir dünyaya dahil etmiş oldu?
Amacım iyi bir oyuncu olabilmek, bunun önemli bir getirisi ünlü olmak. Benim için bunun bana olan en önemli getirisi, yaptığım işin daha fazla kitleye ulaşması aslında.



Bugün olduğunuz noktaya baktığımızda, şans mı, hırs mı, tutku mu, özgüven mi, hangi kelimenin özellikle yanınızda yürüdüğünü, size yol açtığını düşünüyorsunuz?
Şanslı olduğuma inanan bir insanım ama tabii bu kelimelerin her biri de var hayatımda.

Türkiye güzeli olmasaydınız, bugün oyuncu olarak görmez miydik acaba sizi?
Yarışma belki bu mesleğe girişimi hızlandırdı ama olmasaydı yine de oyuncu olabilirdim. Bu yine kader kavramına giriyor sanırım.

O yarışmaya bugün olsa yine katılır mıydınız?
Güzellik yarışmasına girme sebebim aslında 12 yaşından beri yaptığım mankenlik dönemimi finalize etmekti. Öyle de oldu.

Çarpışma sizin kariyerinizde de bir çeşit çarpışma oldu sanki. Yıllardır sektördesiniz ama sanki işte şimdi tam da sizin zamanınız geldi. Siz ne düşünüyor, bu işle birlikte nasıl hissediyorsunuz?
Çok doğru ve başarılı bir projede yer aldığımı biliyorum. Bu proje bana hızlı bir ivme kazandırdı. Ama ‘benim zamanım’ gibi iddialı bir laf edemem. Bunu ben de ileride göreceğim.

Her yeni rol sanıyorum oyunculara yeni bakış açıları kazandırıyor; Çarpışma dizisinde canlandırdığınız karakterin en sevdiğiniz, size farklı bakış açısı kazandıran tarafları neler?
Cemre’den önce daha kötücül motivasyonu olan karakterleri canlandırdım, keyifliydi, renkliydi. Bu karakterin benim için önemi daha temiz, iyi niyetli ve adaletli bir karakteri oynuyor olmam. Bu da bende pozitif etkiler yarattı.



Alperen Duymaz ile büyük bir fan kitleniz var. Nasıl bir uyum yakaladığınızı düşünüyorsunuz?
Halkın gözünde ikili bir uyum ve sinerji yaratmak, inandırmak kolay olmuyor. Alperen’le paslaşarak, sahneleri tartışarak güzel bir ikili ilişki ortaya çıkardık. Bunun sonunda da çok olumlu tepkiler aldık. Aramızdaki sevgi ve uyum ekrana da yansıdı diyebilirim.

Peki Mustafa Uğurlu başta olmak üzere Onur Saylak, Kıvanç Tatlıtuğ gibi önemli ve başarılı isimlerle oynamanın en güzel yanı ne?
Sizin de dediğiniz gibi bu kadar önemli isimlerle aynı projede yer almak her anlamda bana öğretici oluyor. Doğru ve güzel insanlarla çalışmak hem oyunculuk anlamında hem de kendi hayatımda beni geliştiriyor.

Dönem genç oyunculara eskisinden daha çok kucak açıyor bu iyi haber, fakat elbette çokluk da kalite unsurunu kaçırabiliyor. Siz kalıcı olmak adına neler yapıyorsunuz?
Kalıcı olmak benim için doğru projede ve doğru zamanda olmak. Gelen teklifleri menajerimle değerlendirirken seçici olmak.

Güzellik günümüzde idealize özelliklerden git gide uzaklaşıyor. Kusurlar mesela, yeni güzellik anlayışında önemli bir yerde. Bir Türkiye güzeli olarak sizin güzellik algınız nasıl? Güzelliğe hangi pencereden bakıyorsunuz?
Bana göre her zaman gerçek güzellik kusurlarda saklıdır. Bizi gerçek yapan ve herkesten ayıran da tam olarak bu. Benim de kusurlarım var ama beni ben yapan da bu kusurlar. Onları seversen hayatın güzelleştiğine inanıyorum. Doğallık ve sadelik bence en çekici güzelliktir.



Hayatla nasıl bir anlaşmanız var? Mesela, siz istersiniz ve hayat size verir mi, siz hedefinizi koyar, o yolda çok çalışır ve kavuşur musunuz?
Benim de hayattan bekleyip alamadığım zamanlarım oldu; ama her zaman her şeyin bir sebebi olduğuna inanırım. Bu yüzden kaderi zorlamam, vardır sebebi deyip geçerim. Bu da benim için durumu kolaylaştırır.

Kendinizle anlaşamadığınız konu  var mı?
Herkesin olduğu gibi benim de kendimle anlaşamadığım konular var. Ama kolaya kaçmayıp kendimi yüzleşmeye zorluyorum, bu şekilde durumu daha kolay çözümlüyorum.

Tam da şu günlerde, aklınızdan en çok neler geçiyor?
Bu aralar yoğun tempoda bir hayat yaşıyorum. Şu an içinde yer aldığım proje odak noktam oldu diyebilirim.

Pek çok şeyi kanıksamaya ve normalleştirmeye başladığımız şu günlerde, ‘Ben bu hayatta şunu asla anlayamıyorum, nasıl olur?’ dediğiniz bir şeyler hala var mı?
İnsanların hayvanlara olan acımazlığına hiçbir zaman anlam veremiyorum. Bu beni son derece rahatsız ediyor. Keşke bu düzen değişebilse diyorum.

Sizin tecrübeleriniz dahilinde, başarı size göre ne ile ilişkili görünüyor?
Çalışmak... Çok çalışmak. Yılmamak, kendini sürekli geliştirmek. İlkelerimi koruyarak istikrarlı yol almak.



Aşkı nasıl yaşayan bir insansınız?
Bazen okyanus, bazen durgun bir göl.

Melisa’yı Melisa yapan ana karakterin sınırları içinde hangi özellikler var?
İnatçıyım ve zor bir insanım. Bunu biliyorum ama ne yapayım, tam bir Koç burcu kadınıyım.

Günümüzde herkes bu ülkeden kaçma telaşında, pek çok kişi kaçtı bile. Siz ise biraz da tersine burada yeni bir hayat kurmuşsunuz. Zor bir karar mıydı? Gelecek planlarınız Türkiye mi, yurt dışı üzerine mi?
Şu an kariyer ve düzenim burada kurulu. Burada mutluyum ama işim gereği yurt dışına git gel yapabilirim ileride.

Hayatı planlar çerçevesinde mi, akışına bırakarak mı yaşayanlardansınız?
Akışına bırakarak yaşamayı seviyorum. Hayat akışım hep spontane.

Boş zamanlarınızda neler yapmaktan keyif alıyorsunuz?
Film izlemeyi her zaman severim. Aynı şekilde müzik de hayatımın merkezinde. Spor yapmaktan da keyif alıyorum.

Chanel, Gucci, Dior kelimeleri sizde ne gibi duygular uyandırıyor?
Bu kelimelerin her biri benim için ikonik. Hem popüler kültüre hem de moda endüstrisine yön veren dev markalar. Ben de takip ediyorum.


Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan'ın kızları Su 15 yaşına girdi! Eşi ve kızlarıyla Mauritius'a giden Sinem Kobal'dan yeni kareler İşte Öyle Bir Geçer Zaman ki'nin Osman'ı Emir Berke Zincidi 90'lı yılların yakışıklısıydı... İşte Kaan Girgin'in son hali... 'Kızılcık Şerbeti'nden yeni 2. fragman: Daha önce tanışmış mıydık Demet Şener: Sevgilime gönülden bağlıyım, evlilik şart değil