"Yaşam en büyük hediye"

Hayatta tanıyacağınız en canlı, en sıcak, en pozitif insanlardan biri Vildan Gökbayrak. 33 yıldır güzellik sektörünün içinde. Bunca yılın özeti olarak hayatta öğrendiği en iyi şeyin sürekli gelişmek ve büyümek olduğunu söylüyor.

Yazı: Gülru İncu
Fotoğraf: Nurdan Usta

Güneşli bir sabah, Nişantaşı’ndayız. Kafeler yeni yeni açılıyor, pastanelerden ellerinde sandviçlerle çıkan insanlar telaşla işlerine yetişmeye çalışıyor. 
Kimi esniyor kimi uyku mahmurluğunu taşıyor yüzünde ama sabahın o saatinde bile pür neşe ve enerjiyle yürüyen bir kadın geliyor uzaktan; Vildan Gökbayrak. Hani güzel enerjisi ve aurasıyla dönüp bakma ihtiyacı duyduğunuz, bulunduğu ortamda fark yaratan kadınlar vardır ya, işte Vildan Gökbayrak kelimenin tam anlamıyla böyle bir kadın. Beş dakikada sanki 40 yıldır tanıdığınız bir aile dostunuzmuş gibi kolayca koyu bir sohbete dalabileceğiniz kadar sıcak ve samimi. 33 yıldır güzellik sektörünün içinde olan Vildan Gökbayrak, 23 yaşındayken Max Factor’de iş hayatına başlamış. Estee Lauder ve Lancome’u ithal eden firmalarda çalıştıktan sonra 20 senedir de La Prairie, Sisley, Juvena, Marlies Moller ve Elemis gibi sektörün lider markalarını getiren distribütör firmada pazarlama ve satış direktörü olarak çalışıyor. 

Makyaj merakım çocukluktan geliyor
Gökbayrak, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olmuş. Ancak küçük bir çocukken bile kozmetiğe çok meraklı olan bu kadının iş hayatı da bu yolda ilerlemiş bir şekilde. “Şöyle bir sahne hatırlıyorum çocukluğuma dair...” diyor gülerek: “Annem mutfakta babama balık kızartıyor, işi başından aşkın. Ben kağıttan ince ince kestiğim şeritlerle kendime kirpik yapmışım, o kadar işinin arasında anneme gösteriyorum. Bu kız okumayacak diyor annem endişeyle.” Önce balerin olmak istemiş sonra doktor. “Mahallede top oynayan çocukların yaralarına müdahale ettiğim için doktor olacağımı düşünürdüm ama kozmetiğe çok meraklıydım hatta ispirtolu kalemle bebeklerime ve kedime makyaj yapardım. Bu sektörde çalışacağım daha o zamandan belliymiş” diyor. 

Yol arkadaşı olmayı seviyorum
Hayatta tam da olmak istediği konumda olduğunu söylüyor Vildan Gökbayrak. Mesleğinde, özel hayatında mutlu ve kendisiyle barışık insanlardan. “Kozmetik benim özel ilgi alanımdı ve mesleğim oldu” diyor ama bir koltuğa iki karpuz sığdırmayı da ihmal etmiyor, çünkü uzun zamandır hobisi olan yaşam koçluğunu mesleğe çevirmek için eğitim almış. “Bu eğitimler bitmeyecek bir süreç, ömür boyu devam edecek” diyor. Öğrenmeyi ve insanlara hayallerini gerçekleştirmek için kendi güçlerini keşfetme sürecinde yol arkadaşı olmayı sevdiğini söylüyor. Sevgi, samimiyet, paylaşma, yaşadığı andan keyif almak, daima ileriye bakmak yaşam felsefesi olmuş. “Hayatta öğrendiğim en iyi şey sürekli gelişiyor ve büyüyor olmam. Yaşam bize verilmiş en büyük hediye” diyerek sürdürüyor sözlerini. Geç de olsa hayatına girdiği için mutlu olduğunu söylediği spor ve sosyal medya da son aylarda en sevdiği iki hobisi. Çektiği fotoğrafları paylaşmaktan da büyük keyif alıyor. İşi gereği dünyanın dört bir köşesini gezmiş Vildan Gökbayrak ama Londra ve Roma her zaman biraz daha ayrıcalıklı bir konumda onun için. İş dışında arkadaşlarıyla gittiği hafta sonu seyahatleri en büyük motivasyon kaynaklarından. 

VİLDAN GÖKBAYRAK’IN VAZGEÇİlMEZ 10’u
1. Ailem. Her bir ferdi benim için ayrı değerli ve vazgeçilmez. 
2. Dostlarım. İyi ki her şeyi paylaşabileceğim dostlarım var. 
3. Nişantaşı. Orada yaşıyor olmaktan dolayı çok mutluyum. 
4. Evim. Mum, çiçek, yastık, yeni yıkanmış çamaşır kokusu ve huzurum. Özellikle de balkonum. 
5. Deniz. Deniz üzerinde olmayı, tekne kullanmayı çok seviyorum. Ve tabii ki mavinin her tonunu. 
6. Hayvanlar. Tüm hayvanlar, özellikle sokak hayvanları. Onlarla sarmaş dolaş olmayı seviyorum. 
7. Türk kahvesi. Her an içebilirim. Sunumu da önemli tabii… 
8. Kırmızı şarap. Damağım en iyisini anlıyor, yapacak bir şey yok. ,
9. Sosyal medya. Hayatıma geç girdi ama her an içindeyim. Özellikle Instagram ve paylaşmak için fotoğraf çekmek en büyük tutkum.
10.  Kitaplarım. Okumazsam eksik hissederim. Şimdi çok keyifle koçlukla ilgili kitapları okuyorum. 

BİTKİSEL İÇERİKLER FAVORİM 
Makyaj malzemelerim Sisley. Bitkisel içerikli olması ve aynı zamanda bakım ürünü özelliği taşıması Sisley’i favorim yapıyor. Cilt bakımında La Prairie, Sisley, Juvena ve Elemis’te yeni çıkan ve cildime uyan her ürünü deniyorum. Vazgeçilmezlerim ise La Prairie Cellular Swiss Ice Crystal yüz kremi ve göz kremi, Sisley Supremya gündüz ve gece göz kremleri ile Juvena Aqua Recharge Essence nem serumu. Sisley’in yeni parfümü Soir d’Orient de yeni parfümüm oldu. Gerçekten gizemli, seksi ve aşk dolu bir parfüm. 

LEOPAR DESEN OLMADAN ASLA 
Rahat ettiğim tüm babetler vazgeçilmezlerim arasında. Özellikle Tory Burch ve Tod’s en rahatları. Yırtık jean’leri, bebek mavisi ve beyaz gömlekleri, siyah sigaret pantolonları, bol kazakları, iri yüzük ve zincir kolyeleri ve süet çizmeleri çok seviyorum. Renk renk şallar, renkli Alain Mikli ve Ray-Ban gözlükler, deri eldivenler ama mutlaka leopar desen... H&M ve Zara’ya çok sık uğrarım.

Pınar Altuğ ve Yağmur Atacan'ın kızları Su 15 yaşına girdi! Eşi ve kızlarıyla Mauritius'a giden Sinem Kobal'dan yeni kareler İşte Öyle Bir Geçer Zaman ki'nin Osman'ı Emir Berke Zincidi 90'lı yılların yakışıklısıydı... İşte Kaan Girgin'in son hali... 'Kızılcık Şerbeti'nden yeni 2. fragman: Daha önce tanışmış mıydık Demet Şener: Sevgilime gönülden bağlıyım, evlilik şart değil