İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth

İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth

Bir asıra veda ettik! 96 yıllık ömrüne sığdırdığı başarıları, ilkleri ve olaylarıyla İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth önemli bir tarihi figürdü. Uzun saltanatı boyunca son derece popüler olan kraliçe, monarşinin birçok yönünü modernize etti. 70 yıllık taht serüveninde Winston Churchill ve Margaret Thatcher dahil olmak üzere 15 başbakana yol gösterdi. Son başkan Liz Truss, ölümünden sadece iki gün önce başkanlığa gelmişti. Aile yaşantısıyla sık sık basının gözdesi oldu ve son dönemde de The Crown dizisiyle artık çok yakından tanıdığımız birine dönüştü. Seveni olduğu gibi sevmeyenin de çok olduğu Kraliçe Elizabeth’e saygı duymamak elde değil. Peki, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth kimdir? Kaç yılında doğdu? İşte merak edilen o biyografi...

KRALİÇE II. ELIZABETH KİMDİR?

York Dükü Prens Albert ve eşi Leydi Elizabeth Bowes-Lyon’un ilk çocuğu Elizabeth Alexandra Mary, 1926’da dünyaya geldi. Doğduğunda tahtta çıkma sırasında üçüncü olan Elizabeth’in kraliçe olmasına ihtimal verilmiyordu. Ancak hiç beklenmeyen bir olay, tarihin akışını değiştirdi. Elizabeth’in amcası Kral VIII. Edward, başından iki evlilik geçmiş Amerikalı sosyetik Wallis Simpson ile evlenmeye karar verdi. Kraliyet, bu evliliğe karşı çıktı ve Edward, sevdiği kadınla birlikte olabilmek için 11 Aralık 1936’da tüm haklarını kardeşi George’a devretti. Babası Kral VI. George olarak tahtta çıkınca, Elizabeth de tahtın yeni varisi oldu.

“LILIBET DÜNYADAKİ TEK GERÇEK ŞEY”

Elizabeth artık geleceğin kraliçesi olarak yetiştirilmeye başlandı. O ve kız kardeşi Prenses Margaret, evde anneleri tarafından eğitim gördü. Daha o zaman, gelecekte iyi bir hükümdar olacağı herkes tarafından konuşuluyordu. 1934’te Elizabeth, 73 yıl boyunca asla yanından ayrılmayacak Yunanistan ve Danimarka Prensi, aynı zamanda uzak kuzeni Philip Mountbatten ile tanıştı. Aradan beş yıl geçti, Elizabeth 13 ve Philip de 18 yaşındayken Dartmouth’daki Royal Naval College’da yeniden bir araya geldiler. Bu ikinci karşılaşmaları ile büyük aşkın ilk filizleri de yeşermeye başladı. İkili mektuplaşarak samimiyetlerini arttırdı. Elizabeth mektuplarını “Lilibet” imzasıyla sonlandırıyordu. Küçükken adını telaffuz edemediği için ailesi ve en yakınları ona bu isimle sesleniyordu. “Lilibet benim için dünyadaki tek gerçek” diyen Philip’in de bu lakabı kullanması, Prenses ile ne kadar yakınlaştığını gösteriyor.

Prens, Kral George’un onayını alarak 1947’de Elizabeth’e evlenme teklifi etti. Saray danışmanları, Prens Philip’in ‘yanlış kişi’ olduğunu söyleyip geleceğin kraliçesini vazgeçirmeye çalıştı. Ancak Elizabeth kalbinin sesini dinledi ve 1947’de Westminster Abbey’de yaklaşık iki bin davetlinin katıldığı bir törenle evlendi. Elizabeth sorumluluklarından dolayı otoriter bir imaj çizmeye çalışsa da Philip’in yanındayken gözleri hep ışıl ışıl parlıyordu. Geçtiğimiz yıl nisan ayında Edinburgh Dükü Prens Philip, 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. Onun yokluğunda Elizabeth derin bir yalnızlığa düştü ve bir yıl sonra o da hayat arkadaşının yanına gitti.

ELIZABETH ÇAĞININ BAŞLANGICI

1952 yılı, Elizabeth ve tüm Birleşik Krallık için bir milat. O zaman 25 yaşında olan Prenses, Kenya gezisi sırasında babasının ölüm haberini aldı ve tahtı devralmak üzere geri çağrıldı. Hükümdarlığının ilk büyük adımı olarak, taç giyme törenini televizyonda canlı yayınladı ve bunu yapan ilk hükümdar oldu. Bu, Elizabeth’in ilk’lerinin başlangıcıydı. 1957’de kamera karşısına geçip ilk kez evinden canlı bağlanarak halkına seslendi. Böylece halkına uzak bir kraliçe olmadığını, onlardan biri olduğunu göstermeye çalıştı. O günden sonra Kraliçe, modern teknolojiyi hep kullanmaya devam etti. 1976’da ilk e-mailini, 2014’te ilk tweet’ini ve 2013’te de ilk Instagram post’unu attı. Elizabeth, bir Instagirl olmasa da yaptığı paylaşımlar milyonlarca beğeni aldı.

 

HALKIN PRENSESİ, HALKIN KRALİÇESİNE KARŞI

Halkı, Elizabeth’i seviyordu ama onu bile gölgede bırakacak bir kişi aileye katılınca işler değişti. Diana Frances Spencer, tahtın veliahtı Prens Charles ile 1981’de peri masallarıyla yarışacak bir düğünle evlendi. Bu evlilik, sarayın kapalı sırma kapıları ardında neler döndüğünü ciddi anlamda merak edilmesine yol açtı. Diana ve Charles’ın gelgitli ilişkisi, Galler Prensesi’nin mental atakları, Charles’ın yasak aşkı ve birçok şey sarayda yaşanılanları etkiledi. Diana, sarsılan evliliğinden dolayı duygusal anlar yaşayarak sık sık Kraliçe’nin kapısını çalıyordu ancak bu durum kayınvalidesi Kraliçe tarafından hoş karşılanmıyordu. Aslında Kraliçe, gelinine yardım etmek istiyor ama bunu nasıl yapacağını bilmiyordu. Çünkü kuşak farkından dolayı aralarında ciddi bir iletişim problemi vardı. Halkın prensesi aramızdan ayrılınca, tüm gözler kraliyet ailesine çevrildi. Prenses Diana’nın ölüm haberi duyulduğunda, kraliyet ailesi İskoçya’da tatildeydi. Prensesin ölümüyle ilgili hemen bir açıklama yapılmadığı için halk, saraya karşı öfkelendi. Dönemin başbakanı Tony Blair bile kraliyetin bu vurdumduymazlığını eleştirdi. Kraliçe sonunda Londra’ya gelerek cenaze törenine katıldı ve taziyeleri kabul etti. “Diana olağanüstü ve yetenekli bir insandı. İyi ve kötü zamanlarda gülümsemesi, sıcaklığı ve nezaketiyle başkalarına ilham verme gücünü asla kaybetmedi. İki oğluna olan bağlılığından dolayı ona hayran kaldım ve saygı duydum” diye Diana kartını kullanarak halkın beğenisini tekrar kazanmaya çalışsa bu olay, Kraliçe’nin imajını zedeledi.

1992: KORKUNÇ YIL

Elizabeth tahtta geçirdiği sürede birçok sorunla baş etti. Ancak hiçbiri 1992 yılı kadar kötü geçmedi. Kraliçe, “Zevkle geriye dönüp bakacağım bir yıl değil” dediği bu yılı, ‘Annus horribilis’ yani ‘korkunç yıl’ olarak tanımlıyor. İlk önce oğlu Prens Andrew karısı Sarah Ferguson’dan, hemen ardından kızı Prenses Anne yaklaşık yirmi yıllık kocasından ve paparazzileri peşinden koşturan Charles ve Diana çifti, bu yıl boşanma kararı aldı. Üç çocuğunun aynı yıl skandallarla dolu ayrılıklar yaşaması Kraliçe’nin canını epey sıktı. Windsor Kalesi’nde çıkan yangın da üstüne tuz biber oldu. Yangının 62 milyon dolarlık hasara yol açması ve toplamda 115 odayı tahrip etmesinden sonra onarımı finanse etme konusunda zorluklar yaşandı. Elizabeth buna çözüm olarak, Buckingham Sarayı’nı ilk kez halka açmakta buldu. Elde edilen gelirle Windsor Kalesi onarıldı ve Kraliçe yaşadığı bu kabus dolu yılı geride bıraktı.

ANA KRALİÇENİN ÇOCUKLARIYLA İMTİHANI

Çocukları tarafından neredeyse yüzü gülmedi ana kraliçenin. Şu an tahta geçen Kral III. Charles, ilk çocuk olmanın acısını çokça yaşadı. Belki de bu büyüme sancıları, ileride yanlış kararlar almasına neden oldu. Charles, büyürken annesinin ilgisini tam hissedemediğini ve bundan etkilendiğini sık sık belirtti. Ağabeyinin aksine Prenses Anne, Kraliçe annesinin umursamaz bir anne olduğu fikrini reddetti ve onunla kaliteli zaman geçirdiğini söyleyerek adını temizlemeye çalıştı. Kraliçe’nin en çok başını ağrıtan çocuğu Prens Andrew’un adı birçok skandala karıştı. Yaşamının son yıllarında bile Elizabeth’in canını en çok sıkan durum oğlunun davranışlarıydı.

Elizabeth’in son çocuğu Edward ise favori çocuğu olarak biliniyor. Onun yanındayken yüzü ayrı bir parlıyor ve vücut diliyle ona ne kadar değer verdiğini gösteriyordu hep. Tahtta çıkması dört gözle beklenen Galler Prensi William ve Kraliçe arasındaki ilişki ilk başta katıydı. Kraliçe, Prenses Diana’yı çokça hatırlattığı için mi William ile arasına duvar ördü bilmiyoruz ancak araları yıllar içinde iyiye gitti. Hatta Kraliçe Elizabeth, William’ın eşi Kate Middleton’ı kraliyet ailesine kabul eden ilk kişiydi. Elizabeth’in en büyük zaaflarından biri de Prens Harry’idi. Torunu bir şey istediğinde Kraliçe’nin ne olursa olsun “Evet” dediği ve ona taptığı söyleniyor. Bu sebeple Elizabeth, Megan Markle’ı aileye kabul etmekte hiç zorlanmadı.

Megan, Oprah ile yaptığı röportajda kraliyet ailesini yerden yere vurmuş olsa da, Kraliçe ona harika davrandığını ve ona karşı sevgiden başka bir şey beslemediğini dile getirmişti. Elizabeth’in kendi gelinleriyle kuramadığı bağı, torunlarının eşleriyle kurmaya çalıştığını söylesek yanlış olmaz galiba...

KRALİÇE’NİN ÇİFTLİĞİ

Kraliçe Elizabeth iyi bir hayvanseverdi ve yaşamı boyunca 30’dan fazla Corgi cinsi köpeğe sahip oldu. Nereye gitse, tüylü dostları onu takip ediyordu. Aynı zamanda atlara karşı da özel ilgisi vardı. İlk midillisi olan Shetland kısrağını, dört yaşındayken büyükbabası Kral V. George hediye etmişti. Sayıları 180 civarında olan kraliçenin atları ve midillilerinin birçoğu Balmoral ve Sandringham’daki kraliyet konutlarında ve ahırlarda tutuluyor.

ELIZABETH, KRALİÇE ELIZABETH

Kraliçe yıllar içinde popüler kültürün sevdiği figürlerinden birine dönüştü. 1969’da The Beatles’ın 26 saniyelik Her Majesty ve Sex Pistols’ın monarşi karşıtı God Save the Queen gibi şarkılara ilham olarak kulaklarımızın pasını sildi. Yaklaşık 100’den fazla dizi ve filmde bir karakter olarak tasvir edildi. Helen Mirren’lı The Queen filmi ve son dönemin en iyi dizilerinden The Crown ile birlikte ekranda da Kraliçe Elizabeth rüzgarı esti. Kraliçe, hakkında yapılan filmleri ve dizileri izlemediğini söylese de hükümdarlığı boyunca oyunculuğa birkaç kez göz kırptı. 2012 Olimpiyatları’nın açılış töreni için James Bond rolünde Daniel Craig ve çok sevdiği Corgi’leriyle kamera karşısına geçti. En son çizgi karakter Ayı Paddington ile Platin Jübilesi için kısa bir videoda yer aldı. Videoda Elizabeth ve Paddington, Buckingham Sarayı’nda ikindi çaylarını içip marmelatlı sandviçlerini mideye indiriyorlar. İlk başta senaryoda kraliçenin repliği yoktu ancak yönetmen Danny Boyle’a, “Sanırım bir repliğim olmalı” diye kendisine replik yazılmasını kibarca emretmiş.