Sahi erkeklere ne oldu birdenbire?

Nasıl oldu da 20 yıl öncesine kadar manikür yaptırmayı bile kadınsı bir şey olarak görürken, saç boyatmak neredeyse gizlenen bir şeyken şimdi böyle rahatladılar?

Uzun yıllar önce manikür yaptırdığımı görenlerin şaşırdığını, hele ki kadın kuaförüne gittiğimi görünce daha da garip karşıladıklarını hatırlıyorum.

Tabii kuafördeki kadınlar da garip garip bakarlardı bana.

Sonraları bir metroseksüel lafı çıktı, erkeklerbu tür şeylere karşı olan mesafelerini ya da korkularını yenmeye başladılar.

Kuaförler yavaş yavaş kadın-erkek karışık hale geldi.

Ama son yıllarda erkeklerde sahiden ciddi bir değişim var. Kadınlar önce kocalarının bu değişimini desteklediler. Tanıdığım pek çok kişinin bıyıklarını kesmesi, koca koca gözlüklerini atıp lens takması, giysilerin sıkıcılıktan çıkması, spor yapılarak biraz fit olunması gibi konularda kadınlar yol gösterici rol oynadılar.

Geçenlerde 20 yıllık evliliğini bitirmiş bir arkadaşıma rastladım. Epeydir görmediğim için bir an tanıyamadım. Ancak bana seslenince o olduğunu fark ettim.

Saç ektirilmiş, yüze botoks yaptırılmış, kilo verilmiş, hafif sakal bırakılmış…

Benden 5-6 yaş büyük ama maşallah epeyce gençleşmiş. Hatta hemen bana da akıl verdi, çok iyi bir doktoru olduğunu söyleyip spor programına da katılmamı önerdi.

Sonra bir programda estetik cerrah bir dostumuz, erkeklerin bu konuda kadınları geçtiğini, göz kapaklarını aldırmaktan burun ameliyatına, yüz gerdirmeden kaş asmaya kadar her konuda masaya yattığını anlattı.

Hele artık belli bir yaşı geçen ve biraz kendine dikkat eden bütün erkekler botoks yaptırmada kadınlarla yarışıyor. Özellikle de örümcek ağı denilen göz kenarı çizgilerinde…

Erkekler arasındaki sohbetlerde de artık maç ve siyaset dışında bu konu gündeme geliyor. Bana bile botoks yaptırıp yaptırmadığımı soran en az 5-10 kişi olmuştur. Eskiden böyle şeylerden anlamayan erkek milleti, karısı estetik yaptırsa zor fark ederdi.

Şimdi herkes kendi yaşıtlarına bakıp, ‘kesin lifting yaptırmış’, ‘saçları boyatıyor’ diye ahkam kesiyor.

Sonra kız arkadaşlarıma sordum konuyu. Sordum ki meğer ne doluymuşlar…

Özellikle boşandıktan sonra 180 derece değişen kocalara ateş püskürüyorlar. Etraflarında evli olup da bu işlere girişenleri de ayrıca şüpheyle karşılıyorlar. Eski trend değişmiş. Kadınlar artık bu durumdan pek memnun değil anladığım kadarıyla.

‘Canım 60’ını geçti, kalkmış yağlarını aldırmış, burnunu yaptırmış, olacak şey mi?’ diye söyleniyorlar.

Peki erkekler nasıl oldu da 20 yıl öncesine kadar manikür yaptırmayı bile kadınsı bir şey olarak görürken, saç boyatmak neredeyse gizlenen bir şeyken şimdi böyle rahatladılar?

Bir zamanlar saçını boyatan erkekler bile ayıplanırdı. ‘Boyundan büyük çocukları var utanmıyor’ denilirdi. Bu adeta bir çapkınlık niyetinin dışa vurumu gibi görülürdü.

Şimdi artık kimse bunları gizlemeye bile gerek görmüyor. Hatta anlı şanlı yazarlarımız bu konudaki kişisel deneyimlerini ballandıra ballandıra anlatıyor. Doktorlar kendi köşelerinde erkeklere bu konuda öğütler sıralıyor.

Saç ekim merkezlerinde özellikle Arap ülkelerinden gelen erkek müşteri bolluğundan söz etti bir doktor arkadaşım.

Gerçekten de şöyle bir bakınca, 50 yaşını çoktan geride bırakmış, torun sahibi olmuş erkeklerin hele biraz da paralanmışlarsa adeta hayata yeniden başlama çabasını rahatlıkla görebiliyorsunuz.

Bir arkadaşım konuyu, refah seviyemizin yükselmesine, bir diğeri bunalımdan artık erkeklerin de yeme içme, moda, estetik gibi işlere sarmasına, bir başkası da tıp teknolojisinin gelişmesine ve medyanın bu konudaki gazına bağladı.

Arada, para kazanmakla, çocuk büyütmekle, işinde ilerlemekle geçen yılların açığını kapatma isteği mi bu acaba?

Ölüm korkusu mu derinde bir yerde? 

Yaşlansam da beğenilmeliyim derdi mi?

Yoksa gerçekten sağlıklı ve uzun bir hayat isteği mi?

Öyle arkadaşlarım var ki, günlerinin büyük bölümünü spor salonunda geçiriyorlar. Yemeği biraz fazla kaçırsalar vicdan azabına kapılıyorlar. Durumu daha iyi olanların yaşam koçu, beslenme uzmanı, alternatif tıp doktoru gibi danışmanları var tabii… Ötekiler de gazetelerden, televizyonlardan filan öğrendikleriyle ellerinden geldiğince bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışıyorlar. Bir yanıyla iyi bir gelişme mi acaba? Eskiden kadınlar belli bir yaşa gelince kendilerine bakmaya, kendilerini beğendirmeye çalışırdı. Erkeklerin böyle bir derdi pek yoktu. 40’ından sonra göbek salmak, saçları dökülmek son derece normal şeylerdi. Demek artık erkekler de kendilerini beğendirmeye çalışıyor. Öte yandan bu çaba biraz da hüzünlü geldi bana. Hani artık hayat elden gidiyor ve bu zamanı geçmişte kaçırdığımız bir şeyler yaparak daha iyi geçirmeliyiz der gibi bir hal…