Sadece fırsatı değerlendirin

Sevgililer Günü’nü ben hep ‘manevi fırsat’ günlerinden biri olarak tanımlarım. Birçok insanın bu tarz günleri toplum normlarımıza uymayan, sonradan empoze edilmiş ve hatta ticari bir gün olarak gördüğünün farkındayım. Ama aslında tüm bunlar biraz da özel günleri nasıl değerlendirdiğinize bağlı.

Sevgililer Günü’nü illaki büyük organizasyonların yapıldığı, çok büyük paraların harcandığı, pahalı hediyelerin alındığı bir gün olarak görmek zorunda değiliz. Bu günü, ilişkinize renk getirecek, günlük monotonluğu kıracak ve ilişkide özel bir anı kalacak şekilde değerlendirmek, yani manevi bir fırsat olarak da görmek mümkün. Ancak bu özel günün ilişkiye katkısı kadar, taşıdığı risklerden de bahsetmekte fayda var. Sevgililer Günü, birçok ilişkiyi besleyip renk getirirken kimi ilişkiyi de zedeleyebiliyor ne yazık ki! Nasıl mı? Yüksek beklentilerin sonucunda yaşanan, hayal kırıklıkları sebebiyle. Hayatta her konuda olduğu gibi ilişkimizden beklentilerimiz de gerçekçi olmalı. Nasıl ki güzel sesiniz yokken çok ünlü bir şarkıcı olmayı beklemeniz saçmaysa ya da babanızın ‘buyur koltuğuma geç otur’ diyebileceği, size kalacak bir iş yeri yokken üniversiteden mezun olur olmaz bir şirketin başına genel müdür olma hayalleri kurmanız komikse, ilişkiden beklentiniz de ilişkinin süreciyle ve ilişki yaşadığımız kişinin karakter özellikleriyle orantılı olmalı.

Yeni başlayan bir ilişkide, sırf Sevgililer Günü’yle ilgili hayaliniz o diye, evlenme teklifi bekleyip, olmadığında hayal kırıklığına uğramanız hiç gerçekçi değil. Sevgiliniz özel günlere hiç önem vermeyen hatta kendi doğum gününü bile hatırlamayan bir karakterken, Sevgililer Günü’nde sürpriz bir organizasyon yapmayı düşünemeyecektir muhtemelen; boşuna kendinizi kandırıp beklentiye girmeyin. Siz ona çok özel ve pahalı bir hediye almış olabilirsiniz. Her şey karşılıklı olmak zorunda değil. Zar zor geçindiğini bildiğiniz sevgilinizden o çok istediğiniz marka çantayı beklerseniz, sonuçta hayal kırıklığı elbette kaçınılmaz olur. Bu özel günlerde yaşanan hayal kırıklıklarının en tehlikeli yanı, bireylerin beklentilerinin karşılanmamasını kendisine verilen değerle ya da ilişkiye gösterilen özenle ölçmeye meyilli olması. Oysa sevgiliniz size değil, özel günlere önem vermiyor olabilir. Ya da ilişkiniz henüz büyük jestler için çok taze olabilir. Veyahut sizin beklentileriniz çok çok yüksek olabilir. Her halükarda beklentilerinizi yüksek tutmanın sonucu hüsran olacaktır. Sevgiler Günü’nü, kendi sevginizi ifade etmenin bir yolu, birlikte hoşça vakit geçirmek için bir fırsat olarak görmekte fayda var. Plan yapmayı bir kenara bırakıp, geleni olduğu gibi kabul edebiliyorsanız ancak anların keyfini çıkartabilirsiniz. Nitelik nicelikten önemli olduğunda, keyif de beraberinde gelecektir zaten.