Yenilenmek gerek

Yılın ilk günü, bir önceki günle aynı olmamalı. Bunu gerçekleştirecek olan hayat değil, sizsiniz. Siz aynı kalırsanız, elbette her şey aynı görünür gözünüze. Hayatın hay huyuna kapılmadan, hemen bir harekat planı yapılmalı; hemen!

2016’nın ilk günlerine ‘merhaba’ dedik. Umarım bu yıl, ülkemiz ve dünya için çok daha mutlu ve barış içinde geçer. Geçen sene yaşanan trajedilerden, savaşlardan, ölümlerden uzak, sağlıklı ve huzurlu bir yıl geçirmeyi diliyorum. Evet, yeni yılı karşılama telaşını, ışıklar içerisindeki vitrinleri, sevdiklerimize hediye seçme koşturmalarını geride bıraktık. Eski yılın son haftası genelde tam bir koşturmayla geçer. Yeni yıl gecesi ne yapsak, ne giysek, kime ne hediye alsak derken, tatlı bir yorgunluk kalır geriye. Yılbaşı ertesinde ise büyü bozulur, hayat bal kabağına döner yeniden. Bir bakarız ki her şey aynı, üstüne kalan yorgunluk da cabası. Yok, öyle rehavete kapılmayın hemen. Siz aynı kalırsanız, elbette her şey aynı görünür gözünüze. Yeni yılda yenilenmek gerek. Hayatın hay huyuna kapılmadan, hemen bir harekat planı yapılmalı; hemen!

İlk hedefiniz bu yıl yeni bir şey öğrenmek olmalı. Öğrenmeden değişim olmaz. Hani hep ‘Keşke fırsatım olsaydı’ diye başlayan cümledeki ilgi alanınızı bulup çıkartın içinizden. Yeni bir dans öğrenmek, kara kalem bile çizemiyorken yağlı boya yapmayı öğrenmek, kendinizi dünyanın en beceriksiz insanı zannederken muhteşem yemekler pişirmeyi öğrenmek... Her ne geliyorsa aklınıza, oturun internetin başına bir araştırın. Eminim size çok yakın bir bölgede çok da ekonomik bir kurs bulabilirsiniz. Hiçbir şey bulamadıysanız, belediyenin açtığı kursları bir gözden geçirin ve yeni bir ilgi alanı olan yeni bir insan olmanın keyfini çıkartmaya başlayın. Yeni bir arkadaş grubunuzun olmasına ne dersiniz? Gerek katılacağınız bir gezi veya tiyatro grubu, gerek bir yardım derneği… Sizden bambaşka hayatlar yaşayan yeni insanlarla bir araya geleceğiniz bir etkinlik grubu, size yeni kapılar açacak, emin olun. Yeni şeyler öğrenecek, başka hayatlara dokunacak, yeni insanların ruhunuza getirdikleriyle renklenecek, zenginleşeceksiniz. Fiziksel değişime ne dersiniz? Bazen yeni bir saç modeli, yeni bir giyim tarzı veya verilen kilolar ruh halinizi de değiştirebilir. Yoksa siz hep rejim yapmayı gelecek pazartesiye erteleyenlerden misiniz? Kaç hafta, kaç ay geçti bu ertelemelerle. Gün bu gündür arkadaşlar. Artık kaybedecek gününüz yok. Hadi bırakın o kurabiyeyi elinizden ve başlayın. Fiziksel değişime dalıp sakın iç dünyanızı güzelleştirmeyi ihmal etmeyin. En son ne zaman bir insan için karşılıksız bir şey yaptınız? İşten dönerken annenizin ilacını almanızdan, babanız yorulmasın diye faturasını ödemenizden bahsetmiyorum. Hiç tanımadığınız birine yardım etmekten ve birini mutlu etmenin iç dünyanızda yaratacağı değişimden bahsediyorum. Bir çocuğu sevindirmekten, bir babayı evine ekmek götürememenin ağırlığından veya bir yaşlıyı yapayalnız hissetmekten kurtarmaktan bahsediyorum. Sizin ayıracağınız küçük bir bütçe, az bir zaman, göreceksiniz ki sizin hayatınızda hiçbir şey eksiltmeyecek ama onların hayatında büyük bir değişim yaratacak. İş güç koşturmasının içinde, uzun zamandır ihmal ettiğiniz yakınlarınızı bir düşünün bakalım. Annenizle en son ne zaman baş başa bir yemeğe çıktınız, babanızla şöyle göz göze bir kahve içtiniz? Uzun zamandır ihmal ettiğiniz akrabalarınız, arkadaşlarınız... Eskileri canlandırmak da yenilenmektir bazen. Bunlar benim aklıma gelenler. Sizin içinizde bir yerlerde mutlaka listeye eklenecek başka maddeler vardır. Yıllar akıp gidiyor. Her an, her gün değerli. Ertelemeden, üşenmeden yola koyulmak gerek. Yeni yılda  yenilenmek gerek.