Yanımda 10 bin anne var!

Yanımda 10 bin anne var!

Doğum yaptılar, yalnız hissettiler, paniğe kapıldılar, yardım aradılar, sonunda sosyal medyada grup kurdular. Şimdi kendini yalnız hisseden annelere anında destek olan 10 bin kişilik bir aile oldular. Karşınızda Araştıran Anneler...

Yazı: Deran Çetinsaraç

Yeni anne oldunuz.  Bugüne kadar çok kitap okumuş, çok dergi karıştırmış, internette bol bol dolaşmıştınız. Ama iş bebeğinize gerçekten bakım vermeye geldiğinde sadece kitap bilgisinin yetmediğini ve hatta bazı bilgilerin siz doğum yapana kadar değişmiş olduğunu fark ettiniz. Bu noktada en büyük yardımcınız tıpkı sizin gibi annelik deneyimi yaşayanlar oluyor. Dijital iletişimin çok işimize yaradığı bu günlerde anneler de birbirine sosyal medya üzerinden ulaşıyor. Ancak bebek bakımı hassas bir konu olduğundan kimlerle hangi kurallara göre haberleştiğiniz, nasıl bilgilere ulaştığınız da çok önemli.

Araştıran Anneler, dört yıl önce bu amaçla kurulmuş, kesin kurallarla anneleri ve bebeklerini koruyan, ihtiyacı olan tüm annelerin sırtını sıvazlayan, onlara yalnız olmadıklarını hissettiren bir grup... Grubun kurucusu Burcu Özdemir Bakaçhan ve hem kız kardeşi hem ortağı Beliz Özdemir Söğütlüoğlu ile yakın zaman önce Facebook tarafından ödüle layık görülen Araştıran Anneler’i konuştuk.



Araştıran Anneler grubu fikri nerden çıktı, ne zaman açıldı?
Burcu: İlk çocuğum yani kızım Berra’yı 2013 yılında doğurdum. Annelik dünyasına ‘okumuş’ bir anne olarak giriş yaptım. Bu alanda ne kadar kitap varsa okudum diyebilirim. Ancak okuduklarımla yaşadıklarımın birbiriyle örtüşmediğine şahit oldum. 7 Eylül 2014 tarihinde en az bir çocuğu olan 20 yakın arkadaşımla -Beliz de onlardan biri - Facebook grubu kurdum. Günlük birtakım sorunlarımı ve sorularımı onlara danışmaya başladım. Amacım onların deneyimlerinin çocuğu büyütürken bana yardımcı olmasıydı.

Beliz Özdemir Söğütlüoğlu: Bu grup kurulana kadar Burcu sadece benim deneyimlerimi öğrenebiliyordu.

O zaman çalışıyor muydunuz?
Burcu: Evet, ikimiz de çalışıyorduk, hala çalışıyoruz.  Küresel mobilite uzmanlığında yönetici danışmanlığı veren bir şirketimiz var. Ülkemize yeni gelen yabancı yöneticilerin yasal izinlerinden sosyal yaşam detayına kadar tüm angarya süreçlerini onların adına yönetiyoruz. Böyle yoğun bir iş hayatının içindeyken gruptan edindiğimiz ipuçları hayatımızı kolaylaştırmaya başladı.

Grup tüm üyeleri tanıdık mıydı?
Beliz: Evet, tanımadığımız kimse yoktu. Baktık ki gruptaki paylaşımlar herkese fayda sağlıyor, 20 kişi de kendi tanıdıklarını gruba eklemeye başladı. Bugün neredeyse 10 bin kişiye yakın bir topluluk haline geldik.

Sizin kızınız kaç yılında doğmuştu?
Beliz: 2011 yılının sonunda doğurdum kızım Buse’yi ve şimdi ikinci çocuğuma hamileyim. Anne tarafımdaki ilk torun ve dolayısıyla çevremdekilerin bebek bakımı konusundaki bilgileri hep eskiydi. Kızım da çok gazlı ve uyumayan bir bebekti, bu yüzden hep deneme yanılma yoluna gittik. Bir şekilde atlattık çünkü geçiyor... Geçecek... Araştıran Anneler grubuna bakacak olursanız hep bu motto paylaşılıyor: Geçecek!

Peki anne olmak sizce nasıl bir his?
Burcu: İçinizden bambaşka bir kadın çıkıyor. Doğum sonrası hem bu yeni kadın söz konusu oluyor hem içinizden çıkan o yeni insanı tanımaya çalışıyorsunuz hem de hemen işinizi çözecek pratik bilgileri ihtiyaç duyuyorsunuz. Üç bilinmeyenli bir denklem diyebiliriz. Bebek meselesinde hız çok önemli. Özellikle lohusalık dönemi sıkıntılı geçebiliyor. İki saatte bir emzirme yaptığınız için yorgun oluyorsunuz, üstelik halüsinasyon dahi görebiliyorsunuz ve bir problem varsa çözecek fazla zamanınız olmuyor. Dolayısıyla hız orada devreye giriyor. Araştıran Anneler’deki en önemli konu hız. Diyelim çocuğunuz hastalandı, üstelik çocuklar nedense akşam yediden sonra hastalanır. En iyi doktor bile ertesi  sabah saat yedide geri dönüş yapıyor. Ancak hiçbir annenin o 12 saati cevapsız geçirebilme şansı yok. Gece ateş 40 derece olduğunda mutlaka bir çözüm bulmanız gerekiyor.

Beliz: Kızım bebekliğinde çok ateşlenmişti ve çok sayıda hastaneye gittim. Çünkü ateşi bir türlü düşmüyordu. Kaç kere yolda trafik cezası yiyerek hastaneye yetiştirdiğimi bir ben bilirim. Çünkü o anda çocuğunuzu kaybedecekmişsiniz gibi hissediyorsunuz. Oysa ki birkaç gün sonra kendiliğinden geçiyor, döküntüsü başlıyor. Burcu anne olduğu zaman “Boşver geçer o” diye onu rahatlatabiliyordum çünkü bu deneyimi yaşamıştım.

Burcu: Çocuk meselesinin tek rahat olduğu zaman, bebeğin içinizde olduğu dönem... Bir kere çıktı mı macera başlıyor. Sürekli olarak güncel bilgiye sahip olmanız gerekiyor. İki çocuğumun arasında üç yaş var, ikisinin yetiştirmesinden doğum şekline her şey değişti. Dolayısıyla en güncel bilgiye sorduğunuz an sahip olan bir grup var karşınızda. En basit örnek; birinci çocuğumda diş jeli kullanırken ikinci çocuğum daha 16 aylık olmasına rağmen diş jeli verilmiyor.

Beliz: Üç sene önce sezaryene girdiğinizde bileklerinizi bağlıyorlardı, şimdi anneyi rahat hissettirmek açısından bilek bağlama  kaldırılmış.

İnternet ve bilgi bir yandan da kontrol edilemez güç demek. Bu grupta sürekli bilgi akışı var. Bunun kontrolünü nasıl sağlıyorsunuz?
Beliz: Zaten grubun üç sayfa tutan kuralları var. “Burada verilen bilgi tamamen deneyime dayalı, dolayısıyla mutlaka doktorunuzla görüşün” deniliyor. İki aylık bebeğiniz 40 derece ateşle yandığı zaman paniğe kapılıyorsunuz. Araştıran annelerimizin yaptığı şey aslında sakinleştirmek, “Merak etmeyin, bebekler dayanıklıdır. 40’a da 41’e de dayanırlar, paniğe kapılmadan doktorunuzu arayın” demek.

Sizin başınıza bu ateş meselesi geldiğinde ne yaptınız?
Burcu: Benim kızımın ateşi çıkmak yerine bir hafta boyunca 34 dereceye düştü. İlk yaptığım hastaneyi aramaktı. Hastane bana neler yapabileceğimi anlattı, oraya gitmeme gerek olmadığını söyledi. Hemen Araştıran Anneler’e yazdım. Benim yaşadığım durumda çocuğu sıcak tutmam gerekiyordu ve gruptan bir sürü öneri geldi. Sıcak su torbasını battaniyeye sarmak, çocuğun kafasına bere takmak gibi işe yarayan bilgiler gelmişti.

Grubun kuralları neler?
Beliz: Kimse kimseye bilgisini dikte edemez.
Burcu: En önemli şey üslup. Kimse kimseden daha önemli değil. Kimse kimseden daha iyi bir anne değil. Annelik dünyasında büyük bir acımasızlık var. Bir kere dünya ikiye ayrılmış durumda: Çalışan anneler ve evde oturan anneler. Evde oturan iyi bir anne, çalışan ise kötü olarak tanımlanıyor. Oysaki böyle bir şey yok. Her şeyi çok bilen anneler kendilerine bu isimle bir grup kurabilir, bizce hiç sakıncası yok. Ama biz kesinlikle öyle değiliz. Bizim annelerimiz kendi deneyimini özgürce paylaşıp, nezaket kuralları çerçevesinde fikrini söyleyebilir ama kimseyi yönlendiremez.

Peki aksi halde davranan bir anne olduğunda ne yapıyorsunuz?
Burcu: Hemen gruptan çıkarıyoruz. “Niye yaptın, niye yazdın?” diye asla sormuyoruz çünkü grubun birinci kuralı bu.

Kaç kişilik bir ekipsiniz?
Beliz: İki kişi başladık ve aynen devam ediyoruz. Her post admin onayından geçiyor. Bizim okumadığımız hiçbir şeyin orada yayınlanma imkanı yok. Yorumlar altında olumsuz bir mesajla karşılaşabiliyoruz. Ancak enteresan bir şekilde grubun kendi içerisinde iç denetim mekanizması oluştu. Bu olumsuz yorumlara annelerden hemen bir tepki geliyor ya da bize bildirebiliyorlar.

Nasıl yetişebiliyorsunuz?
Burcu: Kolay olmuyor tabii ki. İki çocuk, koca bir şirket, dokuz personel, yüzlerce müşteri. Dolayısıyla bu gruba vakit yaratmak kolay değil ancak sevdiğimiz bir şeyi yapmakla alakalı bir his diyebilirim.

İki kardeş birbirinize çok benzer misiniz?
Burcu: Anne ve babamız dışında aslında benzer yönümüz hiç yok; ne hayata bakış açımız ne çocuk yetiştirme tarzımız... Tıpkı annelik gibi, bir bebeğin doğumu gelişimi aynı gibi görünse de aslında herkesin hikayesi çok farklı oluyor. Ben çocuklarımı altı ay emzirmeyi hedef koymuştum. Bunu tamamlayınca bir gün daha emzirmedim. Beliz daha uzun emzirmeyi istiyordu, yapabildi. Şimdi bu iki seçim ne onu iyi ne beni kötü anne yapar. Ne yazık ki biz kadınlar en çok hemcinslerimizi yargılıyoruz. Sadece annelikle de ilgili değil, düğün, eğitim gibi başka alanlar da fazla abartılıyor.

Türkiye’de çocuk mevzusu da abartılıyor diyebilir miyiz?
Burcu: Gerçekten öyle. İster köyde ister şehirde isterse çölde, çocuk sonunda büyüyor.



Komşu anneler WhatsApp'tan da haberleşiyor
Grup üyelerinin profili nasıl?

Beliz: 25-44 yaş aralığında, yüzde 87 İstanbul ağırlıklı bir profilimiz var. Çoğu en az üniversite mezunu. 9 bin 500 civarında üyemiz var, bunların 8700’ü aktif. İnternet grupları için bu aktif üye sayısı gerçekten yüksek bir rakam. Zaten grubun da başarısı bundan kaynaklanıyor.

Grubunuzda geçmiş konulara nasıl ulaşılıyor?
Burcu: Araştır/Search bölümüne aranılan kelimeler yazılınca tüm postlara ulaşılabiliyor.

Grup hem kapalı hem de gizli. Peki bu gruba nasıl üye olunuyor?
Burcu: Referansla üye olunuyor. Ancak her refere edilen hesabı da hemen üye yapmıyoruz çünkü internette çok fazla sahte hesap dolaşıyor. Hatta Facebook’un da daha önce başı bu sahte hesaplar yüzünden sıkıntıya girmişti. Yakın zamanda katıldığımız toplantıda öğrendiğimiz kadarıyla Facebook’un 2018 misyonu sanal temizlik yapmak, yani sahte hesapları ortadan kaldırmak. Bunun için özel ekip kurmuşlar. Biz de en son post’unu dört sene önce koymuş birini almıyoruz, eşleriyle tek hesap kullananları da kabul etmiyoruz. Babaları başka bir gruba dahil ettik. En önemlisi kullanıcı gerçek bir insan mı, değil mi ona bakıyoruz.

Babaları nereye dahil ettiniz?
Burcu: Araştıran Babalar grubu açılmak üzere. Sonuçta çocuk olayına babalar kesinlikle bir annenin gözünden bakmıyor ama bir şekilde olaya da dahil olmaları gerekiyor. Anneleri bir miktar aydınlattık, sıra babaları aydınlatmakta...

Reklam amaçlı gruba sızanlar oluyor mu? Mesela bir markanın ya da doktorun reklamını grupta yaparsam...
Burcu: Gruptaki anneler sizi doğduğunuza pişman edebilir. Bizim bir şey yapmamıza gerek olmuyor. Paylaşımı bir adım daha götürerek her semte bir Whatsapp grubu da kurduk. Bir nevi komşuluk kültürünü canlandırmaya çalışıyoruz diyebiliriz. Çünkü sonuçta İstanbul trafiği söz konusu olduğu için karşı yakada oturan bir arkadaşınızla görüşmeniz en iyi ihtimalle altı ayda bir olabiliyor. Mesela Zekeriyaköy grubunda tam 138 anne var.

Bu grupları kim yönetiyor?
Beliz: Her semtin grubunun başında bir admin yani yetkili bulunuyor. Biz de bu admin’leri takip ediyoruz.

Burcu: Semt gruplarında şöyle bir şey olmuştu; emzirmemin dördüncü ayında sütüm yetersiz gelmeye başladı ve Zekeriyaköy grubunda bunu paylaştım. Hiç tanımadığım kişiler evime sütüm artsın diye yiyecekler getirmişti. Yine çocuğumda felaket bir pişik oldu, ne kullandıysam fayda etmedi. Araştıran Anneler’den ismini dahi bilmediğim bir kadın bana kargoyla İngiltere’den aldığı merhemi gönderdi, çocuk iki günde düzeldi.

Bu WhatsApp gruplarının başka ne gibi faydaları oluyor?
Burcu: Çocuğunuzla gidebileceğiniz parkları, kafeleri veya tiyatroları semtsel bazda öğrenebiliyorsunuz. Ama asıl önemli olan oyun grubuna dahil olabiliyorsunuz.

Beliz: 0-3 yaş çocuğu çok zordur. Çünkü 0-3 yaşı okula yazdıramazsınız, tiyatrolar almaz, konsere gidemezsiniz. 0-3 yaş tamamen asosyal bir dönemdir ve anneyi de çok etkiler. Whatsapp grupları sayesinde anneler oyun grupları oluşturup buluşuyorlar. Bu bazen dışarıda oluyor bazen de bir annenin evinde. Hem çocuklar hem anneler sosyalleşebiliyor. Bir annenin kendisini anlayan, kendisiyle aynı durumun içinde olan diğer anneyle bir arada olabilmesi gerçekten nimet diyebiliriz. Yine annelerin en çok hoşuna giden şu oldu; bir annenin bakıcısı gün ortası saat üçte çekti gitti. Şimdi size belki tuhaf gelebilir ama bakıcılar bazen haber bile vermeden çekip gidebiliyor. Bu anne Whatsapp grubundan semtindeki annelerle yazışınca mahalleden bakıcı bir teyzeyi anında bulmuştu.



Evlilik sorunları da konuşuluyor
Grupta en çok hangi başlıklar konuşuluyor?

Burcu: 0-3 yaş gelişimiyle ilgili çok soru oluyor. Doktor, bakıcı ve okul seçimi de çok konuşulan konuların başında yer alıyor. Çocukla beraber değişen evlilik ilişkisi de yoğun olarak konuşuluyor.

Beliz: Mesela şöyle bir soru oluyor: “Çocuk doğdu, eve yeni bir düzen geldi, biz ne zaman tekrar normalleşebileceğiz?” Tabii bu soruyu soran anneye genelde “Artık senin yeni normalin bu, alışma süresindesin” deniliyor. Anne ile baba arasındaki çatışmalar da en çok bu alışma sürecinde yaşanıyor.

Burcu: Çiftler arasında seksin bile pazarlık haline geldiği tek dönem. Annenin o dönemde önceliği dinlenmek. Eşiyle bir kadeh şarap eşliğinde romantik dakikalar geçirmek değil, 15 dakika bebek ağlaması olmadan gözlerini kapatabilmek. Babaya da şöyle bir haksızlık oluyor, geliyor gidiyor kimse ona dönüp de ‘Aç mısın, üzerindeki kirli mi?’ diye sormuyor. Pansiyoner gibi takılıyor.

Mark Zuckerberg yakın takipte!
Yakın zamanda Londra’ya gittiniz ve Facebook’tan bir ödül aldınız, bu ödülün hikayesini  anlatabilir misiniz?
Burcu: Tüm dünyada anlam yaratan, birilerinin hayatına gerçekten dokunan ve sosyal medyada olan bir mecrayı hayata indirebilmiş 150 gruptan biriyiz. Bizim için çok önemli bir ödül çünkü yola çıkarken böyle bir amacımız yoktu. Mark Zuckerberg de araştıran bir baba olduğu için konuya bizzat dahil oldu ve yeni bir program başlattı. Bizim de şu an üzerinde çalıştığımız bu programın sonunda 150 grubun içindeki beş gruba 1 milyon dolarlık yatırım yapılacak. Geri kalan 100 gruba da 50’şer bin dolarlık yatırım yapıp bu grupları daha da büyütmeyi amaçlıyor.

Türkiye’den ödül alan başka gruplar oldu mu?
Burcu: Bizden başka altı grup daha vardı: Kanser Savaşçıları, Bisikletli Kadın İnsiyatifi, İhtiyaç Haritası, Mide Lobisi, İnterrailciler, Kalpler Erisin. Özellikle Mide Lobisi’ni çok beğeniyoruz. Bu arada Londra’daki buluşmadan çok etkilendik. Olağanüstü bir organizasyonu, olağanüstü bir mütevazılık içerisinde gerçekleştirdiler. ABD’den mühendis ekiplerini getirmişler ve bir gün önce atölye çalışmasında yaptığımız fikirler sonraki gün prototip olarak karşımızdaydı.