Yaptırmalı mı, yaptırmamalı mı?

Son günlerde gündemde ‘aşı yaptırmak mı, yaptırmamak mı’ üzerinden tartışmalar sürüyor, hukuki süreçler yaşanıyor. Bir ailenin çocuğuna aşı yaptırmaması bireysel bir karar gibi görünse de diğer yandan aşılanmamış her çocuk diğer çocukların yaşamlarını da etkiliyor.

Yaptırmalı mı, yaptırmamalı mı?

Aşı takvimi
• Hepatit B aşısı doğumda, 1’inci ve 6’ncı ay sonunda olmak üzere üç doz, 
• BCG (verem) aşısı 2’nci ay sonunda tek doz, 
• Difteri-aselllüler boğmaca, tetanos (DBT), inaktif polio, haemophilus influanza tip B (beşli karma) 2’nci ay, 4’üncü ay, 6’ncı ay, 18’inci ay sonunda, hatırlatma dozu ise Hib içermeyen dörtlü karma şeklinde ilköğretim 1’inci sınıfta, 
• Konjuge pnömokok aşısı (zatürre) 2’nci ay, 4’üncü ay, 6’ncı ay ve 12’nci ay sonunda, 
• Oral polio (çocuk felci) aşısı 6’ncı ay ve 18’inci ay sonunda, 
• Kızamık-kızamıkçık-kabakulak karması 12’nci ay sonunda ve ilköğretim 1’inci sınıfta, 
• Suçiçeği 12’nci ayda, 
• Hepatit A aşısı 18’inci ay ve 24’üncü ay sonunda, 
• Erişkin tip difteri-tetanos aşısı ilköğretim 8’inci sınıfta uygulanıyor.

Sağlık Bakanlığı rutin aşı takviminde olmayan aşılar:
• Rota virus aşısı 2’nci aydan itibaren 2 ya da 3 doz şeklinde, 
• Menenjit aşısı ise 9’uncu aydan itibaren 3 ay ara ile 2 doz uygulanıyor. 
• Suçiçeği aşısı da son yıllarda 4-6 yaş arası tekrarlanıyor.

Doğru aşılamanın kuralları
Prof. Dr. Bülent Karadağ ve Dr. Banu Küçükkırım aşılama sürecinde şunları öneriyor: 
• Bebek doğduktan sonra en kısa sürede ilk aşıları yaptırılmalı. 
• Bebeğin ilk aşıları yapıldıktan sonra verilen aşı kartında belirtilen tarihlerde aşılar düzenli olarak yaptırılmalı. Aşı unutulursa, aşı takvimine kalındığı yerden devam edilmeli. Son aşıyla aradaki zaman çok uzunsa tekrardan başlamak gerekebilir. 
• Aşıya bağlı ateş ve döküntü gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bunların şiddetli olması halinde sağlık kuruluşuna başvurulmalı. 
• Çocuğun uzun süreden beri ilaç almayı gerektiren bir hastalığı varsa aşı yaptırmadan önce durumu sağlık personeline hatırlatılmalı. 
• Genelde aşı yapılırken çocuğun tam sağlıklı olması beklenir. Ancak mecbur kalınırsa hastayken de aşı yapılabilir. Ateşi 38 dereceden düşük olan ve ishali olan çocuklara doktor kontrolünde aşı yapılmasında sakınca bulunmuyor. 
• Sağlık Bakanlığı aşı takvimi dışında, hekim önerisi ile yapılacak özel aşılar soğuk zincire uygun şekilde yapılması nedeniyle özel sağlık kuruluşlarında çocuk hekimlerince uygulanmalı. 
• Çocuklar, aşıyla korunabilen hastalık geçirseler bile Sağlık Bakanlığı aşı takvimine uygun olarak mutlaka aşılanmalı. 
• Çocukların tüm aşılarının kaydedildiği aşı kartı (okul aşıları dahil) velileri tarafından saklanmalı, gerektiğinde sağlık personeline bilgi verilmeli. 
• Aynı anda birden fazla aşı yapılabilir ancak canlı aşılar aynı gün yapılamazsa aralarında bir aylık süre olmalı. 
• İlk 24-48 saat süreyle özellikle ateş yönünden dikkat edilmeli. Son yıllarda ateş yan etkisi de çok nadir görülüyor. Bazı aşılarda bir hafta sonra gribal belirtiler veya döküntüler görülebilir.

En sık görülen yan etkiler
Aşı yapıldıktan sonra bebeklerde ve çocuklarda görülen rahatsızlıklar anneleri endişelendiriyor. Peki, aşı sonrası meydana gelen rahatsızlıkların hangi aşamasında tekrar doktora gitmeli? Dr. Banu Küçükkırım aşıların yan etkilerini şöyle özetliyor; 
• BCG Aşılaması: Aşılamadan 1-2 hafta sonra aşı yeri kontrol edilmeli, normalde aşı uygulandıktan 4-6 hafta sonra aşı yerinde 10 mm çapında küçük kırmızı ve hassas bir şişlik belirir. Bu şişlik yaraya dönüşür sonra kendiliğinden iyileşir. 5 mm eninde yara izi kalır. Yara üzerine ilaç koymamalı, yaranın üzeri açık bırakılmalı veya temiz bir bezle örtülmeli. 
• DBT Aşılaması: Pek çok çocukta ateş görülür. Ateş ilk 48 saatte başlar, iki gün sürebilir, uzayan ateşlerde sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Çocuğa ateş düşürücü ilaç verilmeli; fazla giydirilmemeli, gerekirse ılık duş ile ateşi kontrol altına alınmalı. Bazı çocuklarda aşıdan bir gün sonra aşı yerinde şişlik ve kızarıklık görülür. 3-4 gün içerisinde geçer. Bu difteri toksoidinin neden olduğu reaksiyonudur. Şişlik ve kızarıklık bir hafta sonra başlarsa sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Aşıdan sonraki 48 saat içerisinde üç saat ve üzerinde sürebilen ısrarlı ağlama halinde de uzman görüşü alınmalı. 
• KKK Aşılaması: Ateş ve döküntü en sık karşılaşılan yan etki ve aşıdan 7-10 gün sonra görülebilir. Ateş düşürücü verilip takip edilmeli. 

Aşı, kişisel bir mesele değil
Son dönemlerde çocuğunun sağlığına zarar vereceği endişesi ile aşı yaptırmaktan kaçınan hatta bunu mahkemeye taşıyan aileler var. Mahkemeden ise ‘aşı zorunlu’ kararı çıktı. Bu konuyla ilgili sorumuza Prof. Dr. Bülent Karadağ şöyle yanıt veriyor: “Aşıların içerisinde koruyucu olarak kullanılan maddelerden tutun, otizm gibi hastalıklara neden olduğu konusunda hemen her gün bir şeyler okuyoruz. Bu nedenle birçok aile aşı yaptırma konusunda tedirgin. Bunun sonucunda ortadan kalkmak üzere olan bazı hastalıklar tekrar salgınlar halinde karşımıza çıkıyor. İngiltere’de bu endişeyle kızamık aşısı yaptırılmayan birçok çocuk, yakın zamanda kızamık salgınlarına neden olunca aşılama stratejileri tekrar gözden geçirildi. Dini veya yaşam görüşü nedeniyle de aşı yaptırmak istemeyen gruplar var. Bu kişisel bir karar gibi görünmekle beraber sonuçları tüm toplumu etkiliyor. Halk sağlığı açısından bir hastalıktan korunma sağlanacaksa tüm çocukların aşılanması şart. Bu yüzden Sağlık Bakanlığı açısından zorunlu tutulan aşıların yapılması için kanuni tedbir alınması uygun bir önlem olarak değerlendirilebilir. Karabağ enformasyon kirliliğinin de tehlikeli olduğunun altını çiziyor: “Anne-babalardan ricam; bir haber duyduklarında bunu doktorlarına danışmaları. Doktorunuz sizi doğru şekilde bilgilendirir. Bir dönem ‘kısırlık yapar’ diye aşılamalara karşı çıkılırken şimdi üretilen birtakım dayanaksız bilgilerle entelektüel kesim hedefleniyor. İnternette veya gazetede okuduğunuz bir haberin çocuğunuzda neden olabileceği zararın sorumluluğunu kimse almaz.” 

Mülteciler halk sağlığını tehdit ediyor mu? 
Suriye’den ülkemize giriş yapan kişilerin aşısız olması dolayısıyla halk sağlığının tehdit edildiğine dair sosyal medyada haberler dolaşıyor. Prof. Dr. Bülent Karadağ, “Ülkemize yakın zamanda mülteci olarak milyonlarca insanın gelmiş olması halk sağlığı açısından sıkıntılı bir durum. Problem ne kadarının kayıtlı olduğunun bilinememesi… Ülkemizde çocuk felci ve kızamık hastalıkları yok olmak üzereyken bu hastalıkların görüldüğü Suriye’den gelen çocuklar ciddi potansiyel problem yaratıyor. Hızlı şekilde bu çocukların aşılama programlarının ülkemizdeki programa göre düzenlenmesiyle bu tehdit ortadan kaldırılmalı” diyor. Karadağ bu problemin, mültecilere mesafeli durarak ayrımcılığı körüklememesi gerektiğini de vurguluyor: “Bu tutum, daha ciddi psikolojik ve sosyolojik sorunlar yaratır. Gelen çocukların sağlık açısından kayıtlı ve aşıları tamamlanmış şekle getirilerek onları kucaklamamız ve toplum olarak bir arada yaşamamız şart.”Yazı: Mürsel Çavuş

Aşılama sık görülen, bulaşıcı hastalıklardan vücuda düşük dozlar vererek korunmayı sağlayan bir yöntem. Bebek ve çocuk ölüm oranları, 20’nci yüzyılın başından sonra devreye giren aşılar sayesinde hızla düştü, bulaşıcı hastalıklar azaldı. Difteri, tetanos, çocuk felci neredeyse tamamen ortadan kalktı. Verem, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, suçiçeği, hepatit A, sirozun önemli bir nedeni olan hepatit B, zatürre türleri, kulak iltihabı ve menenjit ciddi oranda azaldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün mutlaka yapılmasını önerdiği aşıların yanı sıra yapılması şart olmayanlar da var. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Bülent Karadağ, “Bir aşının mutlak gerekliliği, aşının ekonomik yüküne karşı elde edilecek sağlık kazancına göre belirleniyor. Şu anda verem (BCG), difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, hepatit A ve B, zatürre (pnömokok), menenjit (H. influenza) ve suçiçeği aşıları zorunlu. Grip aşısı gibi yapılması önerilen ama zorunlu olmayan aşılar da var” diyor. Karadağ aşıların, zayıflatılmış hastalık etkenleri ile vücudun bağışıklık sistemini karşılaştırarak hastalığa karşı savunmayı sağlayan bir korunma yöntemi olduğunu söylüyor: “Aşılar, özellikle de çocuk felci, grip gibi canlı aşılar çok nadiren hafif de olsa hastalığa neden olabilir. En sık görülebilecek yan etki, hafif ateş, huzursuzluk gibi vücuda verilen proteine reaksiyon olarak görülen yan etkiler. Yine çok nadiren ciddi alerjiler, havaleler görülebilir. Bu reaksiyonlar varsa o kişiye o aşı tekrarlanmaz. Teknolojinin gelişimiyle canlı olmayan aşılarla yan etki riski de azaltıldı.” 

Sonbaharda enfeksiyonlar başlıyor 
Öte yandan sonbaharda okulların açılması ile üst solunum yolu enfeksiyonları, nezle ve grip, sinüzit, akut bronşit ile sonbahar alerjileri, larenjit, pnömoni (zatürre), kızamık, kızıl, difteri, kızamıkçık, kabakulak, boğmaca, çocuk felci, suçiçeği hastalıkları da artış gösteriyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Banu Küçükkırım okullardaki bulaşıcı hastalıklardan korunmak için grip aşısı tavsiye ediyor, “Çocuklarda alerjik hastalığı veya astımı olanlar ile kalp hastalığı olanlara grip aşılaması öneriyoruz. Çocukluk çağında döküntülü hastalıklardan korunmanın yolu aşılamadır” diyor. 

14 hastalığa karşı tam korunma 
Medicana Çamlıca Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hülya Karaca ise “Çocuklar okula başlayana kadar aile kontrolünde bulaşıcı hastalıklardan pek etkilenmiyor. Okulda çocukların hastalanması bağışıklık sistemlerinin gelişmesi için gerekli olsa da sık hastalanması tehlike işareti olabilir” diyor. Karaca soğuk algınlıklarının çocuklarda en yaygın görülen hastalıkların başında geldiğini söylüyor, “Üstelik çocuklarda yetişkinlere göre hem daha ağır hem daha uzun sürer. Bağışıklığın amacı, bebek ve çocuklarda aşı ile korunabilir hastalıkların ortaya çıkışını engellemek, bu hastalıklardan kaynaklanan ölümler ve sakatlıkları önlemektir. Aşılama mikroorganizmaların tamamının ya da belirli işlemlerden geçmiş parçalarının canlılara verilmesiyle onlarda önemli bir sorun oluşturmadan, doğal enfeksiyon sonrası oluşan bağışık cevaba benzer cevap alınmasıdır” diyor. Karaca çocukların erken dönemde aşılanmaya başlanmasıyla 14 hastalığa karşı tam bağışıklık sağlandığını vurguluyor. 

Aşıya bağlı ateş ve döküntü gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bunların şiddetli olması halinde sağlık kuruluşuna başvurulmalı.