Jedi oğlan 1 yaşında!

Zalimsin zaman… Su gibi geçip gidiyorsun.

‘O bir Jedi’ yazımı yayınladığım gün dün gibi… Muhteşem Jedi hikayesine geri dönmek için; http://www.elele.com.tr/blog/elif-karsli/o-bir-jedi-BlogDetay-191  
 
O günlerin üzerinden 1 sene geçmiş gitmiş bile, yazıyı Jedi’ın yaşam savaşını kazanması şerefine ve güzel şansı Gülşah için yazmıştım. Bu yazımı da yaşama sıkı sıkı tutunan Jedi’ın muhteşem ilk yılı şerefine yazıyorum.

Hatırlarsınız geçen sene el kadarken Jedi ameliyat olmuş,  ameliyat sonrası Gülşah ile birlikte Bodrum’a gitmişti ve yazımızı Bodrum’dan gelen huzur dolu fotoğrafı ile noktalamıştık. Siz bu yazıyı okurken Jedi çoktan yine Bodrum’da ailesiyle tatiline başlamış olacak. Tek fark bu kez Jedi’ın kocaman olmuş olması :)
 
Geçen bir yıl boyunca Jedi’dan sürekli haber aldık, fotoğraflarına baktık, videolarını defalarca izledik. Jedi sayesinde arkadaşlığını kazandığımız güzel insan Gülşah ile hiç kopmadık. Geçen bir yılı Jedi ile hayatı paylaşan Gülşah’tan başkası anlatamaz. Jedi’ın  Gülşah’ından birlikte geçen ilk yıllarını sizler için yazmasını rica ettim. Şimdi sözü Jedi’a hayat veren, ondan bir an bile vazgeçmeyen Gülşah’a bırakıyorum;
“Jedi, geçen hafta ilk sineğini yakaladı! Çok gururluyuz. Bize gülmeyin, yakalaması günlerini aldı!
Konuya nasıl girilir bilmiyorum ama hiç aklımda yokken bir kediye talip oldum hem de gözleri kör kalmış bir bebeğe! Kulakları Yoda gibi düşmüş, gözleri yanmıştı! Daha önce hiç böyle Bir şey görmemiştim. Nedendir bilinmez birkaç saniye içinde “evet, ben bakarım” dedikten sonra “Ben ne yapıyorum?  Deli miyim?” dedim. Anneannem ise “Ben kıyamam ona, kalbim burulur, dayanamam, sakın alma ” dedi. İyice korktum ama bir kere Elif’e söz vermiştim, geri dönüş yoktu. Ama bebeğim, oğlum bana geldiği ilk günden beri korktuğum gibi hiç olmadı. Ne mamasını ne de kumunu bulmakta zorlanmadı. Sadece en başta ona yol göstermem gerekti. İnternette bazı yazılarda kör kediniz varsa eşyaların yerinin değişmesinin doğru olmadığını okumuştum. Bu mümkün mü? Elbette eşyaların yeri değişiyor. Hatta ben bile şaşırıp ayağımı vuruyorum, ama benim oğlum daha hiç şaşırmadı biliyor musunuz? Jedi kafayı bir yere tosluyorsa bilin ki çok mutlu ve heyecanlı bir halde bir yere yetişiyordur :) Ben ona bakmaya dayanamam diyen anneannemin en büyük neşesi yine bizim oğlan. O'nu dizileri seyretmekten vazgeçiren tek şey durmadan önünde yapılan şaklabanlıklar!
Kedileri çok tanımam ama kaç kedi, sahibi (sevmiyorum bu kelimeyi) evinize gelince iki ayağı üzerine kalkıp kucak açıyor? Saatiniz çaldığı halde uyanmazsanız kaç kedi yüzünüzü yalıyor? Kaç kedi yetişkin biri yapsa kendini ciddi şekilde savunacağı halde çocuklar canını acıtınca hiç kıpırdamıyor? Kaç kedi soru sorulunca şempanze gibi cevap veriyor? Kaç kedi arabanın ön koltuğunda korkmadan camdan kafasını çıkarıp seyahat ediyor? Hepsi ise sorun yok:)
İleride iki kedi ile seyahat sorunumu çözer ve bir can daha evlat edinmeye karar verirsem tercihim yine gözleri görmeyen bir kedi olur emin olun.
Jedi'ın size selamı var demek isterdim ama şu anda topuna odaklanmış durumda:)
Not: Doğum günü pastasının çoğunu ben yedim!”

Keşke her hayvan Jedi kadar şanslı olsa dediğinizi duyar gibiyim. Ama bu bizim elimizde değil mi? Başta insan yardımına muhtaç hayvanlar olmak üzere tüm hayvanlara karşı biz insanlar sorumlu değil miyiz? İki gözü de ameliyat ile alınmış ve hiç göremeyen Jedi’ın hikayesini bu kadar yazmamın tek sebebi, insanlar için gözleri görmeyen bir hayvanla yaşamanın gözleri gören bir hayvanla yaşamaktan bir farkı, ekstra bir zorluğu olmadığını kanıtlamaktır. Yeter ki kalbimiz Gülşah kadar güçlü olsun! Her şeyi gören, ışık saçan gönül gözü denilen bir şey var...
İyi ki doğdun şanslı Jedi oğlan! Güç seninle olsun! Nice güzel yaşlara…
 
Sevgilerimizle.


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.