Sessiz anlaşmalar

Susmak! Sorun çıkarmamak adına olayları kabullenmek...

Yeşim Varol Şen

Yeşim Varol Şen


Sessiz anlaşmalar, sadece ilişkilere has değil. İşte, arkadaşlıklarımızda, aile içi ilişkilerimizde hemen her yerde karşımıza çıkıyor. Ancak nelere mal olabileceğini iyi hesaplamak gerek. Yoksa hayatınızda size dair hiçbir şey kalmayabilir!
Diyelim ki sevgiliniz veya eşiniz bir seyahate çıkacak. Şimdiden içiniz burkuluyor. Çok özleyeceğinizi, onsuz günlerin kolay geçmeyeceğini düşünüyorsunuz.
Her şeyi onunla beraber yapmaya, her yere beraber gitmeye o kadar alışmışsınız ki, o uzaktayken nasıl vakit geçireceğinizi bilemiyorsunuz... Sonunda seyahat günü gelip çatıyor. İlk gün içinizde bir hüzün…
Fakat sonrasında kendinizi bir yokluyorsunuz. İçinizde bir rahatlık, uzun süredir takılamadığınız arkadaşlarla bir eğlence, kendinize ayırdığınız vakitlerin şımarıklığı. Aklınıza gelen soru işaretleri huzurunuzu kaçırıyor. Neden özlemedim, yeterince sevmiyor muyum acaba? Oysa durum çoğu zaman başka ...
Hayatımızın her alanında, özellikle ilişkilerimizde farkında olmadan yaptığımız sessiz anlaşmalar var. Karşılıklı konuşmadan, kural koymadan hatta farkında olmadan yaptığımız anlaşmalar. Nasıl mı? Arkadaşlarınızla çıktığınız bir akşam eve döndüğünüzde eşinizi evde sıkıntıdan patlamış, sizin yokluğunuzdan memnuniyetsiz yüzü beş karış asık bulursunuz. Sorduğunuzda sadece canının sıkıldığını, sizin dışarıda olmanızla ilgisi olmadığını söyler. Ama siz bu durumu onun yalnız kalmaktan hoşlanmamasına, arkadaşlarınızla çıkmanıza bozulmasına ve hatta geç dönüşünüze kızmasına bağlarsınız. Ve bu aklınızın bir köşesinde yer eder. Sonraki programlar için arayan arkadaşlarınıza meşgul olduğunuza dair bir şeyler söyler, evde onunla kalmayı tercih edersiniz. Ne olacak canım, ilişkinizden önemli mi? İşte sessiz bir anlaşma! Ya da daha önce ‘niye o kızla yan yana oturdun?’, ‘öbürünün derdiyle neden bu kadar çok ilgilendin?’ diye hesap sorduğunuz sevgiliniz, aman huzursuzluk çıkmasın diye kız arkadaşlarıyla olan bütün iletişimini keser. Aslında kendi tercihi değildir, ama kıskançlığınız yüzünden yeni bir kriz daha yaşamak istemiyordur. Alın size sessiz bir anlaşma daha! Sessiz anlaşmalar sadece ilişkilere has değil. İşte, arkadaşlıklarımızda, aile içi ilişkilerimizde hemen her yerde karşımıza çıkıyor. Patronunuz tam da siz servise yetişmek için hazırlanmaya başladığınızda ‘gel de şu raporları bir gözden geçirelim’ dediğinde, bilin ki bu bir defaya mahsus olmayacak. Siz sıklıkla servisi kaçıracak, son dakika çıkan ve aslında ertesi güne bırakılabilecek bir mesele yüzünden birçok akşam mesaiye kalacaksınız. Siz uyum sağladığınız sürece, patronunuz mesaiye kalmakla ilgili bir sıkıntınız olmadığına inanacak. İşte sessiz bir anlaşma daha!
Hayatımızın birçok alanında, ‘aman huzursuzluk çıkmasın, karşımdaki üzülmesin, tartışmak zorunda kalmayayım’ gibi sebeplerle sessiz anlaşmalara imza atar ve karşımızdakine attırırız. O an için işimize gelir, kolayı seçeriz. Ancak gözden kaçırmamız gereken bir şey var; her türlü kısıtlamada olduğu gibi, sorun yaşamamak adına kendimizi kısıtlamak da uzun vadede yük getirir. Bir gün bakarsınız, hayatınızın her dakikası sevgilinizin kurallarına göre yaşanır olmuş ve boğulmaya başlamışsınız. Kıskançlığınız yüzünden kendini sosyal hayatından izole eden sevgiliniz, dizinizin dibinde somurtur olmuş. Severek çalıştığınız işiniz, gecenizi gündüzünüzü kaplayan bir esaret olmuş ve hayatınızda size dair hiçbir şey kalmamış. Dolayısıyla, işimize geliyor gibi hissettiren bir anlaşma yaparken, nelere mal olabileceğini iyi hesaplamak gerek.