Kulaklarına iyi bakın

Kulaklarına iyi bakın

Kulaklar yalnızca duymayı değil, aynı zamanda bedenin dengesini de sağlıyor. Yenidoğan döneminden itibaren birçok faktör kulak sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Dikkat dikkat! Doktorunuza kulak verin.

Yazı: Güzide Yülek

Dinleyin. Ne duyuyorsunuz? Dışarıdan bir araba geçiyor, çocuğunuz yatağında sevimli sesler çıkarıyor, hatta eliyle çıngırağını sallıyor. Öncelikle kulaklarınıza tüm bu duyduklarınız için teşekkür edin çünkü sağlıklılar. Duymak, kulakların ana görevi ama bakımı sizin göreviniz. Bu hassas organın bakımı ve koruması da bir o kadar önemli. Ve bunların tümü çocuklukla başlıyor. Öyleyse öncelikle kulakların nasıl çalıştığı, hangi koşulların ve sorunların onları etkileyeceğine bir göz atalım. Çünkü minik bebeğiniz için bunlara sizin dikkat etmeniz gerekiyor.

Kulak beyinle konuşuyor
Kulakların kafanın iki yanında görünmesinden çok daha fazla görevleri var. Sesleri toplayıp beyne aktaran bu organ; dış kulak, orta kulak ve iç kulak olarak üç bölümden oluşuyor. İşitme duyusu, ses olarak adlandırdığımız mekanik titreşimleri ortaya çıkarabilme yeteneğini ifade ediyor. İşitme; ses dalgalarının dış kulağın işitme kanalından geçmesi ve kulak zarına çarpıp titreşmesiyle başlıyor. Orta kulaktaki kemikçikler tarafından bu titreşme yükseltilerek iç kulağa iletiliyor, oradan da ses dalgaları tüy hücreleri tarafından alınıp sinirler aracılığıyla beyne taşınıyor. Bu bir nevi kulak organının beyin ile konuşması olarak özetlenebilir.

İlk test doğum sonrası
Bebeklerin duyup duymadığı doğum sonrası hastanede işitme, tarama testiyle anlaşılıyor. Her bebek hastanedeyken bu test uygulanıyor. Herhangi bir sebeple test yapılamamışsa ilk iki ayı doldurmadan bu testin yaptırılması gerekiyor. Testte dış kulak yolu girişine yerleştirilen bir uçtan kulağa ses veriliyor ve geri gelen yansıma ölçülüyor. Yansıma var ise bebeğin o kulağının normal işittiği kabul ediliyor.

En çok rastlanan sorunlar
Dış kulağın birtakım etkenlere maruz kalması ve orta kulağın östaki borusu aracılığıyla burun ile bağlantısı göz önüne alındığında birçok şey kulak sağlığını etkileyebiliyor. Dahası bazı sorunlar işitme kaybına bile yol açabiliyor. Erken teşhis her sorunda olduğu gibi kulak ile ilgili sorunlarda da önem taşıyor ve çoğu tedavi edilebiliyor. Henüz konuşarak kendini ifade edemeyen bebek, kulak ağrısını huysuzlaşarak, ağlayarak ve elini çoğunlukla kulağına götürerek anlatmaya çalışıyor. Bebek ve çocuklarda kulak ağrısının farklı sebepleri oluyor. En sık rastlananların başında kulak kiri, deniz, havuz ve banyoda kulağa su kaçırma, uçakta basınç farklılığı gibi nedenler geliyor.



1. Kulak kiri
En sık görülen rahatsızlıkların başında geliyor. Aslında korkulacak bir hastalık değil. Tam tersi, kir bulunması kulakların sağlıklı olduğunu gösteriyor. Kulak kiri diye adlandırılan ama dış kulak kısmında çevredeki toz ve mikroplardan korunmak için oluşan sıvımsı koruyucu maddeye ‘buzon’ deniliyor. Dış kulağın salgıladığı buzonun dışa doğru atılması gerekiyor. Çoğunlukla kendiliğinden atılıyor ancak kimi zaman kulak bu görevi yerine getiremiyor. Bu da kulaklarda baskıya, duyma kaybına ve ağrıya yol açıyor. Buzon miktarının artması sancıya ve acıya da neden olabiliyor. Banyoda kulağa su kaçmasıyla buzonların şişmesi durumu daha da kötüleştiriyor. Çocuklarda kulak kirinin doktor tarafından temizlenmesi gerekiyor. Kulak çubuğuyla temizlemeye çalışmak kulak zarına zarar verebiliyor.

2. Yabancı cisim kaçması
Yiyecek, düğme, boncuk, pil, oyuncak parçası gibi çok küçük parçalar kulağa kaçabiliyor ya da çocuk oyun oynadığını sanarak bunu kendisi kulağına sokabiliyor. İlk belirtisi kulak ağrısı ve yanı sıra ilerleyen saatlerde kulak akıntısı. Durumu anladığınızda hemen doktora götürmeniz gerekiyor. Kulağa herhangi bir sıvı dökmek, zeytinyağı damlatmak, kulaktaki cismi çıkarmaya çalışmak çocuğa zarar veriyor.

3. Uçak yolculuğu
Özellikle iniş ve kalkışlarda uçaklardaki kabin içi basınç değişikliği nedeniyle ilk etkilenen organ kulaklar oluyor. Bebekler ve çocuklar, kulak tıkanmasını çığlık atarak ya da ağlayarak belli ediyorlar. Ne kadar rahatsızlık verici olsa da bu ağrı bir süre sonra geçiyor. Çocuklar için kalıcı bir probleme neden olmuyor. Eğer bebeğinizin ya da çocuğunuzun kulağı iltihaplıysa uçak yolculuğu yapmamanız gerekiyor. Çünkü orta kulaktaki iltihap kulak ağrısının artmasına, hatta kulak zarının yırtılmasına neden olabiliyor.

4. Su kaçması
Dış kulak yolunun uzun süre su ile temasında yüzücü kulağı olarak adlandırılan bir tür dış kulak yolu iltihabına neden oluyor. Kulakta çok fazla nem, kulak kanalını  tahriş ediyor ve bakterilerin, mantarların üremesine sebebiyet veriyor. Yaz aylarında havuz ve denizde uzun süre kalan her çocukta bu durum gözlemleniyor. Yüzücü kulağı için ille havuz ya da denize çok girmek gerekmiyor. Kulak kanalı derisinde çizilmeye neden olan her şey enfeksiyona neden olabiliyor. Egzama, kulak kanalını çizme, kulak çubuğuyla bastırarak temizleme ya da kulağa yabancı cisim sokma dış kulak iltihabı riskini artırıyor. Kulak ağrısı, yüzücü kulağının ilk ve ana belirtisi. Kulağın dış kısmına bası uygulandığında ağrı artabiliyor. Ayrıca çiğneme eylemi de acı verici olabiliyor. Bazen kulak kanalı ağrı başlamadan önce kaşınabiliyor. Kulak kanalının şişmesi, çocuğun kulağından rahatsızlık hissettiğini söylemesi normal. Dış kulak kırmızı ya da şiş görünebiliyor. Kulak çevresindeki lenf bezleri genişleyip hassaslaşabiliyor hatta kimi zaman da kulak ağrısına akıntı da eşlik edebiliyor.

Yüzme sonrası çocuğunuz ağrıdan şikayet ediyorsa mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına götürmeniz gerekiyor. Dış kulak yolu iltihaplarında iltihap, kulak yolunu tıkayacak kadar fazlaysa vakumla çekilmesi gerekebiliyor. Diğer durumlar çoğunlukla damla tedavisiyle geçebiliyor. Yüzücü kulağı durumunda tedavinin en önemli bölümü kulağın suyla temasını kesmekten geçiyor. Havuz ve denize ara vermek bu yüzden önem taşıyor. Banyo sonrası kurutma makinesi kullanmak da kulakta su birikmesini önlüyor. Kuiiiiiilakta iltihap olsun ya da olmasın yüzme sırasında çocuğunuza kulak tıpası kullanma alışkanlığı edindirmeniz kulak sağlığı için fayda sağlıyor.

5. Orta kulak iltihabı
Küçük çocukların büyük bölümünün mutlaka yaşadığı sorunların başında geliyor. Anne sütü yeterince emmeyen bebeklerde, uzun süre emzik kullanan, aşılarını tam olmamış çocuklarda orta kulak iltihabına daha sık rastlanıyor. Anaokulu ve yuvalardaki çocuklarda orta kulak iltihabı oranı daha yüksek. İki yaş altındaki çocuklar ağrıyı tam tarif edemediklerinden huzursuzluk, elini sürekli kulağına götürme, ağlama ile sıkıntısını belli ediyor. Bebeklerde ateş ve kusma bu ağrıya eşlik edebiliyor. Bu durumda mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekiyor.

6. Kulak yaralanmaları
Düşme, kafaya darbe alma, kulaklıkla müzik dinleme gibi sebepler işitme kaybına ve dengeyi etkileyebilecek kulak hasarına yol açabiliyor. Çünkü kulak sadece duymamıza yardımcı olmakla kalmıyor aynı zamanda bizi dengede tutuyor. Çocukların konuşma, sosyalleşme ve dinleme becerilerini geliştirmek için iyi duymaları gerekiyor. Hafif ya da kısmi işitme kaybı bile dil konusundaki konuşma ve anlama yeteneğini etkiliyor, denge sorunları hareket kısıtlaması ve kendini kötü hissetmeye neden olabiliyor.

• En yaygın kulak yaralanmalarında kesikler, sıyrıklar, yanıklar ya da donma geliyor. Dış kulağa ya da kulak kanalına yakın yaralanma, kanama ve enfeksiyon kulağın diğer bölümünü etkileyebiliyor.

• Ayrıca kulağa bir şey sokmak, pamuklu çubuk, tırnak ya da kalem gibi şeylerle kulak kanalını çizmek, kulak zarında yırtılma ve deliğe neden olabiliyor.

• Kulağa ya da kafaya doğrudan darbe almak, düşmek, araba ya da spor kazaları, kulak zarının yırtılmasına, iç kulağın zarar görmesine neden olabiliyor.

• Çocukların, uzun süre çok yüksek sese maruz kalmaları önemli ya da kalıcı işitme kaybına neden olabiliyor. Buna akustik travma ya da gürültüye bağlı işitme kaybı deniliyor. Yani kulak içindeki küçük tüylerin hasar görmesi anlamına geliyor. Havai fişek, patlaması, yakınlarınızda uzun süren inşaat, vidanjör sesi, silah sesi, çim biçme makinesi, elektrikli aletler, çiftlik ekipmanları, spor olaylarından kaynaklanan gürültü, motosikletler, konserler, kamyon-tır sesi, kulaklıkla müzik dinletmek gibi sebepler çocukların kulak sağlığı açısından risk teşkil ediyor ve işitme kaybına neden oluyor.



Uçakta yutkunmasını sağlayın

Yolculuk sırasında alınacak küçük önlemler çocuğunuzun kulaklarındaki hava basıncını dengelemeye yardımcı oluyor ve ağrıyı azaltıyor. Uçuş boyunca bebeğinize/çocuğunuza bol su içirmeniz de fayda sağlıyor. Çünkü çocuk yutma işlemi yapacağından östaki tüplerin açılmasını kolaylaştırıyor. Çocuğunuzun kulak ağrısı olduğunu biliyorsanız uçuş öncesi kalkış ve inişlerden yaklaşık yarım saat önce ağrı kesici şurup vermek de önlemlerden biri. Çiğneyebilecek yaştaysa sakız çiğnetmeniz ya da üç yaşın üzerindeyse lolipop şeker emmesini sağlamanız tavsiye ediliyor. Bebeklerde emzik vermeniz ya da emzirmeniz gerekiyor. Biberonla besleme de etkili ancak bebeğinizin dik oturduğundan emin olmanız gerekiyor. Çocuğunuzun sık sık esnemesini, kalkışta ve inişte uyanık olmasını sağlamanız şart. Çünkü uyku sırasında yutkunma işlemi daha azaldığı için kulaktaki hava basıncını eşitlemek daha zorlaşıyor. Bazı durumlarda çocuğun kulak ağrısı birkaç saat sürebiliyor. Birkaç saatten daha fazla devam ederse mutlaka doktora götürmelisiniz.

Yatarak beslemeyin
Acıbadem Bakırköy Hastanesi KBB Uzmanı Dr. Engin Çakmakçı kulak sağlığı için şu önerilerde bulunuyor:

• Banyodan sonra kulak yolunun ıslaklığını almak ve kulak yolu dışına taşan kulak kirlerini temizlemek için pamuklu çubuk kullanılmasında sakınca yok. Bu pamuklar ile kulak yolu giriş kısmı temizlenmeli, derine inilmemeli yumuşak hareketlerle yapılmalı ve kulak yolu cildine zarar verilmemeli.

• ‘Süt otiti’ denen orta kulak enfeksiyonlarına yol açabileceği için, özellikle biberon kullanan bebeklerde, yatarak beslenmeden kaçınılmalı.   30-45 derece arasında bir pozisyonda yatarken emmesi sağlanmalı.

• Çocuk ve bebeklerde banyo sırasında kulaklarına su kaçabilir. Bunun için özel bir önlem almanıza gerek yok. Öncesinde kulak zarının delinmesine neden olan bir hastalık geçirilmemişse herhangi bir olumsuzluğa yol açmaz.

Havuz temiz mi?
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ela Tahmaz Gündoğdu, tatil döneminde kulak sağlığını korumak için şu önerilerde bulunuyor: “Uçakla yapılacak yolculuklarda kulak rahatsızlığı olan çocukların mutlaka doktor görüşü ile seyahate çıkması gerekiyor. Yenidoğan bebekler 3-4 haftalıktan itibaren uçağa binebilirler. İniş ve kalkışlarda oluşan basınç değişikliği sonucu kulakta oluşabilecek rahatsızlık nedeniyle bebek emzirilebilir, biberon veya emzik verilebilir. Büyük çocuklara uçağın iniş ve kalkışlarında çiğnemesi için sakız verilebilir. Yazın sıcak günlerde çocukların en büyük eğlencesi havuzlardır. Ancak özellikle iyi temizlenmeyen site havuzlarında sıkça görülen ve nemli yerlerde üreyen bakteriler dış kulak yolu enfeksiyonuna neden olabiliyor. O nedenle özellikle sık ve iyi temizlenmeyen havuzlar çocukların kulağında şiddetli ağrı ile baş gösteren problemlere sebep olabiliyor. Kulakların bone ile kapatılması ve havuz temizliğine dikkat edilmesi şart.”

Yenidoğan sarılığı işitme kaybı nedeni olabilir
Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Cem Özbek ise sarılık konusunda uyarıyor. Bebeklerde görülen işitme kayıpları genel olarak ikiye ayrılıyor: Kalıtsal, yani genetik geçişli olanlar ve çevresel faktörler sonucu ortaya çıkanlar... Çevresel faktörlere bağlı işitme kayıplarında en önemli etkenler özellikle gebeliğin ilk üç ayında anne karnında geçirilen infeksiyonlar oluyor. En sık kızamıkçık, herpes, toksoplazma, sifilis ve sitomegalovirus (CMV) görülüyor. Yenidoğan sarılığının şiddetli olması ise hemen doğum sonrasında yenidoğan döneminde ortaya çıkan işitme kayıplarının en sık nedeni. Doç. Dr. Özbek, “Sarılık geçtikten sonra bebek mutlaka ABR dediğimiz kapsamlı işitme tetkiki ile değerlendirilmeli. Erken çocukluk döneminde ortaya çıkan işitme kayıplarında ise menenjit, kabakulak, kızamık, su çiçeği gibi enfeksiyonlar ile geçirilen kafa travmaları veya kemoterapi ilaçları etkili. Çocuk yaşlarda geçirilen orta kulak enfeksiyonları veya orta kulakta sıvı birikiminin üç aydan uzun süre kalması da işitme kaybına yol açıyor. Bu nedenle sık enfeksiyon geçiren çocuklarda kalıcı işitme kaybı olup olmadığını anlamak açısından odyolojik  yani işitme tetkiki mutlaka yapılmalı” diyor.