Öksürüğe dair...

Öksürük tek başına bir hastalık değildir ama can sıkıcı ve zayıf düşüren bir yakınmadır.

Levent Buda

Levent Buda


Biz doktorlara pek çok hasta öksürük şikayeti ile gelir ve çare beklerler. Ama önce öksürük neden oluşur onu anlamak, çare bulmak adına çok yararlı olacaktır. 

Genellikle orta ve alt solunum yolunun içini kaplayan mukozadan kaynaklanan bir uyarı ile oluşur. Bu uyarı genellikle viral ya da bakteriyel kökenli bir enfeksiyon sonucunda ortaya çıkar. Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlar en sık enfeksiyon nedenidir. Duman, toz, kuruluk ya da soğuk hava da mukozada bir hassasiyet oluşturarak alerjik kökenli öksürük nöbetlerine neden olabilir. 

Bir istisna olarak boğmaca bir bakterinin oluşturduğu toksinin (zehir) beyindeki öksürük merkezini uyarması ile oluşur ve en az bir hafta sürer. Yorucu kuru öksürük nöbetleri ile hasta bitkinleşir ve mutlaka doktor tarafından tedavi edilmelidir. Bu öksürükler metalik bir sese sahiptir ve havlar gibi bir ses çıkar. Gırtlakta yoğun bir kramp oluştuğu için nöbet sırasında yoğun bir solunum sıkıntısı ortaya çıkar. Boğmacaya benzer bir tablo olarak akut gırtlak enfeksiyonları (larenjit) benzer bir tablo olarak hastalık görünümü verir. Bu durumlarda soğuk buhar uygulaması çocuğu rahatlatır. Zaten bu çocuklar gece yarısı kötü havlar gibi bir öksürükle uyanırlar ve ebeveynleri endişeye sürüklerler. Bu gibi durumlarda doktora götürülmek üzere çocuk serin havaya çıkarılınca tablo birazcık hafifler. Aklınıza ilk gelmesi gereken homeopatik ilaç Aconitum napellustur. Ayrıca Spongia tosta ve Hepar sulphuris kullanılabilen diğer homeopatik ilaçlardır. Hepar sulphuris diğer iki ilaçtan farklı olarak soğuk ortamda öksürük kötüleşir.

Öksürük yine yaşlı hastalarda kalp yetmezliği ve KOAH habercisi olabilir. Böylesi durumlarda solunum sıkıntısı tabloya eklenmiştir ve mutlaka bir hekim muayenesi için hızlıca hareket etmek gerekir. 

Özellikle içerisinde tuz ya da bitkisel çayların eklendiği su buharı solunması solunum yollarında oluşan fazla salgının yumuşatılmasında ve balgam olarak çıkarılmasında faydalıdır ve öksürük uyarısını azaltabilir. Kuru ve sıcak odalar genel geçer kural olarak öksürüğü uyardığından oda havasının nemlendirilmesi oldukça yararlı bir uygulamadır. 

Polen ya da toz alerjisi nedeni ile olan öksürüklerde eve girer girmez giysilerin değiştirilmesi ve yatak odasından uzaklaştırılması, saçların hemen yıkanması ya da ılık bir duş, burun ve boğazın yıkanması ve gece yatarken pencerelerin kapatılması ortamdan alerjik uyaranların uzaklaştırılması adına anlamlı önlemlerdir. 

Çoğu zaman hafif ve normal bir öksürük olur ve genellikle hekim tarafından görülmesine gerek yoktur. Bunun en önemli istisnası boğmaca ve benzeri öksürükler, yaşlılarda görülen kalp yetmezliğine bağlı öksürüklerdir. 

Eğer öksürük üç haftadan fazla sürüyorsa, oluşabilecek daha ağır hastalıklar ve kronik öksürük nedenlerinin araştırılması için bir hekim kontrolü şarttır. Ayrıca alt solunum yolu enfeksiyonları (zatürre) oluşmuşsa, çok yüksek ateş ve yoğun bir halsizlik varsa, dolaşım problemleri (morarma, nefes darlığı vb. varsa), kanlı balgam, öksürük sırasında ağrı gibi ek şikayetler çok fazla ise mutlaka bir hekime başvurmak gerekir. 

Aslında biz hekimleri öksürüğü temelde iki gruba ayırırız. Kuru ya da balgamlı öksürükler! Kuru öksürükler genellikle boğmaca ve alerjik nedenler ile olur ve hekim kontrolü gerektirir. Ancak balgam içeriğini yumuşatan ve çıkarılmasını kolaylaştıran önlemler evde herkesin uygulayabileceği uygulamalardır. Böylece çıkan balgam ile bedenin enfeksiyon yükü azalacak ve hastalık ile bağışıklık sisteminin baş etmesi kolaylaşacaktır. 

Bilinen en iyi balgam yumuşatıcı sudur. O yüzden böylesi durumlarda yeteri kadar su içmek balgam çıkarmayı dolayısı ile hastalık ile başa çıkmayı kolaylaştıracaktır. Ayrıca içilecek bitkisel çaylar hem su alımını artırır, hem de içeriklerindeki etkin maddeler ile balgam yapısını yumuşatırlar. Bu çaylarda pek çok bitki kullanılabilir. Tek başına ıhlamur ve ada çayı önemli müsilaj (balgam yumuşatıcı) etkili bitkilerdir. Ayrıca bu çaylar bitki karışımları kullanılarak da hazırlanabilirler. Ebegümeci, hatmi kökü ya da hatmi çiçeği, meyan kökü, anason meyvesi, kekik, çuha çiçeği gibi bitkisel droglar bu çaylara karıştırılabilir. Temel kural en fazla beş bitki karışımının kullanılmasıdır. 

Sarımsağın (bağışıklık sistemini desteklemek adına) enfeksiyonlara karşı antibakteriyel amaçlı olarak günde 600 mg alınması önerilebilir. Ancak yaşlı hastalarda kan basıncını düşürdüğü için dikkatli davranmak gerekir. 

Yine ekinezya bağışıklık sistemini desteklemek adına çok faydalı bir bitkidir. Günde iki kez 300-600 mglık eksterelerinden almak ve 7-10 gün devam etmek bağışıklığı destekleyerek hastalığın bizzat beden tarafından yenilmesinde faydalı olacaktır. Hedera helix (duvar sarmaşığı) preparatları da balgam söktürücü özelliği ile kullanılabilir. Pelargonium sidoides (Afrika sardunyası) bitkisinden elde edilen ürünler piyasa da bol miktarda eczanelerde bulunmakta olan bir ilaçtır ve hem bağışıklık kuvvetlendirici özelliği ile hem de antiviral ve antibakteriyel özelliği ile öksürüğe neden olan hastalığın tedavisinde faydalı bir bitkidir. Yine Sambucus nigra (mürver çiçeği) ekstrelerinden yapılan ilaçlar eczanelerde bulunur ve hem bağışıklığı kuvvetlendirir, hem de antiviral özelliği ile hastalıkla savaşırlar. 

N-asetilsistein içeren balgam yumuşatıcı molekül bize konvensiyonel tıbbın sunduğu kimyasal bir moleküldür ve eczanelerde farklı isimlerde bol miktarda satılırlar. Bu madde sadece balgam yumuşatmakla kalmaz, aynı zamanda antioksidan özellikli bir maddedir. Mukozayı koruyucu özelliği ile solunum yolu mukozasının iyileşerek yeniden eski sağlıklı bütünlüğünü kazanmasına yardım eder. Bir diğer önemli özelliği de karaciğeri koruması ve fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirmesini sağlamasıdır. Böylece enfeksiyon atıklarının detoksunu sağlamakta yardımcıdır.