Hipoglisemi nedir? Neden olur? Belirtileri nelerdir? Tedavi yöntemleri nelerdir?

Kan şekeri düşüklüğü olarak bilinen hipoglisemi kan şekeri seviyesinin olması gereken seviyeden daha da düşük olmasıdır. Şeker hastalığı olan ve olmayan hastalarda da görülen hipoglisemi nedir? Tedavisi nasıl yapılır? Endokrinoloji Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler hipoglisemiyi anlattı.

Hipoglisemi nedir? Neden olur? Belirtileri nelerdir? Tedavi yöntemleri nelerdir?

Düşük kan şekeri olarak bilinen hipoglisemi kan şekeri düzeyinin normal seviyesinden düşük olmasıdır. Hipoglisemi diyabetik hastalarında ve diyabetik hasta olmayan insanlarda da ortaya çıkabilir. Peki hipoglisemi nedir? Hipoglisemi neden olur? Tipleri nelerdir? Tanısı nasıl konur? Tedavi yöntemleri nelerdir? Acıbadem Dr. Şinasi Can Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler hipoglisemi hakkında tüm detayları anlattı.

Hipoglisemi nedir?

Hipoglisemi kan şekeri düzeylerinin normalin altına inmesine verilen isimdir. Sağlıklı bir bireyde kan şekeri uzun açlık sonrasında dahi 70 mg/dl üzerinde bulunur. Kan şekerinin bu düzeyin altında bulunması hipoglisemi uyarısı olarak kabul edilir. Ama tanım olarak hipoglisemi; kan şekerinin < 50 mg/dl altında olmasıdır. 

Bu tanımın sağlıklı bireyler için geçerli olduğunun altını çizerek bazı hastalık durumlarında farklı değerlerin düşük kabul edileceğini ve hipoglisemi bulgularının ortaya çıkmasına yol açan kan şekeri değerinin bu durumlarda bireyden bireye farklılık gösterebileceğinin de altını çizmek gerekir. Örneğin; insülin kullanan bir diyabet hastasında hipoglisemi bulguları kan şekeri 70 mg/dl'e inince karşımıza çıkabilir. 

Hipoglisemi tipleri nelerdir?

Hipoglisemi karşımıza sıklıkla diyabet hastalarının tedavisi sırasında çıkar. Ancak diyabet tanısı olmayan kişilerde de bazı durumlarda hipoglisemi görülebilir.

Hipoglisemiyi kabaca üç grupta ele alabiliriz:

  • Diyabetik hastalarda tedavi sırasında görülen hipoglisemi
  • Diyabetik olmayan kişilerde farklı sağlık sorunlarının seyrinde görülen hipoglisemi
  • Reaktif hipoglisemi
     

Diyabet tedavisi sırasında görülen hipogliseminin nedenleri:

  • Diyabet ilaçlarının dozunun ihtiyacın üzerinde olması (oral antidiyabetik veya insülin)
  • Yemeklerin ve / veya ara öğünlerin düzensiz olması
  • Özellikle insülin kullanan hastalarda insülin dozunun gerektirdiğinden daha az karbonhidrat alınması
  • Diyabet ilaçları ile birlikte yüksek miktarda alkol alınması
  • Her zamankinden fazla egzersiz yapmak
  • Böbrek yetersizliği veya karaciğer yetersizliği gelişmesi ve bu duruma uyacak şekilde diyabet ilaçlarının düzenlenmemiş olması

 

Diyabetik olmayan kişilerde hipoglisemi nedenleri:

  • Hipofiz hormon eksikliği
  • Adrenal gland hastalıkları
  • Pankreas hormon salgı bozuklukları
  • Karaciğerin bazı genetik hastalıkları
  • Alkol toksikasyonu
  • Bazı ilaçların toksikasyonu
  • İnsülin salgılayan tümörler
  • Tedavi edilmeyen ileri dönem böbrek yetersizliği
  • Tedavi edilmeyen ileri dönem karaciğer yetersizliği
  • Çocuklarda büyüme hormonu eksikliği
  • Mide-barsak ameliyatı geçiren bireylerde yanlış beslenme nedeniyl

 

Reaktif hipoglisemi nedenleri:

Şeker oranı yüksek gıdaların fazla miktarda özellikle aç karnına tüketilmesinden sonra kan şekeri kontrolü için salgılanan insülin hormonunun çok hızlı ve genellikle ihtiyaçtan fazla salgılanması nedeniyle öğünden bir süre sonra kan şekeri düşüklüğü gelişmesi olarak tanımlanabilir. Yani bu hastalarda şekerli gıdalardan sonra kan şekerinin yükselmesi beklenirken tam tersine gıda alımından 1-2 saat sonra kan şekeri düşmektedir. Bu durum bir şeker metabolizma bozukluğu olarak kabul edilir, tedavi edilmez ise bu hastalarda ileride diyabet gelişme riski yüksektir.     

Hipoglisemi belirtileri nelerdir?

Kan şekerinin düzeyine göre hipoglisemiye bağlı şikayetler değişkenlik gösterir.

Hafif şiddette hipoglisemi bulguları;

  • Açlık,
  • Titreme,
  • Terleme,
  • Dudakta ve dilde karıncalanma,
  • Solukluk,
  • Çarpıntı,
  • Huzursuzluk,


Orta şiddetteki hipoglisemi bulguları;

  • Baş ağrısı,
  • Karın ağrısı,
  • Bulanık görme,
  • Uyuşukluk,
  • Konuşma zorluğu,
  • Taşikardi (Kalp atım hızının artması),
  • Sinirlilik,
  • Solukluk,
  • Terleme,


Ağır şiddetteki hipoglisemi bulguları (kan şekeri < 30 olunca ortaya çıkar)

  • Bilinç kaybı,
  • Sara nöbeti benzeri nöbetler

 

Hipoglisemi tanısı nasıl koyulur?

Diyabet hastaları kan şekeri takibi yaparken şeker düşüklüğünü de fark eder. Tanının zor olduğu grup reaktif hipoglisemi veya diyabetik olmayan bir hastada şüphelenilen hipoglisemilerdir. Şikayetleri nedeniyle hipoglisemi düşünülen hastalarda önce sabah açlık kan şekeri, gerekiyorsa açlık insülini, son üç ayın kan şekeri ortalamasını gösteren HbA1c değeri ölçülür. Hastaya şeker yükleme testi yapılması ya da hastanın 18 saate kadar hastane şartlarında aç bırakılarak belli aralıklarla kan şekeri ve insülin takibi gibi testler ya da ultrasonografi, tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri de gerekebilir.

Hipoglisemi tedavisi nasıl yapılır, nasıl önlem alırız?

Öncelikle hipogliseminin bir neden değil sonuç olduğu akılda tutulmalıdır. Hipoglisemiye yol açan nedenin bulunması ve tedavisi sorunu da çözecektir. Diyabetik hastalarda diyet, ilaç tedavisi, egzersiz dengesinin kurulması hipoglisemileri önler. Öncelikle diyabetik hastaların öğün atlamadan düzenli beslenmesi gerektiği akılda tutulmalıdır. Özellikle insülin kullanan hastalarda ara öğün almak da gerekebilir. Ayraca yine insülin kullanan hastalarda günlük alışkanlıkların dışına çıkan bir egzersiz yapıldığında insülin ihtiyacının azaldığı unutulmamalıdır, bu durumda ya insülin dozlarının azaltılması ya da ara öğünde yenilen karbonhidrat oranının biraz artırılması gerekebilir. Bu durum her hasta için farklı şekilde ele alınmalıdır, o nedenle hipoglisemi atağı yaşayan her diyabet hastası mutlaka doktoru ile bu konuda temasa geçmelidir.

Yine diyabetik hastalarda bozulan böbrek ve/veya karaciğer fonksiyonları kullanılan diyabet ilaçlarının kanda kalma sürelerinin uzamasına ve etkisinin artmasına yol açmaktadır. Bu nedenle derin, uzun süren ve hayati tehlikeye yol açan hipoglisemiler de ortaya çıkabilir. Her diyabet hastasının yılda en az iki kere karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını kontrol ettirmesi gereklidir. Bu fonksiyonlarda bozulma saptanırsa hipoglisemi yapma özelliği olan ilaçlar kesilebilir veya dozları ayarlanarak hipoglisemi gelişmesine engel olunabilir. Reaktif hipoglisemi hastalarında kan şekerini hızlı yükselten gıdalardan uzak durulması, düzenli beslenmek, kilolu hastalarda ideal kiloya inmek ve gerekiyorsa ilaç tedavisi önerilmektedir. Diyabetik olmayan hipoglisemiler ise bu duruma yol açan sağlık sorununun saptanması ve tedavisi sonrası düzelir.