"Kadın olmak çok zor"

Ayça Bingöl, Ebru Güzel'in sorularını yanıtladı.
"İyinin içinde kötü, kötünün içinde iyi vardır. Saf iyi, saf kötü sadece masallarda vardır." diyen Ayça Bingöl ile kadın olmayı, kadınların erkekleri eğitme meselesini, evliliğini, yeni evini ve yaşam felsefesini konuştuk.

“Öyle Bir Geçer Zaman Ki” bizi kadın olmanın farklı, ama bildik noktalarıyla yüzleştiriyor. Tuzlu bir mutluluk tadı var bu dizide. Toplum olarak mutsuzluğa bir adım yakın mı duruyoruz sizce?
Kadın olmak çok zor. Türkiye’de kadın olmak çok daha zor. Dolayısıyla toplumun bütün katmanlarındaki kadınların mutluluğu, tuzlu bir mutluluk oluyor. En entelektüelinden, en eğitimsizine, sınıf ya da statü şartı koşmadan kadına bu yükleniyor. Yetiştirilme tarzımızın, örf ve adetlere de nüfus eden erkek egemenliğinden olacak ki mutluluk, tuzlu bir mutluluk oluyor.

Cemile tamahkar bir kadın. Başına ne gelirse gelsin her seferinde yutkunan, öfkesini dizginleyebilen bir kadın. Senaryoyu okurken ‘bu kadarı da fazla’ demiyor musunuz?
Oradaki değerlendirmeyi döneme göre irdelemek lazım. Biz 60’lardan başladık, 80’lere geldik. Kadının toplumsal konumuna bağlı olarak o yıllarda benim de incelemelerimde gördüğüm, kadının aile içinde tamahkar bir rolü var. Yani fedakarlık üzerine kurulu. ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ denir ya, her şey dört duvar içinde kalıyor. Aile çatısı altında her durumla kadınlar baş ediyor, yaşamaya çalışıyorlar. Cemile o profile uyan bir kadın. 1980’lere geldikçe kadınlar bireyselleşiyor, kendi ayakları üzerinde duruyor. Cemile bu değişimi de yansıtıyor. Bu çok önemli. Yani bunu sadece bir dizi karakteri olarak değerlendirmeyelim. Topluma bir şey anlatmaya çalışıyoruz. Hiç çalışmayan bir kadın, ekonomik bağımsızlığını kazanıyor.

Bu kadar güçlü olmak sonunda Cemile’yi kanser hastası falan yapmaz değil mi?
İnşallah olmaz.

Dırdırcı, entrikacı, paragöz eltisinin karşısında namuslu, sadık, güçlü kadın Cemile. Bu roller melek ve şeytan kadın ayrımını olumlamış olmuyor mu biraz?
Evet, böyle olmamalı. Ben bireysel anlamda bu bölünmeye karşıyım. İyinin içinde kötü, kötünün içinde iyi vardır. Başka türlüsü de zaten hayatın bir parçası olmaz, yaşıyor olmaz, inandırıcı olmaz. Saf iyi, saf kötü sadece masallarda vardır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.