Güneşe dönme vakti

Yaz gelince hepimizin aklında aynı soru: Hangi güneş kremini seçmeliyiz? O kadar çok seçenek var ki; SPF, UV, renklisi ya da renksizi derken güneş kremi seçmek binlerce soruyla yüzleşmek anlamına geliyor.

Nilgün Yıldız

Nilgün Yıldız


Biz de cildimiz için en doğru olana karar vermek ve o ürünü doğru şekilde kullanmak için neler yapılması gerektiğini Dermatolog Doç. Dr. Alev Eken’e sorduk.

Güneş kremi seçerken nelere dikkat etmek gerekiyor?
Öncelikle şunu bilmeliyiz ki hiçbir güneş koruyucu krem, güneşin tüm ışınlarını bloke etmez; etkili bir koruma sağlamaz. Geniş spektrumlu olarak sunulan kremler, güneşin sadece UV ışınlarına karşı koruyucudur, görünür ışığa karşı koruma sağlamazlar. Görünür ışıktan koruyan koruyucular, sadece demir oksit ile renklendirilmiş ‘tinted’ güneş koruyucuları ve fondötenlerdir. Güneş kremi seçerken; etiketinde en az SPF 30 ya da tercihen SPF 50 ibaresi olan, mineral filtre (çinko oksit, titanyum dioksit gibi) içeren, renklendirilmiş, suya dayanıklı, kolay uygulanabilir, ciltte hassasiyet oluşturmayan kremler tercih edilmeli.

Güneş kremleri cildimizi nasıl koruyor?
Güneş kremlerinin içinde ultraviyole koruyucu organik (kimyasal) ve inorganik (fiziksel-mineral) filtreler bulunuyor. Her iki tür kremler de güneşten korurlar; ancak farklı mekanizmalarla. Fiziksel koruyucular, güneş ışınları ile deri arasında ‘duvar-kalkan’ bariyer görevi görüyor. Direkt ışınları yansıtarak koruyorlar. Çinko oksit ve titanyum dioksit gibi doğal mineral tozlar içeriyorlar. Sürüldükleri andan itibaren koruyuculukları başlıyor. Sadece cildin üst tabakasında kalıyor ve emilimleri ya da alerji riskleri olmuyor. Güvenle, geniş alanlarda, çocuklarda, hassas ciltlerde tercih edebilirsiniz. Kimyasal koruyucular ise içlerinde güneşe karşı kimyasal filtreler içeriyor. Bu maddeler, güneş ışınlarına karşı bir ‘sünger’ gibi davranıyor; emerek veya kimyasal bir reaksiyona girerek koruma sağlıyor. Sistemik emilimleri olabileceği için geniş alanlarda kullanımı çok uygun olmuyor. Renkli güneş kremleri, demir oksitlerin farklı tonlarıyla (sarı, kırmızı, siyah) ve titanyum dioksit pigmentlerinin bir karışımından oluşuyor; GI ve UV ışınlarını yüzde 93-98 oranında engelliyor. Koruyucuların etkinliği, formülündeki demir oksit konsantrasyonu ve pigment türü (doğal, açık, koyu renk) ile orantılı olarak artıyor.

Kremleri kaç saatte bir yenilememiz gerekiyor?
Her iki saatte bir. Ayrıca silinme, kurulanma, yüzme ve aşırı terlemeden sonra yenilenmelidir.

Ne miktarda güneşten korucuyu krem kullanmalıyız?
Güneşten koruyucu ürün cömertçe, giysilerin kapatmadığı tüm alanlara uygulanmalı. Uluslararası önerilen güneş koruyucu dozu/kalınlığı, cilt tipine bağlı olmaksızın cilt yüzeyinin santimetrekaresi başına iki miligramdır. Kullanımda ise ‘tatlı kaşığı’ kuralı öneriliyor. Her bir kola ve her bir bacağa birer tatlı kaşığı; yüz, boyun ve enseye bir kaşık; göğüs, karın ve sırt için de yine bir tatlı kaşığı ürün kullanmak doğru olur. Yani tüm vücut için kullanmanız gereken krem miktarı toplam altı tatlı kaşığıdır. Bunun için tabii kaşık kullanmak gerekmiyor. İşaret ve orta parmağımızın arasına, uzunlamasına sıkılan krem, yaklaşık bir tatlı kaşığına eşittir. Yani tüm vücut için 30 miligram ürüne ihtiyaç olduğunu söylemek mümkün. Tüm bunların yanı sıra güneş kremini, dışarıya çıkmadan 15 dakika önce kuru cilde uygulamak gerekiyor.

Nedir bu SPF?
SPF, güneşten koruyucu bir ürünün sağladığı güneşten koruma değerini ifade ediyor; yani Sun Protection Factor. Ancak yapılan çalışmalara göre, kutu üzerinde yazan SPF ile uygulama sonrasında saptanan SPF değeri eşleşmiyor. Bu da demek oluyor ki her zaman beklediğiniz koruyucu etkiyi alamayabilirsiniz; çünkü bir güneş koruyucudan beklenilen ortalama koruma, etikette belirtilen SPF’nin üçte biri kadar. Örneğin; SPF 15 olarak belirtilen güneşten koruyucu, ortalama 5 kat koruma sağlar. Daha yüksek sayıda SPF’ler ise güneşin UVB ışınlarının biraz daha fazlasını engelliyor. SPF 15, UVB ışınının yüzde 93’nü; SPF 30, yüzde 97’sini; SPF 50 ise yüzde 98’ini engelliyor. Ancak hiçbir güneşten koruyucu UV ışınlarına karşı yüzde 100 oranında koruma sağlamıyor. Ayrıca yüksek sayıdaki SPF’ler, düşük sayıdaki SPF’lerle aynı süre kadar koruyor. Yeniden uygulama yapmadan, dışarıda ek zaman geçirmenize de izin vermiyor. Bu nedenle SPF 50 üzerindeki değerler, UVB ışınını engellemek adına çok farklılık göstermez. Doktorunuz özel bir koruyucu önermediyse, normal koşullarda SPF 30 değerine sahip bir güneş koruyucu kullanmak yeterlidir.

“Renklendirilmiş, suya dayanıklı, kolay uygulanabilir, ciltte hassasiyet oluşturmayan kremler tercih edilmeli.”