Şipşak güzellik

Değişen hayatımız ve yeni normallerimizle bazılarımız aynalara küstü, bazılarımız makyaj yapmaya bile üşendi. Ama şimdi biraz da olsa evden dışarı çıkma ve eski günlere dönme vakti geldi. Birçoğumuz hızlı güzelleşme uygulamalarının peşinden koşmaya çoktan başladı.

Nilgün Yıldız

Nilgün Yıldız


Sesi duyuyor musunuz? Biz duyuyoruz; ‘yaz yaklaşıyor’ alarmı kulakları sağır edecek gibi çalıyor. Hızlı, etkili ve kalıcı sonuçlar için yeni uygulamaların peşine düştük. Güzel bir yaz için hazırız!

NANO FAT ENJEKSİYONU

Cildimizde oluşan yaşlanma belirtilerini gidermek, kırışıklıkları azaltmak, renk düzensizliklerini, çöküntüleri hafifletmek ve genel olarak cildi canlandırıp gençleştirmek için son yıllarda ortaya çıkan yöntemlerden biri. İşlemin yaş sınırı yok ama daha çok 40 yaş üzerindeki hastalara uygulanıyor. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel, Nano Fat uygulamasını şöyle anlatıyor; “Kişinin kendi vücudundan liposuction yöntemiyle alınan yağ dokusu, süzülüp santrifüje edildikten sonra özel filtrelerden geçirilerek inceltiliyor ve sıvılaştırılıyor. Elde edilen sıvıya nanofat adı veriliyor. En ince enjektör iğnesinden geçebilecek kadar sıvılaştırılan yağ dokusu, yoğun kök hücre, bağ dokusu ve sitokin adı verilen enzimler içeriyor. Enjekte edildiği bölgede bir tür onarım süreci başlatmaya, kollajen sentezini arttırarak cildi kalınlaştırmaya, nemlendirmeye, ince kırışıklıkları ve ton farklılıklarını azaltmaya yardımcı oluyor. Önceleri yağ dokusundaki kök hücreler enzimatik yöntemle ayrıştırılıyordu. Ancak bu yöntemde yüksek miktarda kimyasal kullanılıyordu. Enjeksiyon öncesi kimyasalların temizlenmesi gerekiyordu. Bu da işlemin zahmetli ve pahalı olmasına yol açıyordu. Son yıllarda pratik ve uygun fiyatlı olması nedeniyle mekanik ayrıştırma yöntemleri tercih edilmeye başlandı. Yağ dokusu filtrelerden geçirilerek yağ hücreleri parçalanıyor ve geriye kök hücreden zengin bir sıvı kalıyor. Bu sıvı aynı zamanda çeşitli onarıcı enzimler, proteinler ve bağ dokusu elemanlarını da içeriyor.”

Uygulama alanları neler?

Başta göz çevresi olmak üzere tüm yüz ve boyun bölgesine, dekolteye ve ellere uygulanabiliyor. Özellikle göz altı bölgesinde cilt koyulaşması ile birlikte çöküklük ve ince kırışıklıklar olan kişilerde Nano Fat Enjeksiyonu sıkça tercih ediliyor. Ayrıca liposuction sonrası gelişen cilt gevşekliği, yara izlerinin hafifletilmesi, iyileşmeyen yaralar, radyoterapi sonrası oluşan cilt hasarı ve el gençleştirmede de kullanılıyor.

Etkisini ne zaman gösteriyor?

Klinik ortamında, lokal anestezi ya da sedasyon altında yapılabiliyor. İşlem sonrası oluşabilen morluklar ve şişlikler bir hafta içinde düzeliyor. Etkileri ise 15’inci günden itibaren görülmeye başlanıyor.

FRANSIZ ASKISI

İlerleyen yaş ve yer çekimine bağlı olarak yüzdeki kollajenin azalması ile birlikte yüz ovalitesi bozulmaya başlıyor. Bu da sarkmaları beraberinde getiriyor. Fransız Askısı uygulamasıyla esnek, kopmayan, erimeyen ve silikon cinsinden olan ipler ile deri ve deri altı dokusu alttan toparlanıp saçlı deri içine askılanıyor ve yüz ovali yukarı doğru kalkıyor. Estethica Ataşehir’den Dermatolog Dr. Aida Berenjian uygulamayı şöyle anlatıyor; “Hastanın yüzü temizleniyor ve uzman doktor tarafından detaylı ölçümler yapılıp iplerin giriş ve çıkış noktaları işaretleniyor. Sonrasında bu noktalar minik iğnelerle lokal olarak uyuşturuluyor. İpler deri altına yerleştirilerek askılama yapılıyor ve küçük bir pansuman ile işlem sona eriyor.

Kimlere uygulanıyor?

Yüz ovalitesinin çene ve çene hattının belirginliğini kaybettiği, boyunda sarkma yaşayan, kaşlarda düşmesi olan tüm hastalarda uygulanabiliyor. Genelde 40 yaş sonrası tercih ediliyor.

Ne kadar sürüyor?

İşlemin süresi hastanın sarkma derecesi ve kullanılan ip sayısına göre değişken olabiliyor. Örneğin tek çift ip kullanılacaksa işlem 20 dakika, üç çift ip kullanılacaksa 45-60 dakika arası sürebiliyor. Bu tek seanslık bir uygulama ve hemen sonrasında uygulama yapılan kişi evine dönebiliyor. İplerin deri altına tam gömülmesi ve istenilen sonucun ortaya çıkması hastadan hastaya değişmekle birlikte 2-4 haftayı bulabiliyor. İşlemden hemen sonra iplerin giriş ve çıkış noktalarına küçük bantlar yapıştırılıyor. İşlemden sonraki 5-7 gün oral antibiyotik kullanılması tavsiye ediliyor. Kalıcılık süresi ise ortalama 3-5 yıl. Geçici yöntemlerden farkı ise bu iplerin erimemesi ve deri altı dokusunu her daim askıda tutması. Dr. Aida Berenjian, “En önemli özelliği, diğer ameliyatsız yüz germe yöntemlerine göre çok daha güçlü olması. İşlem biter bitmez hastada 5-10 yıla kadar gençleşme fark ediliyor. İplerin dinamik ve esnek olması asimetri ihtimalini minimale indiriyor ve mimik hareketlerine rahatlıkla uyum sağlıyor. Yöntemin ameliyatsız olup hastanın hızlıca sosyal hayata dönmesi de bize büyük avantaj sağlıyor” diyor.

DUDAK RENKLENDİRME

Yaşla birlikte dudakların rengi solabilir ve dudak çerçeve hattında kayıplar oluşabilir. Geçirilen bir takım rahatsızlıklar ve kullanılan ilaçlar, dudakları düzenli nemlendirmemek, bol su içmemek, mevsim değişiklikleri, sürekli ruj kullanmak dudakları kurutur, dudak rengi gittikçe solar ve renginde dalgalanmalar oluşur. Uzman Estetisyen Aylin Çetinkaya; “Bu durum dudakların solgun, cansız, hacimsiz ve yaş almış görünmesine sebep oluyor. Kadınlar bu durumdan mutsuz oluyor, bunun için dudak çerçeve hattını belirginleştirmek üzere, dudak kalemi ile kontür hattı yapıyorlar ve sürekli ruj kullanıyorlar. Rujun kalıcı olmaması sebebiyle, bunu gün içinde sürekli tazeleme ihtiyacı duyuyorlar. Ruj sürmediğinde kişi kendini özgüvensiz ve mutsuz hissedebiliyor. Dudak renklendirme uygulaması bunun için bir çözüm. İşlem sonrası dudak çerçeve hattı doğal bir şekilde belirginleşiyor, dudak içinin renklenmesi ile beraber dudaklar, eski canlılığına, rengine ve formuna kavuşuyor. Üstelik ruj gibi makyaj yapılmış bir görüntü değil, doğal bir görüntü olduğundan, kişi dudak makyajı yapmadığında da dudakları dolgun, canlı, genç ve bakımlı göründüğünden, kendini özgüvenli ve mutlu hissediyor” diyor.

Nasıl uygulanıyor?

Dudak renklendirme uygulaması dört aşamada yapılıyor. Birinci aşamada dudaklara anestezi kremi uygulanıyor ve 10 dakika kadar bekleniyor. İkinci aşamada ayna karşısında tasarım kalemi ile, dudaklar simetrik bir şekilde çizilip tasarlanıyor. Üçüncü aşamada dudak renklendirme uygulanacak pigmentin tonuna karar veriliyor. Dördüncü ve son aşamada dudak renklendirme uygulaması yapılıyor. Tüm bu aşamalar toplam bir saat içerisinde gerçekleşiyor. Aylin Çetinkaya, “Doğru teknikle, tecrübeli uzmanlarca yapılan dudak renklendirme uygulamasından sonra dudakta hafif bir ödem olabiliyor ancak bu geçici. Yaklaşık bir saat içerisinde bu da geçiyor. Morarma olması mümkün değil. Uygulama rengi ilk anda bir miktar belirgin ve koyu görünebilir. Yaklaşık bir hafta içerisinde renk açılarak doğallaşıyor ve kişinin istediği tona ulaşıyor. Bu dönem içerisinde dudaklara sadece nemlendirici uygulamak yeterli. Nemlendirici sürüldükten sonra dudağın üzerine ruj da sürülebilir” diyor.

Ne kadar süre dayanıyor?

Uygulama kişiden kişiye değişmekle beraber, yaklaşık iki yıl kadar kalıcı.

AKILLI PEELING

Ciltte ton farklılıkları, lekeler, sarkmalar, kırışıklıklar, matlıklar ve gözeneklerdeki genişlikler çok sık karşımıza çıkan problemler arasında. Bu konuda iğneli uygulama yaptırmak istemeyenler için yeni bir seçenek geliştirildiğini söyleyen Medikal Estetik Doktoru Pınar Yozgatlı Karagülle; “İğnesiz bir tedavi yöntemi olan Akıllı Peeling, bir yandan cildi gençleştirirken bir yandan da canlılık ve dirilik kazandırmaya yardımcı oluyor. Süper lifting diye bilinen kaldırma işlemini gerçekleştiriyor. Uygulama ayrıca, kozmetik makyaj ve PRP etkisini de amaçlıyor” diyor.

İşlem sonrası neler oluyor?

Hastalar için en önemli avantajlarından biri de diğer yöntemlerin aksine uygulama sonrası kızarıklık, morluk, şişlik ve kabuklanma gerçekleşmediği için kişi günlük yaşamına kaldığı yerden devam edip, güneşe çıkabiliyor ve hatta makyaj yapabiliyor. Daha ilk seanstan sonra ciltte belirgin bir sıkılaşma görülüyor.

Ne kadar uygulamak gerekiyor?

Haftada bir kez uygulanan Akıllı Peeling’in, tam etkisini görmek için beş seans yapılması öneriliyor. Yüz bölgesinin yanı sıra dekolte bölgesine de uygulanabiliyor; bu bölgedeki kuruluk, kırışıklık, sarkma ve çizgilenmelerin giderilmesini sağlıyor. Her mevsim uygulanabilen uygulama, ciltte parlaklık, canlılık, lifting ve aydınlanma sağlayarak yüzde ışıltı etkisi yaratmayı amaçlıyor.

NUCLEOFILL DNA IŞILTISI

Son günlerde çok duyduğumuz bir diğer yöntem de DNA Işıltısı. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Onur Çukurluoğlu işlemi şu şekilde anlatıyor; “Hücre çekirdeğinde bulunan DNA parçalarını taklit eden ve özel yöntemlerle elde edilen bir enjeksiyon ürünü. Yeni kollajen yapımını arttırmayı ve ciltte yeniden canlandırma etkisi yaratmayı amaçlıyor.”

Nasıl uygulanıyor?

Uygulama yüzün yedi noktasından ince iğneler ile yapılıyor ve anestezi gerektirmiyor. İşlem sonrası sosyal hayata hemen dönülebiliyor. Ciltteki ince kırışıklıkları azaltmaya, cilt tonunu dengelemeye ve mini lifting etkisi yaratmaya yardımcı oluyor. Ayrıca cilt altında hyaluronik asit dengesini sağlıyor ve böylelikle daha nemli bir cilt elde edilebiliyor.

SON DAKİKA!

Frozenkarbondioksit, Strawberry Lift ve Frozen Face Pro... İsimlerini duyunca irkilsek de işi uzmanına sorduğumuzda fikrimiz değişti. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Reha Yavuzer 2021’e damgasını vuran uygulamalar hakkında bilgi verdi.

FROZENKARBONDIOKSIT

Sıvı karbondioksit cilde verilince gaza dönüşerek ısıyı hızla düşürerek soğuk şoka neden oluyor. Deri üzerindeki bu hızlı ısı kaybı başka hiçbir soğutucu sistem ile bu kadar hızlı olmuyor. Soğuk şok kollajen üretimini arttırıyor, deride yağ üretimini azaltıyor, gözeneklerin daralmasına neden oluyor, cildin sıkılaşmasına yardımcı oluyor. Frozen C, dört seans yapıldığında sıkılaşma, yağ dengesinde düzelme ve ciltte daha pürüzsüz görüntü olmasını amaçlıyor.

STRAWBERRY LIFT

FDA onayı da alan bu İngiliz teknolojisi özellikle yüz gençleştirmede dört seansta sıkılaşma sağlamaya yardımcı olması nedeniyle çok tercih ediliyor. Enerjinin odaklandığı derinliğe göre gıdı bölgesinde de incelme sağlamayı amaçlıyor. Uygulama sonrasında yüz bölgesinde herhangi bir hasar oluşturmadığı için günlük yaşantıya da hemen dönülebiliyor.

FROZENFACE PRO

2021 yılında yenilenen teknoloji FrozenFace Pro adındaki geliştirilmiş yeni cihazı ile karşımızda. Deri üzerindeki porların açılarak deri altına daha hızlı ve derinlere besleyicilerin ulaşmasını sağlayan FrozenFace Pro, ağrısız ve kolay bir uygulama. Bu yöntem için başlangıçta dört seans öneriliyor. Kişinin ihtiyacına göre kırışıklık, dolgunluk verme ya da her ikisi için de serumlar uygulanabiliyor. Özellikle ağız çevresindeki çökmelerde de etkili olmayı amaçlıyor. İşlem yaklaşık 45 dakika süren ağrısız bir işlem. Özellikle iğneden korkanlar için tavsiye ediliyor.