İklim kriziyle mücadele etmek için yapabileceğiniz 10 şey

Yayınlanan pek çok rapor ve araştırma gösteriyor ki sıcaklıktaki her 1°C'lik artışa karşılık, bir milyar insan dayanılmaz bir sıcaklıkta yaşamaya zorlanacak. İklim krizi hiç olmadığı kadar yakınken, peki biz neler yapabiliriz?


Sıcaklıklar yükselirken ormanlar kesilmeye, aşırı kullanım nedeniyle topraklar tükenmeye ve biyolojik çeşitlilik yok olmaya devam ediyor. Açıkçası bu kriz, tüm insanların aşırı tüketmelerinin ya da açgözlülüğünün bir sonucu değil: eşitsizlik ve sürdürülemez çevresel zararlar üreten sistemin krizi. Daha da kötüsü, bu zararları onarmak belki de bu krizden en az sorumlu olanlara düşüyor. Böylesine büyük bir mücadelede tek bir kişinin fark yaratıp yaratmayacağını düşünüyor olabilirsiniz. Ya da kâğıt pipet kullanmanın yeterli olmasını umuyorsunuz, belki de pes etmeye çok yakınsınız. Bunun yerine, sizin ve çevrenizdekilerin uygulayabileceği 10 temel adımdan bazılarını denemeyi seçin.

1. Üretim ve tüketim kültürünün çevreye verdiği zararlar hakkında bilgi edinin.

İklim krizi yeni bir hikâye değil. Geçmişle yüzleşmeden, bugünü anlamayı veya geleceğe hazırlanmayı umamayız. Öyleyse, küresel ve çevresel olan bu acil durum hakkında bilgi edinin.

2. Çevrenizdeki herkesin bakış açısını siz genişletin.

Bu küresel soruna etkili bir kolektif bilinç yaratmak için bundan sonra ne yapılması gerektiğine dair durumları anlatmamız gerekiyor.

3. Çevre politikalarında yapılan değişiklikleri takip edin.

Pek çok hükümet hatta belediyeler bu konu için kolları çoktan sıvadı. Siz de etkinliklerine katılabilir, bir çevre kuruluşunda gönüllü çalışabilir, iklim ve ekolojik acil durum için çıkarılan yasaların neler içerdiğini öğrenebilirsiniz.

4. Doğayı korumak isteyen gençlere destek olun.

Gretha Thunberg’i duymuşsunuzdur. Türkiye’de de çocukların ve gençlerin doğayı korumak adına aktif olarak çalıştığı Extinction Rebellion ve Fridays for Future gibi oluşumları takip edebilir, yakın çevrenizdeki gençlere kulak verebilirsiniz.

5. Yerel toplulukların çalışmalarına katılmayı deneyin.

Şu anda fark yaratan çeşitli topluluk projeleri, yenilenebilir enerjiye fon sağlayan bankalar ve herkesin refahını iyileştirmeyi hedefleyen doğa restorasyonu projeleri dünyanın her yerinde bir şekilde mevcut. Onlara katılın veya başkalarıyla iş birliği yapın. Hem yerel topluluğunuz ve hem de dünya için elinizden geleni yapın.

6. Yerel üreticilerden ve küçük esnaflardan alışveriş yapın.

Karbon ayak izinizi azaltmak da bu işin önemli bir kısmı. Oturduğunuz semtteki esnafa destek olmak ya da yerli üreticilerden satın almak hem ekonomi hem de iklim krizi için harika bir seçenek.

7. Evinizde ve iş yerinizde ufak da olsa değişikler yapmaya çalışın.

İşverenlerinizle konuşun, geri dönüşüm ve kompost kutuları veya LED ışıklar ile ilgili şirketinizin neler yapılabileceğini öğrenin.

8. Güvenilir kampanyalara ve derneklere bağışlar yapın.

Ağaç dikme konusunda artık herkes duyarlılığını kaybetmiş olsa da ufak bağışlar bile gelecekte büyük iyileşmelere sebep olabilir.

9. Kullanmadıklarınızı paylaşmayı, gerekli olduğunda satın almayı ve ikinci el ürünlere şans vermeyi deneyin.

Belediyelere danışabilir, hatta ikinci el kıyafet uygulamalarını kullanabilirsiniz. Her yıl binlerce ton kıyafetin akıbeti çöplüklere yaptığı yolculukla son buluyor. Pek tabii çoğu da doğada çözünmüyor.

10. Kaygılarınızı paylaşabileceğiniz bir grup oluşturun.

Çevresel ‘acil durum’ ya da ‘kriz’ gibi kelimelerin bunaltıcı ve korkutucu gelmesi normal. Psikologlar, korku ve depresyonu kapsayan eko-kaygının doğal bir tepki olduğunu uzun zamandır kabul ediyorlar. Nesiller boyu varoluşsal korku ve kayıplarla boğuşan topluluklardan bir şeyler öğrenmek, bu duyguları keşfetmek ve yaşamak da mümkün ve önemli. Yakın çevreniz içinde oluşturduğunuz bu gruplarla konuşmak, bilgilerinizi paylaşmak iyi gelecektir.