8 Soruda Aquafilling

8 Soruda Aquafilling

Meme ve kalça estetiği için illa ki bıçak altına yatmanız gerekmiyor. Dolgu estetiğiyle de meme ve kalçanızda istediğiniz formu kazanabilirsiniz.

Yazı: Elif Gürsoy

Güzel görünmek ve hissetmek emek ister. Güzel haber, son zamanlarda estetik dünyasında gelişen yöntemler, bu emeği en pratik ve kolay şekilde uygulamaya başlıyor. Kesi ve genel anestezi nedeniyle meme ve popo estetiğine karşı çekimser duruşunuzu Aquafilling uygulamasıyla alt üst edebileceğinizi biliyor muydunuz? Ameliyat olmadan meme ve kalça şeklinizi olduğundan daha çekici bir hale getirebilirsiniz. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahı Op. Dr. Mehmet Haşim Güner, Aquafilling hakkında merak ettiğimiz soruları yanıtladı.

Basitçe tarif etmek gerekirse, Aquafilling nedir?
Aquafilling; sentetik lineer poliamidden oluşan üç boyutlu moleküler bir yapıya sahip. Ayrıca matriks içinde hapsedilmiş, normal yüzde 0,9 fizyolojik sodyum klorid çözeltisinin deposu olarak hareket eden bir hidrofilik jel. Yüzde 98’i sudan oluşuyor ve yüzde 2’si poliamid maddesi içeriyor. Bu iki anahtar etmen, Aquafilling’in temel belirleyici unsurlarından. Yüze uygulanan dolgu​ maddeleri gibi yumuşak ve esnek olduğu için dokularla uyumlu. Uygulamanın yüzde 98’inin su içermesi ve vücudumuzdaki su miktarının üçte ikisi arasında bir değerde olması değerlendirildiğinde; insan dokularıyla uyuma sahip olduğunu söyleyebiliriz. Aquafillling maddesi, pozitif yükü sayesinde dokulardaki​ esnekliği, dolgunluğu, sıkılığı sağlayan kolajen ve elastin gibi negatif yüklü molekülleri çekerek, uzun süreli dolgunluk ve esneklik sağlıyor.

Ameliyat gerektirmeyen bu teknik hangi bölgelere, nasıl uygulanıyor?
Günümüzde özellikle kalça ve göğüs büyütmede sıkça kullanılıyor. Göğüse ait gelişim bozuklukları, küçük göğüs yapısı, hafif sarkık memelerin​ toparlanmasında, asimetrik meme tedavisinde bu yöntemden yardım alınıyor. Meme haricinde; popo büyütme, şekillendirme, bacak estetiğinde, ayak bileklerinin kalınlaştırılmasında, baldırların büyütülmesinde, eğri veya şekilsiz bacak vakalarında, asimetrik görüntülerin giderilmesinde de uygulanıyor. Kısacası, doku desteği gereken bölgelerde kullanılabiliyor.

Ameliyatlı göğüs büyütmeye göre hangi konuda avantajlar sağlıyor?​
En önemli avantajlarından birisi, anestezi gerektirmeden uygun koşullar sağlanabilmesi halinde muayenehane şartlarında bile yapılabilecek bir işlem olması. Hastanede yatış gerektirmiyor. Hasta işlemden sonra günlük yaşantısına dönebiliyor. Cerrahi operasyon olmak ve implant istemeyen hastalarımız için alternatif seçenek oluyor. Aquafilling yaptırdıktan sonra konulan ölçüye mahkum kalmadan, istenildiği zamanda ilaveler yapma imkanı veriyor. Enjeksiyon yapılan bölgede herhangi bir yıkım​ ve​ ​alerjik reaksiyon olmuyor. Yumuşak dokulara uyum sağlayabilen yapıda olduğu için vücuda uyum sağlıyor. Yüzde 98’inin su olmasından dolayı güvenlik profili çok​ yüksek.​ ​Doğal bir görünüm ortaya çıkarıyor, uygulandığı​ bölgelerde bir bütün halinde kalıyor. Parçalanmıyor, diğer dokulara sızmıyor, vücut sıvılarıyla başka bölgelere taşınmıyor ve iz bırakmıyor.



Peki kalça büyütmede hangi etkenler dikkate alınarak uygulama gerçekleştiriliyor?
Aquafilling, diğer estetik uygulamalarına göre kolay ve kısa sürede uygulanabilen bir işlem. Diğer estetik uygulamalarında olduğu gibi genel anestezi yapılmasına gerek olmuyor. İşlem yapılacak olan bölgeye lokal anestezi uygulanıyor. Dolgu işlemi öncesinde, doktor tarafından uygulama yapılacak bölgelere ne kadarlık bir dolgu işlemi yapılacağı belirleniyor. Bu konuda hasta bilgilendirmesi yapılıp, onayı alınıyor.​ Hastanın işlem yapılacak bölgede yakın zamanda bir enfeksiyon​ ​geçirmemesi, yakın saatlerde herhangi bir enjeksiyon yaptırmamış olması güvenlik açısından önemli. Hastanın kalça bölgesinde bir kanser öyküsü veya kansere bağlı geçirilmiş bir cerrahisi varsa, hastanın takibinde karmaşa oluşmaması için bu kişilere uygulama yapılmaması gerekiyor. Uygulama kısa​ süren bir işlem olduğundan, dolgu yapılacak bölgeye lokal anestezi uygulanıyor. Devamında dolgu maddesi büyütme işlemi yapılacak olan bölgeye enjekte ediliyor. Arzu edilen büyüklüğe ulaşıldığında işlem sonlanıyor.

Kalıcılığından söz edecek olursak… Tekrarı gerekiyor mu?
Aşağı yukarı beş-sekiz yıla kadar kalıcılık sağlanıyor. Bölgeye ve kişinin vücut yapısına göre bu süreler değişebiliyor. Şu zamana kadar yapılan işlemler sonrasında vücutta herhangi bir yan etki görülmedi. Hızlı bir erime süreci yok, hacim çok yavaş bir şekilde azalıyor. Hastalarımızın kendi gözlemledikleri hacim kaybına bağlı, erime süresini beklemeden, talepleri doğrultusunda daha düşük miktarlarda ek uygulamalar yapılabiliyor.

Uygulama sonrasında iyileşme süreci nasıl ilerliyor?
İşlem sonrası, bölgede hafif ödem veya kızarıklık olabiliyor. Bu etkiler ilerleyen günlerde hızlıca geçiyor. Yapılan madde miktarı ile söz konusu etkilerin görülme oranı birlikte artıyor. İşlemi takip eden yedinci günde Aquafilling maddesinin doku entegrasyonu tamamlanıyor ve maksimum etkisini göstermeye başlıyor. Uygulama sonrasında bir hafta boyunca ağır sportif faaliyetlerden kaçınmak gerekiyor.

Uygulamayı önermediğiniz bir grup var mı?
Lupus ve sedef gibi cildi tutan sistemik hastalığı olanlara, kanama bozukluğuna sahip kişilere ve kanser hastalarına önermiyoruz.

Göğüse uygulanan Aquafilling, gebelikte riskli durumlar oluşturuyor mu?
Hamilelik sürecinde olumsuz bir etkisi saptanmadı. Yetkisi bulunmayan veya plastik cerrah olmayan kişilerin Aquafilling uygulaması durumunda, meme dokusu yerine süt bezlerine yoğun olarak dolgu uygulanırsa süt kanalları tıkanabiliyor. Dolayısıyla emzirme döneminde meme dokularında enfeksiyon ortaya çıkabiliyor.

* Formsante dergisinden alınmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.