Ayrılık zamanının geldiğini gösteren 11 işaret

Ayrılık zamanının geldiğini gösteren 11 işaret

İngiliz ilişki uzmanları bir birliktelikte ayrılmanın eşiğine geldiğinizi gösteren bazı unsurları sıraladı. Eğer birlikte olduğunuz kişiyle ilişkiniz iyi gitmiyorsa bunu sürdürerek, psikolojinizi yıpratmanın anlamı yok. Sonuçta duygularınızı kontrol edip, artık ilişkinizin bitmesi gerektiğine karar verirseniz, bu dünyanın sonu olmayacaktır.

1. Kendinizi bir öncelik olarak hissetmiyorsanız:

Ayrılın, eğer... 

Eğer ilişkiniz sırasında sürekli ihmal edildiğinizi, önemsiz olduğunuzu ve ilgilenilmediğinizi hissediyorsanız kesinlikle ayrılın. Aşırı bir partner ile zamanı olup size zaman ayırmayan ir partner arasında sonuçta büyük fark var. Psikoterapist Parisa Ghanbari, "Eşiniz ya da partneriniz size karşı duyarsızsa, isteklerinizi ihmal ediyorsa, onun size ve ilişkinize değer vermediğinizi gösterir.

Ayrılmayın, eğer...

Eğer partneriniz sizin ihtiyaçlarınıza ve isteklerinize dikkat etmeye çalışıyor ve bunları yerine getirmeye çaba gösteriyorsa bu birlikteliğinizi devam ettirebileceğini gösterir.

 

2. Onunla evlilik ya da bir gelecek sizi korkutuyorsa:

Ayrılın, eğer...

Psikoterapist Markesha Miller, partnerinizle ilgili bir gelecek göremiyorsanız, ayrılmanızı öneriyor. Miller kendinize şu soruları sormanızı öneriyor: "Kendimi 1 yıl içinde onunla nerede görüyorum?" Eğer bu kişiyi geleceğe dair planlarınızda yoksa ve onunla bir evlilik ya da uzun süreli bir birliktelik sizi ürkütüyorsa ayrılmanız en doğrusudur.

Ayrılmayın, eğer...

Geleceğinizle ilgili her şeyin belirsiz olduğunu düşünüyor ve bununla ilgili planlar yapma niyetiniz yoksa kendinize biraz daha zaman tanıyabilirsiniz. Hayatınızla ilgili yön kazandıktan sonra da partnerinizin size eşlik edip edemeyeceğini görebilirsiniz.


3. Başkalarıyla seks yapmayı düşünüyorsanız:

Ayrılın, eğer...

Seks sadece yatakta bir birliktelikten oluşmuyor. Eğer partneriniz cinsel açıdan size artık çekici gelmiyorsa bu ilişkinin sonuna geldiğiniz anlamına gelir. Başka bir kişiyle seks yaptığınızı hayal ediyor ve düşüncesi bile içinizi titretiyorsa ilişkinizi gözden geçirmeniz gerekir.

Ayrılmayın, eğer...

Çok uzun vadeli ilişkilerde bir süre sonra seks rutin hale gelebilir ve partnerler birbirlerinden bu konuda uzak kalabilir. Normal bir fantezi ile arzuları birbirine karıştırmamanızda tabii ki yarar var. Eğer ilişkiniz cinselliğin yanı sıra çok rayında gidiyorsa, birbirlerine bu konuda daha rahat davranarak açıkça konuşmalarında fayda vardır. İlişkinize yeni heyecanlar katmaya çalışın.

4. Fazla yapışkan olduğunu düşünüyorsanız:

 Ayrılın, eğer...

Eğer partneriniz arkadaşlarınızı görmenizden rahatsız mı oluyor? Ya da arkadaşlarınızla birlikte takılırken, sizi yalnız bırakmıyor mu? Bu sizi çok rahatsız ediyorsa ilişkinizi de mutlaka sorgulamalısınız. Bu durum narsistler tarafından yaygın olarak kullanılan manipülatif bir taktik olabileceği gibi size karşı aşırı bir bağlılık da olabilir. Ancak her iki durumda partnerinizin bunu aşktan ötürü yaptığı görülse de sizi özgürlüğünüzden alıkoyması da inanılmaz can sıkıcıdır. Hayatınıza müdahale etmeye çalışan ve özgür bırakmayan bir kişiyle birliktelik zamanla sizi mutsuz edecektir.

Ayrılmayın, eğer...

Çok stresli bir hafta geçiriyor olabilirsiniz. Eşinizden gelenler de dahil olmak üzere her bir telefon bildirimi sizde bir anksiyete uyandırıyorsa, ara vermeniz gereken şey muhtemelen ilişkiniz değil, programınızdır. Partnerinizle açık açık anlayışlı olmasını ve gerektiğinde birbirinizle telefon ya da mesajlaşmanızı söyleyin. Size ve özgürlüğünüzde karşı anlayış göstermeliler ve belki de bazı işleri sizin elinizden almayı bile teklif edeceklerdir.


5. Ayrı sularda mı yüzüyorsunuz?

Ayrılın, eğer...

Bir ilişkideki duyguların bazen tahterevalli olması normaldir. Ancak partnerinizin size karşı süper olduğunu hissediyorsanız ama siz ona karşı böyle davranamıyorsanız bir şeyler bitmiş olabilir. Ya da ciddi bir ilişki içinde olmak istemeyen birini birdenbire istemeye zorlayamazsınız. Belki zamanlama yanlış olabilir ve bu da bir ilişkide birinin öğrenmesi gereken en zor derslerden biridir.

Ayrılmayın, eğer...

Bir ilişkide ciddi bir gemide olduğunuzu ve ortağınızın tamamen öyle olmadığını mı düşünüyorsunuz? Ona bunu söyleyin. Özel beklentilerinizi bir başkasına yansıtmak adil değildir. Bunun için öncelikle onunla beklentilerinizi anlatan bir konuşma yapın ve sonra buna nasıl bir tepki gösterdiğini görün.

 

6. İlişkide kendinizi sıkışmış ya da sıkılmış hissediyorsanız

Ayrılın, eğer...

Birlikte yaptığınız mükemmel şeylere rağmen kendinizi çok mutlu hissetmiyor musunuz? Eşiniz ya da partnerinizle ile hafta sonları kaya tırmanışı, boyama, geziler yapın. Hala birlikteyken kendinizi rahat ve mutsuz hissediyorsanız o halde ilişkiniz bitmiş demektir. Onda ayrı yaşamanın sosyal hayatınızı renklendireceğini ve hayattan daha çok keyif alacağınızı mı düşünüyorsunuz? Yeni bir partnerle yeni bir başlangıç yapmak, istediğiniz hayatı yaşamanıza yardımcı olabilir.

Ayrılmayın, eğer...

Partnerinizle ilk tanıştığınız dönemler defalarca yemeğe çıkmış ya da gezilere gitmiş olabilirsiniz. Oysa şimdi evde kalıp televizyon izlemek size daha cazip gelebilir.  Toronto Üniversitesinde İlişkiler Psikolojisi dersi veren Doktor Mariana Bockarova, “Partnerinizden sıkılmakla rutinden ya da sık sık yaptığınız şeylerden sıkılmak arasında bir fark vardır" diyor. Bunun için partnerinizle randevu saatlerinizi değiştirip, yeni hobiler seçebilir ya da arkadaş grubunuzu genişletebilirsiniz.


7. Partnerinizin yanında kendinizi sürekli olarak öfkeli hissediyorsanız:

Ayrılın, eğer...

Uzmanlar eğer partnerinizin sizi öfkelendirdiğini ve onun yanında her seferinde çığlık atacakmış hissine kapıldığınızda ondan ayrılmanızı öneriyor. Her seferinde aptalca şakayı  yaptığını ve sıkıcı hikayeyi anlattığını düşünüyorsanız, muhtemelen oturup ilişkiniz hakkında dürüstçe konuşmanız gerekiyor. Yine ilişki uzmanlarına göre, partneriniz sadece mantığınız almayacak şekilde sizi rahatsızlık ediyor hissine kaptırıyorsa gerçekten de ayrılmanız gerekebilir.

Ayrılmayın, eğer...

Sizi rahatsız eden daha derin ve ilgisiz bir şey var. Belki okulunuz çok stresli olabilir ya da yeni girdiğiniz işyerinde patronunuz sizi çileden çıkarabiliyor da olabilir. Belki de siz yaşadığınız stresi partnerinizden çıkarıyor olabilirsiniz. Uzmanlar, "Böyle durumlarda bir savunma mekanizması yaşıyor ama duygularınızı bastırıp, ilerleyen saatlerde bunu partneriniz ve eşinize yansıtıyor olabilirsiniz. Onu da stresinizin kaynağı olarak görüyor olabilirsiniz" diyor. Bu nedenle duygularınızın nedenini iyice tahlil etmenizde ve ona daha nazik davranımızda fayda var.

8. Nadiren seks yapmak istiyorsanız:

Ayrılın, eğer...

Partnerinizle seks fikri sizi tiksindiriyor mu? Bu oldukça kötü bir işaret. Psikolog, Degges-White, "Partnerinizle seks sırasında artık zevk alamıyorsunuz ve onunla seks yapma düşüncesi bile aklınızdan geçmiyorsa, bir şeyler yanlıştır" diyor.

Ayrılmayın, eğer...

Hala partnerinize karşı cinsel bir şeyler hissediyor olabilirsiniz. Ancak sorun belki de sizdedir. Yani sorun belki de sizin cinsel dürtülerinizde geçici bir düşüşten kaynaklanabilir. Evlilik ve ilişki uzmanları, günlük hayatınızda yaşadığınız bir takım sorunların cinsel libidonuzu düşürdüğünü ve bunun da her ilişkide meydana gelebilecek sorunlardan biri olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın. İlişki uzmanı Degges-White, "Baskı, stres, yorgunluk, dışsal talepler - bunların hepsi partnerinizle yakınlaşmak için ihtiyaç duyacağınız duygusal ve fiziksel enerjinin çoğunu alabilir" diyor. Yine antidepresanlar gibi ilaçlar da cinsel dürtülerinizi etkiliyor olabilir, bu yüzden ilişkinizden vazgeçmeye karar vermeden önce bir doktor randevusu ayarlamak gerekebilir.


9. Partneriniz yerine arkadaşlarınızla takılmayı tercih ediyorsunuz:

Ayrılın, eğer...

Partnerizle planlar yapmaktan mı korkuyorsunuz? Uzmanlar, "Zamanınızı arkadaşlarınıza harcayarak, partnerinizden kaçmaya çalışıyorsanız, bu ilişkiyi devam ettirmek istemediğinizin bir işareti olabilir?" diyor.

Belki de partnerinizin yanına gitmek bile istemiyorsunuz. Bu nedenle de sabah 4'e kadar arkadaşlarınızla ve yabancılarla takılmayı tercih ediyorsanız, sorun büyük demektir. Artık ilişkinizi sorgulamanızın zamanı gelmiştir.

Ayrılmayın, eğer.....

Gerçekten sadece arkadaşlarını özlüyorsun. Biriyle ilişkiye bir süreliğine arkadaşlardan daha öncelik vermek doğaldır. Ama zaman geçtikçe sosyal hayatınıza dönmek isteyebilirsiniz. Yani belki de bazı arkadaşlarınız sizi yoldan çıkarmak isteyebilirsiniz.

Uzmanlara göre, "Bu durumda, arkadaşlarınızla daha fazla zaman geçirmek partnerinizi daha az sevdiğin anlamına gelmez" diyor. Sonuçta partnerinizin tüm sosyal hayatınız olmasını beklemek sağlıksızdır. Bu yüzden kendi arkadaş gruplarınıza sahip olmak ilişkinize yardımcı olabilir.

10. Son zamanlarda her zamankinden daha fazla kavga ediyorsanız:

Ayrılın, eğer....

Birbirinize karşı inanılmaz saldırgan ve inciti iseniz, yine bu ilişki de kötü bir sona doğru yaklaşmıştır. Eğer bu kavgalar sıklaşıyorsa ve giderek daha sert bir hal alıyorsa, ilişkinizi mutlaka sorgulayın. Çünkü uzmanlara göre, bir insan olarak temel saygı duygumuzun aşındığını hissettiğimizde, sağlıklı bir sevgi dolu ilişkiyi tamamen iyileştirmek ve yeniden kurmak neredeyse imkansız olabilir.

Ayrılmayın, eğer.....

Aynı fikirde değilseniz, tartışıyorsunuz ama yine de birbirinize saygı duyduğunuzu hissediyorsunuz. Önce onunla sakince konuşmaya önem mi veriyorsunuz? Kendi isteklerinizi ve ihtiyaçlarınızı ifade etmekte biraz güçlük çekiyor olabilirsiniz ama yine de birbirinizi seviyor ve saygı duyuyorsanız ayrılmayın. Uzmanlar birbirinize karşı anlaşmazlıkları sevgi ve saygı ile giderilebileceğini söylüyor. Yine dıştan gelen bir sorun ya da stres te ilişkiyi ağırlaştırıp, sorunlara neden olabilir. Pandemi döneminde de bu stres artmış durumda. Bu nedenle dıştan gelen stresleri mutlaka belirleyin ve birbirinize karşı bu konuda açık olun. Çok fazla tartıştığınızı hissediyorsanız, mutlaka bir ilişki uzmanına başvurun.


11. Partnerinizi değişeceğini umuyorsanız:

Ayrılın, eğer...

Partnerinizin bir kişi olarak büyük ölçüde değişmesini istiyorsunuz. Uzmanlar, birinin değerlerini, kişiliğini, içsel niteliklerinin değişmesini beklemek muazzam miktarda çaba, irade, büyüme ve sıkı çalışma gerektirdiğini söylüyor. Kendilerine bu yönlerini değiştirmedilerse onlarla birlikte kalmaya istekli olup olmayacağını sormalısın. Değiştirmek istemiyorlarsa, terk etme zamanı gelmiştir.

Ayrılmayın, eğer...

Onun  hangi konuda değişmesini bekliyorsunuz? Örneğin, kişiliği ile ilgili değil de, başka bir durumla mı ilgili? Gerçekçi olarak değişiklik yapabileceği konuyu kendi içinizde bir düşünün. Belki de partneriniz iş yaşamında çok mutludur ve gerçekten de kariyer odaklıdır. Hırslı ve çok çalışmaya değer veriyorsa, onu değiştirmek istemenin bir manası olmayabilir. Yani partneriniz hayalindeki evi ya da arabayı almak için kendini çalışmaya vermiş olabilir. Bunu gerçekleştirmesine izin verin. Uzmanlara göre, partneriniz, kararlı ve güvenilir olsa bile, yine de hayal kırıklığına uğrama veya hayatınızda daha büyük bir değişiklik isteme hakkınız vardır. Yani onun da yapmasını istediği şeyi uzun bir süre beklemek istemiyorsanız, kendinizi ayrılmak istediğinizde hiçte suçlu hissetmenize gerek yok.