Aygen Yenigün: Çöl

Birini sevmek ve beraberinde gelişenlerle ilgili bildiğimiz hislere göz kırpan Çöl’ü, yazarı Aygen Yenigün ile konuştuk. Ne demiş yazar? “Aşk… Beklenmedik bir kalp çarpıntısına alışma çabası.”

Aygen Yenigün: Çöl

Çöl’ün ilk sayfasından son sayfasına kadar bizi nasıl bir dünya bekliyor?
Çöl, Ankaralı Ayşegül ile Cenk’in arasındaki aşk, tedirginlik, mutluluk ve gerilimin yanı sıra onların tanışmasına tesadüf eseri sebep olan Havin’in hikayesi de aynı zamanda. Okumak ve meslek sahibi olmak isteyen Mardinli Havin’in öyküsüyle Türkiye’de kız çocuklarının eğitimi konusuna da vurgu var. Kısacası Çöl, Havin’le başlayan, Ayşegül ve Cenk’in aralarındaki aşkın beraberinde getirdiği duygularla ilerleyen bir roman.

Hayatı ve tüm gerçeklerini merkeze alan kitabınızın hazırlık aşamasında ilhamınızı nereden aldınız?
‘Giriş-gelişme-sonuç’ bağlantılarını kurmak ve karakterleri oluşturmak dışında hem karakterleri hem de olayları sağlam temellere oturtmak için bazı araştırmalar yaptım. Belli bir olay ya da konudan ilham aldığımı söyleyemem. Bazen bir sohbette duyduğunuz bir cümle ya da yolda yürürken gördüğünüz bir insan bile ilham olabiliyor. Karakterleri yaratırken, olaylarda da olduğu gibi gerçekçi ve tutarlı olmasına özen gösterdim. ‘Böyle de insan mı olur?’ dedirtmeyecek, sahici karakterler olmaları benim için önemliydi.

Tanıdık duygulara rastladığımız kitabınızda bize nasıl bir yeni pencere açıyorsunuz? Siz, ‘birini sevmek’ konusunda ne düşünürsünüz?
Aşk, mutluluk, endişe, hüzün ve romanda değinilen diğer tüm duygular hepimizin kendine göre yaşadığı, bildiği duygular. Belki bunları Çöl’ün karakterleri üzerinden izlemek, okuyucuya başkalarının bu duyguları yaşama ve bunlarla baş etme veya edememe şeklini göstererek etraflarındakilerin iç dünyasını anlamasına yardımcı olur. Sevmeye gelince; keşke herkes Ayşegül gibi sevse…