İyileştirici dokunuşlar

İyileştirici dokunuşlar

Stres anının terapi ile tekrar yaşatılması, sözlü olumlamalar ve akupunktur noktalarına yapılan dokunuşlarla uygulanan ve enerji bedenindeki blokajları kaldırmayı hedefleyen tapping terapi, fobilerden ağrılara yeme bozukluklarından bağımlılıklara birçok rahatsızlığın çözümü olabilir mi?

Stres günümüzde birçok hastalığın kaynağı olarak görülüyor. Stres ve stres kaynaklı sorunların tedavisinde ise enerji terapisi ya da daha spesifik olarak belirtmek gerekirse “tapping terapi” alternatif bir yöntem olarak uygulanıyor.

Stres anında oluşan yüksek enerji akımının, enerji bedeninde blokajlar yarattığı ve dengeyi bozarak hastalıklara yol açtığı noktasından yola çıkan bu terapi yöntemi ile fobilerden ağrılara kronik hastalıklara kadar birçok sorunun çözülebildiği iddia ediliyor.

Enerji terapisi yöntemlerini kullanarak stres terapisi yapan isimlerden biri de Dr. Asuman Yeni. Beş yıl öncesine kadar tamamen tıbbı alanda çalışan Dr. Yeni’nin, alternatif terapi yöntemlerine yoğunlaşmasının sebebi yaşadığı hayvan fobisi ve bunun enerji terapisi ile kolaylıkla çözüldüğünü görmesi.

“Köpek, kedi, karınca her türlü hayvandan korkuyordum. Kızım eve köpek almak istedi. O arada da bu tip terapiler yapan biriyle yolumuz kesişti. Enerji terapisi ile benim korkularımın çoğu geçince merak ettim. Bu yaşa kadar bu korkularla yaşamıştım, diğer korkularımda da azalma oldu. Ne oldu da geçti derken araştırmaya, öğrenmeye, eğitimlerini almaya başladım. Çünkü modern tıp eğitiminin içinde enerji dünyası yok. O dünyaya girdikçe daha ilginç gelmeye başladı. Sonuçlarını gördükçe, bazen modern tıbbın çözemediği şeylere nasıl nokta atışı ile cevap alındığını gördükçe daha çok heyecanlandım. Bir baktım buradayım, hastalarla çalışıyorum. Birçok hastamda başarılı sonuçlara ulaştım, bunun da keyfi çok büyük tabii ki ” diye anlatıyor Dr. Yeni bu alana yönelişinin hikayesini.

VÜCUDUN ELEKTRİK AKTİVİTESİ BOZULUYOR 
Stres bütün hastalıkların içinde var. Hastalık yapısı itibari ile olumsuz bir şey olduğu için zaten stres doğuruyor ve bu hastalığın gidişatını, iyileşme sürecini etkileyen bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Sadece hastalıkların gidişatı içinde değil, hastalıkları başlatan sebebin büyük çoğunlukla stres olabildiğini gözlemlediğini vurgulayan Dr. Asuman Yeni, şu bilgileri veriyor:

“Stres, bedenin fiziksel, ruhsal, düşünsel sınırlarının zorlanması ile bedenimizin var olan denge durumunun bozulmasıdır. Vücudumuzun bir enerjisel döngüsü var. Vücudumuzdaki her şey enerji döngüsü üzerinden devam ediyor, kaynağını oradan alıyor. Elektriksel bir akım ve bunların kimyasal tepkimeleri etkileyerek devam ettiği bir gidişat var. Stres yüksek bir enerji barındırıyor. Özellikle ani gelen, şiddeti yüksek olan, bizde çaresizlik duygusu uyandıran stres... Böyle şok etkisi yapan dramatik stresler ya da trafik stresi gibi her gün karşılaştığımız kronik stresler; olağan hale gelmiştir ama bir süre sonra o stresin şiddeti de büyüyecektir ve bir patlama yaşanacaktır. Bunlar yüksek enerji barındırdıkları için elektrik aktiviteyi bozarlar ve blokajlar yaratırlar. Bu blokaj dediğimiz şeyi aynı bir elektrik kablosu üzerindeki akımın kesilmesi gibi düşünebiliriz. Yani doğal olarak oradan beslenen enerjisel döngü bozuluyor ve hücresel bazda başlayan şey bir süre sonra dokusal, organsal bazda hastalık yapabiliyor. Bu rahatsızlıklar psikolojik olduğu gibi fizyolojik de olabiliyor. Örneğin bağışıklık sistemimizi düşüren sebeplerin başında stres faktörünün geldiği biliniyor.”

Terapide ise en önemli nokta ana stres kaynağının ne olduğunu bulabilmek. Ana stres kaynağının ne olduğunu bulabilmek için bu alanda birçok çalışma yapılmış. Bazı hastalık grupları ve organsal grupların bazı stres kaynaklarına daha yakın olduğu görülmüş. Örneğin kemik dokusundaki problemler değersizlik duygusu, meme dokusunda anne veya çocuğa ait streslerin, bağımlılıklarda daha çok boşluk duygusu yaratan ayrılıkların, alerjilerde korkuların, akciğerler, solunumla ilgili problemlerde ani şokların altta yatabildiği gibi sonuçlara ulaşılmış.

TERAPİ NASIL UYGULANIYOR?
Terapide girişimsel hiçbir yöntem kullanılmıyor, ilaç verilmiyor. Eğer düzgün giden bir denge varsa bu dengeyi bozacak bir şey yapılmıyor. Sadece bloke olmuş bir enerji bedeni varsa bu blokaj kaldırılıyor.

Tapping terapisinin uygulanması oldukça kolay. Birkaç seanstan sonra hasta kendisi de uygulayabiliyor. Negatif duyguları soruna yol açmadan kendi de boşaltabiliyor.

Örneğin yüzde 95’e yakın başarı elde edilen hayvan, asansör, eşya fobisi gibi fobilerde uygulanan seanslarda o duygu hastaya yaşatılmaya çalışılıyor. Hastanın köpek korkusu varsa terapi köpekle birlikte yapılıyor. Eğer köpek örneğinde olduğu gibi bire bir stres kaynağı ile birlikte terapi yapılamıyorsa hastanın o anı düşünmesi, hissettiği duyguyu tekrar hatırlamasını sağlayıcı bir seans yapılıyor. Hastanın yaşadığı olumsuz duygu tekrar yaşatıldığında da stresi çözecek sözel olumlamalar ve dokunuşlarla uyarılar gönderiliyor. Bu dokunuşlar cilde yakın ve daha kolay enerji gönderilebilecek akupunktur noktalarına yapılıyor.

“Tapping yaparken çalışılan noktalarda hormon bağlantıları bulunuyor ve endorfin hormonu salgılatılıyor. Zaten stresi yaratan kortizol döngüsünün işleme geçmesi, heyecanlanmamız, nefesimizin sıkışması bunların hepsinin kaynağı kortizol döngüsü. Tapping sırasında kortizol hormonu geri çekiliyor yerine endorfin hormonu salgılanıyor. Bu, hastayı rahatlatıyor ve nöral bazda bunlar kayıt altına alınıyor. Daha önce yaşanmış negatif kayıt kalkıyor onun yerine en son kayıt kalıyor” diye konuşan Dr. Asuman Yeni, kuvvetli bir kaydı silebilmek ve yeni bir kayıt oluşturabilmek için bazen terapinin birkaç kez tekrarlanması gerektiğini vurguluyor. Özellikle alkol, madde kullanımı ve beslenme bağımlılıklarında ilk kayıt çok güçlü olabiliyor. Ama fobilerde tek seans yetebiliyor.

Dr. Yeni, enerji terapilerinin her şeyin çözümü olduğu gibi bir iddiada olmadığını, genellikle fizyolojik hiçbir sorunun bulunamadığı ve sorun psikolojik denilen vakalarda gerçekten çözüm odaklı olabildiklerini vurguluyor.



Stres terapisi uygulanılan hastalıklar
. Kronik hastalıklar (kalp hastalıkları, diyabet, böbrek hastalıkları, Alzheimer hastalığı, romatizmal hastalıklar)
. Kanser ve bağışıklık sistemi hastalıkları
. Cilt hastalıkları
. Geçmeyen kronik ağrılar ve şikayetler
. Her türlü baş ağrıları (migren, nevraljik ağrılar)
. Kas-eklem ağrıları
. Boyun-sırt-bel ağrıları
. Fibromiyalji, artrit, vertigo, tinnitus, halsizlik, uykusuzluk, konsantrasyon bozukluğu
. Mide şikayetleri (midede yanma, ekşime, ağrı)
. İrritabl bağırsak sendromu
. Karın ağrısı (şişkinlik, gaz-kabızlık-ishal şikayetleri)
. Cinsel problemler (vajinismus, cinsel isteksizlik, performans kaygısı)
. Beslenme bozuklukları (obezite, anoreksiya, kusma, öğürme)
. Kronik yorgunluk sendromu
. Demans (unutkanlık)
. Depresyon, anksiyete (öfke kontrol bozukluğu)
. Panik ataklar (ölüm korkusu, hastalık korkusu)
. Obsesif kompulsif bozukluk
. Travma sonrası stres bozuklukları
. Kazalar, felaketler, cinsel tacizler, mobbingler
. Değersizlik duygusu
. Suçluluk duygusu
. İlişki problemleri
. Ergenlik problemleri
. Bağımlılıklar (sigara, alkol, madde)
. Alerjiler (gıda, hayvan, çiçek, vb...)
. Fobiler, korkular (Hayvan fobileri, sosyal fobi, yükseklik korkusu, kapalı alan korkusu, yalnızlık korkusu, uçak korkusu)
. Endişe ve kaygılar (Sınav kaygısı, gelecek kaygısı, performans kaygısı)
. Duygusal detoks (rahatlama, gevşeme, yenilenme)

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.