Takıntılıyım, takıntılısın, takıntılı

Zihnimizde kontrol edemediğiniz dürtüler ve düşünceler mi var? Mantıksız olsa bile tekrarlayan eylemleri yapmaktan kendinizi alıkoyamıyor musunuz? Yalnız değilsiniz. Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) Her 50 kişiden birinde görülüyor. Peki, Obsesif kompulsif nedir? Belirtileri ve tedavi yolları...

Takıntılıyım, takıntılısın, takıntılı

Birçoğumuz için takıntılar hayatı yaşanmaz hale getirebilir hele içinde bulunduğumuz pandemi döneminde… Yaşadığımız bu süreçte belirsizliğin devam ediyor olması, kayıplarımızın olması ve günlük rutinlerimizin bozulması kaygıları yönetememeyi, günlük yaşamdaki işlevlerin bozulmasını, duygusal ve sosyal olarak zorlanmamızı da beraberinde getiriyor.

Yazı: Gülru İncu

Çoğumuzun bir şeyleri kontrol etmekle ilgili takıntıları var, örneğin ocağın kapalı olup olmadığını, ütünün fişinin prizde kalıp kalmadığını ya da kapının kilitli olup olmadığını tekrar tekrar kontrol etmek gibi. Bazılarımız temizliğe takıntılı, bazılarımız ise yürürken adımlarını sayma, evden çıkarken sıraya koyduğu işleri yapmadan çıkamama, kaç kez nefes alıp verdiğini sayma gibi rahatsızlık verici davranışlara yönelebiliyor. Bu durum bizi oldukça yoruyor ve tedavi edilmediğinde gün geçtikçe içinden çıkılamaz bir durum haline geliyor. Bu durumda Obsesif Kompulsif Bozukluk’tan (OKB) söz ediliyor. Takıntılarla baş edememe durumunu, bir kişilik zayıflığı ya da irade eksikliği olmamakla birlikte kişinin tek başına üstesinden gelebileceği bir hastalık değil.

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (OKB) NEDİR?

Peki, Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) nedir? OKB tekrarlayıcı bir biçimde devam eden ve kişiye rahatsızlık veren düşünce ve dürtüler sebebiyle kişide anksiyete oluşması (obsesyon) ve kişilerin var olan rahatsız edici düşüncelerin oluşturduğu anksiyeteyi azaltmak ya da korktuğu sonuçtan korunmak adına yaptığı kompulsiyon adı verilen tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerde bulunması durumuna deniyor. OKB, birçok şekilde görülebiliyor ancak uzmanlar çoğu vakanın dört genel kategoriden en az birine girdiğini söylüyor.

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK TÜRLERİ NELER?

  • KONTAMİNASYON VE BULAŞMA: Halk arasında bilinen tabiriyle temizlik hastalığı. Kişi kendisine bir mikrop ya da pislik bulaşacağı endişesiyle sürekli kendini temizleme ihtiyacı hissediyor.
  • ŞÜPHE VE KONTROL: Temizlikten sonra en sık görülen tür. Bir işi sürekli kontrol etme, ‘paranın üstü eksik mi, kapıyı kilitledim mi, ocağı kapattım mı, fişi çektim mi’ şeklinde sürekli şüphe ve kontrol takıntıları gelişiyor.
  • SİMETRİ VE DÜZEN: Evdeki her eşyanın belli düzen ve yerleşimleri var. Onların değişmesinden ciddi rahatsızlık duyma ve eşyaları düzeltmeden duramama durumu.
  • HASTALIK: “Bir rahatsızlık var” endişesiyle sürekli hastaneye gitmek.
  • BİRİKTİRME: Bu takıntıya en iyi örnek çöp evler. Sahipleri aslında pisliğe meraklı kişiler değil. Takıntı önce atamamakla başlıyor. Bir gün lazım olur düşüncesiyle hiçbir şeyi atamamak durumu yaşanıyor.

 

TAKINTILAR

Takıntılar, anksiyete veya tekrarlayan ve ısrarcı düşünceler, dürtüler veya imgeler... OKB’si olan birçok kişi düşüncelerin, dürtülerin veya görüntülerin zihinlerinin bir ürünü olduğunu ve aşırı veya mantıksız olduğunu kabul ediyor. Yine de bu müdahaleci düşünceler mantık veya akıl yürütme ile çözülemiyor.

OKB’si olan çoğu insan, bu tür takıntıları görmezden gelmeye veya bastırmaya ya da onları başka bir düşünce veya eylemle dengelemeye çalışıyor. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, herhangi bir takıntı en az bir saatimizi meşgul ediyorsa, takıntılara hiçbir şekilde engel olamıyorsak ve üzerimizde denetim kuramıyorsak, bu takıntılara vermiş olduğunuz tepkiler günlük işleri yapmamıza ve sosyal hayatımıza engel oluyorsa bu durumda bir OKB tablosundan bahsedilebileceğini söylüyor. En çok karşılaşılan durumlar arasında kontaminasyon yani kirli olabilecek şeylerden korkma veya temizleme dürtüsü, simetrik durmayan nesneleri düzeltmek, cinsel takıntıları zihinden atamayıp bunlarla mücadele etmek, evden çıkarken ya da arabadan inerken kapının kilidini defalarca kontrol etmek, ocağın altını ya da elektrikli cihazları kontrol etmek için geri dönüp bakmak yer alıyor.

OBSESİF KOMPULSİF NEDEN OLUYOR?

Peki, Obsesif Kompulsif neden olur? Obsesif kompulsif bozukluğun başlangıcı veya oluşum nedeni tam olarak bilinmemesine rağmen çevresel ve biyolojik faktörlerin etkili olduğu düşünülüyor. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, hastalığın ortaya çıkmasında genetik, çevresel faktörler ve geçmişteki psikolojik travmaların rolünün büyük olduğunu belirtiyor.

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Klinik Psikolog Cansu İvecen, kişide tekrarlayıcı bir biçimde saplantılı ve zorlayıcı bir takım düşünsel ve davranışsal semptomların dışarıdan fark edilebilecek derecede olduğunu, kişilerin çoğunlukla bu takıntılarının gerçeğe uymadığının ve anlamsız olduğunun farkında olmalarına rağmen önüne geçmekte ve baş etmede güçlük yaşayabildiklerini söylüyor.

Bu gibi düşünceler kontrol edilemez bir şekilde yaşandığı için yaşamdaki işlevselliği bozuyor. Kişinin uyumu bozularak, günlük işlerini yapmakta zorlanabiliyor. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, stresin de obsesyonu tetiklediğini söylüyor: “OKB’nin ortaya çıkmasında stres tetikleyici faktördür. Bir yakının kaybı, taşınma gibi değişiklikler, taciz ya da istismar edilme gibi travmatik olaylar, ayrılık acısı, maddi sıkıntılar ya da iş stresi gibi sorunlar diğer faktörlerle birleştiğinde, obsesyon gelişmesine neden olur ve ortaya çıkan takıntılar kişinin hayatını oldukça zorlaştırır.”

HER 50 KİŞİDEN BİRİNDE GÖRÜLÜYOR

Her yaş grubunda görülebilen OKB genellikle ergenlik dönemi ya da 20’li, 30’lu yaşlarda başlıyor. Hastaların yüzde 50’si 15 yaşından önce yüzde 70’i 20 yaşından önce OKB’ye yakalanıyor. Üç yaşındaki çocuklarda bile OKB görülebiliyor. OKB’nin 50 kişiden birinde görüldüğünü söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, “Genellikle 20-30’lu yaşlarda başlayan OKB, okul öncesi dahil her yaş grubunda görülebilir” diyor.

TAKINTILAR NE ZAMAN ORTAYA ÇIKIYOR?

Kadınlarda ortalama 22-23, erkeklerde ise 16-17 yaşlarında ortaya çıkan takıntılar, erkeklerde erken yaşlarda görülmesine rağmen kadınlarda daha sık görülüyor. OKB’nin özellikle iş hayatını olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olduğunu vurgulayan Dokuzlu, hastaların rahatsız edici düşüncelerden kurtulmak, rahatlamak amacıyla tekrarlayan davranışlara yöneldiğini ve düşüncelerin yarattığı anksiyetenin bazı ritüelleri veya rutin davranışları acil şekilde gerçekleştirme ihtiyacına neden olduğunu söylüyor.

OBSESİF KOMPULSİF NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?

OKB tedavisinde öncelikle hastanın yoğun kaygısının azaltılması amaçlanıyor. Klinik Psikolog Cansu İvecen, en etkin tedavi yöntemleri arasında medikal tedavi ile beraber bilişsel davranışçı terapi yönteminin olduğunu söylüyor. Bilişsel davranışçı terapi yönteminde danışana hastalık ve tedavi konusunda bilgilendirme sağlanıyor. Danışanın farkında olduğu ancak engelleyemediği hastalıkla ilgili felaket içeren bilişler ele alınarak baş etme becerilerini güçlendirmeye yönelik bir takım teknikler uygulanıyor. Davranış terapilerinde ise kişide kaygı oluşturan nedenler belirleniyor ve bu kaygıyı azaltmak ya da korunmak amacıyla oluşturduğu kaçınma davranışları belirleniyor. Böylece danışanla aşamalı oluşturulan bir plan çerçevesinde danışanı bu davranışlarla karşı karşıya getirmek, anksiyeteyi söndürmek ve alışmanın sağlanması amaçlanıyor. Bu nedenle bu gibi durumlarla başa çıkmada güçlük yaşandığında uzman desteği ile beraber, kaygının daha doğru yönetilmesine katkı sağlanıyor.

PSİKOTERAPİ VE TMS YÖNTEMLERİ

Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, OKB’nin depresyondan daha zor tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu, antidepresanları depresyonda kullanılan dozdan daha yüksek dozda vermenin gerekebileceğinin söylüyor. OKB’de tek başına ilaç tedavisi bazen sorunu çözmede etkili değil. Böyle durumlarda tedaviyi psikoterapi ve TMS ile desteklemek çok iyi sonuçlar veriyor, hastaların yüzde 90’ınında tedavi gerçekleşiyor. “OKB’de beynin ön kısmı olan frontal korteks ile alt beyin yapıları arasında bir iletişim kopukluğu oluyor. TMS uyarıları bu iletişimsizliği ortadan kaldırıyor. Ancak bazı durumlarda ilaç tedavisinin her zaman tek başına etkili olamadığı gibi, TMS de bazen tek başına yeterli sonuç veremeyebiliyor. Genel olarak TMS tedavisi düşünülen hastalar, ilaç tedavisinden ya da terapilerden olumlu sonuç alamamış tedaviye direnç gösteren vakalar. Bu nedenle bu hastalara standart tedavi uygulamalarından farklı olarak daha fazla TMS seansı gerekebiliyor. Ağır vakalarda ilaç tedavisi, terapi ve TMS olmak üzere üçlü kombinasyon daha etkili sonuç verebiliyor.”

DEPRESYON İLE OKB FARKLI

Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, birbirine eşlik edebilen OKB ve depresyon hastalığı arasında farklılıklar olduğunun altını çizerek, depresyondaki kişinin düşüncelerinin daha çok geçmişe dönük karamsarlıklar içerdiğini, obsesyonda ise hastanın geleceğe dair endişeler taşıdığını belirtiyor. OKB’nin beyinle ilişkisini inceleyen araştırmalar serotonin üzerinde duruyor.

TİPİK OBSESYON BELİRTİLERİ NELER?

  • Mikrop, hastalık veya kir bulaşmasından korkma
  • Kapı kollarına dokunmaktan, umumi tuvaletleri kullanmaktan veya el sıkışmaktan korkma
  • Kendine veya başkasına zarar vermekten korkma
  • Bir cümle ya da duayı tekrarlama
  • Cinsel veya istenmedik bir davranışta bulunacağına dair bir takım düşünceler
  • Rutin işleri örneğin adımları sayma
  • Eşyaları düzeltme veya dizme ya da simetri takıntısı
  • Kapı, kilit ve ocak gibi eşyaları sürekli kontrol etme
  • Tekrar tekrar duş alma veya el yıkama
  • Günlük işleri belirli sıraya göre ya da belirli bir sayıya göre yapma
  • Uzun süren temizlikler
  • Eşyaları biriktirme ya da atılması gereken eşyaları atamama
  • Mükemmeliyetçilik
  • Aşırı kuşku
  • Sürekli güven duyma ihtiyacı
  • Sevdiklerine kötü şeyler olacağı hissi

 

OKB’Yİ TETİKLEYEN RİSK FAKTÖRLERİ

  • OKB’si olan bir ebeveyn, kardeş veya çocuk
  • Beyninizin belirli bölümlerindeki fiziksel farklılıklar
  • Depresyon, kaygı ve tikler
  • Travma deneyimi
  • Çocukken fiziksel veya cinsel istismar öyküsü

 

İLGİLİ İÇERİKLER