Ahenkli hayat: Hande Soral

Oyuncu Hande Soral’ın berrak, sakin ve dengeli sularında; güneşli bir yaz molası… Cesaret, hayaller ve gelecek hakkında gerçekçi bir Hande Soral karşınızda.

Ahenkli hayat: Hande Soral

Sakin, huzurlu ve güneşli bir sabahın mutlulukla ilgisini keşfetmiş, enerjisi yüksek Hande Soral ile şehrin ortasında bir şehirden kaçış hikayesinde bir araya geliyoruz. Tüm ekip, fotoğrafı görmek için her ekrana baktığında Marakeş’ten Bodrum’a, oradan da Barselona’ya ışınlanmışçasına hayallere dalıp Hande Soral’lı kapak çekimini bir tatil havasına dönüştürmeyi başarıyor.

Hande Soral, uzlaşmayı seven ve ahenkli bir ekip arkadaşı; sevgisini paylaşmaktan asla geri durmayan cömert bir kalp ve elbette ki kariyerindeki yükselişiyle herkesin takdir ettiği istikrarlı bir rol model. Sosyal sorumluluk projelerinden geri durmayan, ‘oyuncu’ kimliğinin ‘oyunculuk’ dışındaki mecburi getirilerinden arınmayı başarmış ve şu sıralarda Bir Zamanlar Çukurova dizisindeki Ümit karakteriyle başarısını bir üst seviyeye taşıyan Hande Soral ile ne bir eksik ne de bir fazla; kelimeleri süslemeden, eğip bükmeden olduğu gibi bir sohbete başlıyoruz…

Elele Temmuz 2021

RÖPORTAJ: SİMAY ENGÜR
FOTOĞRAF: TURAN ERTEKİN
SAÇ: FERİT BELLİ
MAKYAJ: HAKAN KÜLTÜR
STYLING: ŞEYDA SÖZÜER
STYLING ASİSTANLARI: ALP ÇELEBİ, BÜŞRA ÇEVİK
SET ASİSTANI: BİHTER NEYMEN
MEKAN İÇİN; SWISSOTEL THE BOSPHORUS, İSTANBUL’A TEŞEKKÜR EDERIZ.

Yeni sezonda da devam edecek olan Bir Zamanlar Çukurova dizisindeki Ümit karakteriyle ekranlara döndünüz; 70’li yıllarda geçen bir dönem dizisinde yer almak, oyuncu olarak size nasıl hissettiriyor?

Dönem dizisinde oynamak bana zaman yolculuğu yapmak gibi geliyor. Dekor, kostümler, karakterlerin ruhu… Hepsini gezmek, keşfetmek çok keyifli!

Diziye üçüncü sezonunda dahil oldunuz, projeye sonradan dahil olmanın zor yanları oldu mu?

Açıkçası iyi yanları daha fazla diyebilirim. Düzen olarak oturmuş olması ve gidişatını da net olarak görebilmek iyi yanlarından örneğin. Onun dışında uzun zamandır birbirini tanıyan bir ekibin içinde olmak, birlikte oynamaya alışmış bir oyuncu grubuna adapte olmak ve seyirciye yeni bir karakteri tanıtıp kabul ettirmek zor yanlarından diyebilirim.


“Fikirlerimi belirtmekte tabii ki özgür olmalıyım ama zorunda değilim. İstersem anlatırım, istersem tek kelime yazmam, paylaşmam. Kimseye de örnek olmak zorunda olduğumu düşünmüyorum.”

Peki, bir oyuncu olarak geldiğiniz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hep keyif aldığım rolleri oynadım, içinde bulunmaktan gurur duyduğum işler yapmaya çalıştım, bundan sonra da böyle olmasını diliyorum.

Kalabalık bir ailede büyümüşsünüz ve ailenizin büyük çocuğusunuz. Başarılarıyla, küçük kardeşlerin tabiri caizse peşini bırakmayan; ebeveynler tarafından her fırsatta küçük kardeşlere örnek gösterilen ablalardan mıydınız?

Her konuda olmasa da derslerimdeki başarılarımla örnek gösterilen bir ablaydım; ama başka başka konularda da kardeşlerim bana örnek gösterildi. Şimdi ailem zamanında yaptıklarının doğru olmadığını kabul ediyor, haklılar da… Her çocuk kendiyle ölçülmeli.

Yetişkin olduğumuzda ‘çocuk gibi bakabilmek’ bir meziyet seviyesine ulaşıyor… Yanılıyor muyum? Hala bir çocuk saflığında peşinden gittiğiniz, gerçekleşmesini umduğunuz bir şeyler var mı?

Bizim yaptığımız işin ruhunda var bu! Her işimize, sahnelerimize çocuk gibi heyecanlanıyor, inanıyor, peşinden gidiyoruz. Ben o kadar sabırsızım ki hayatımda da istediğim her şeyin o an olmasını istiyorum. Tıpkı bir çocuk gibi…

30’lu yaşların başında ve ayakları yere sağlam basan bir kadın olarak aslında kim olduğunuza ve hayattaki amacınızın ne olduğuna dair fikirlerinizin daha net olduğunu söyleyebilir misiniz?

Tabii ki 20’lere benzemiyor 30’lar… Daha net ve daha kararlı oldum, hayattan istemediklerimin farkındayım artık. Ama 40’lı yaşlarda daha da sağlam yere basıldığı söyleniyor, bakalım göreceğiz.

‘Güvende hissetmek’ sizin için ne anlam ifade ediyor? Bir karar aşamasında güvende hissetme ihtiyacı, genellikle ön koşulunuz mudur?

Güvende hissetmek, benim için tüm ilişkilerin temeli. İş söz konusu olduğunda da olmazsa olmazım tabii ki. Güven üstüne inşa edilen her şeyin de sağlamlığını konuşmaya gerek bile yok. Tüm ilişkilerin en temel ihtiyacı.

Bugüne kadar aldığınız en cesur karar neydi?

Aldığım tüm kararları alırken ‘cesur’ gibi gelse de şimdi bakınca zaten ‘olması gereken’ buymuş diyorum.

Eylemleriniz ve aldığınız kararlar konusunda yorum yapma, açık sözlü olma kotası sınırsı olan biri var mı; yoksa en yakınınız bile olsa eleştiriye tahammül edemediğiniz olur mu?

Herkes! Ailemdeki herkesin böyle bir hakkı var, hepsini de dinlerim ve fikirlerine önem veririm ama uygulayıp uygulamamak da benim hakkım. Biraz kendi bildiğini okuyan biriyim…

Peki, Instagram’da bu denli takip edilen bir isim olarak, fikirlerinizi aktarma ve takipçilerinizi bu yönde etkileme gibi bir sorumluluk taşıyor musunuz?

Asla! Bu konuda çok netim. Fikirlerimi belirtmekte tabii ki özgür olmalıyım ama zorunda değilim. İstersem anlatırım, istersem tek kelime yazmam, paylaşmam. Kimseye de örnek olmak zorunda olduğumu düşünmüyorum.

Eşiniz İsmail Demirci ile uzun zamandır birliktesiniz. Evliliğiniz süresince aşkı tanımlama ve yaşama biçiminizde değişimler oldu mu?

Tarifle anlatabileceğim bir şey yok; ama tabii ki zamanla değişti, evrildi ve daha da güzelleşti... İlişkinin en güzel hali, olgun hali bence.

Dinlenmek ve zihninizi boşaltmak için neler yapıyorsunuz?

Pandemi koşullarında, set dışında evde olduğumdan bolca okuyorum ve seyrediyorum. Seyahat etmek, beni en çok dinlendiren şey ama maalesef bu aralar evdeyiz.

Okuduğunuzda ya da duyduğunuzda ‘işte bu!’ dediğiniz, bağ kurduğunuz ve kendinize zaman zaman hatırlattığınız bir cümle var mı?

Şems-i Tebrizi’den: “Bir an bekle, arkana dön ve unuttuklarını anımsa. Kaybettiysen ara, kırdıysan af dile, kırıldıysan affet: Çünkü hayat çok kısa.” Gabriel Garcia Marquez’den ise: “Bir insanın en büyük hatası başkalarına gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.”

Şu anki stilinizi nasıl anlatırsınız? İmza parçanız, aksesuarınız var mıdır?

Özellikle son yıllarda, tamamen rahatlık üstüne bir stilim var. Güneş gözlüğüm olmadan çıkmam ve ‘freebag’ uzun zamandır vazgeçilmezim.

Duruşunu, halini, tavrını ya da tarzını beğendiğiniz ve size ilham veren kadınlar kimler?

Penelope Cruz, halini tavrını beğendiğim bir oyuncu. Hailey Biber’ın da tarzını beğeniyorum.

Spor, diyet, sağlıklı beslenme… Bunlar sizin için ne ifade ediyor?

Spor ve sağlıklı beslenme, hayatımda daima var ama devamlı olamıyor. Zaman zaman kaçırdığım, bıraktığım dönemler oluyor. Biraz kaçırdığımda tekrar sağlıklı beslenme ve spora dönüyorum; fakat diyet çok nadir ve kısa süreli hayatımda…

‘İşte yaşamak bu!’ dediğiniz anlarda, nerede ve ne yapıyor olursunuz?

Sevdiğim bir şehirde, yanımda sevdiklerimle gün batımında birlikte vakit geçiriyorken derim!

Yaz hayallerinizde neler var?

Uzun bir yurt dışı seyahati hayalimiz var. Gitmediğimiz görmediğimiz yerlere özellikle.

SERBEST ATIŞ

  • Mustafa Kemal Atatürk ile tanışıp baştan sona bir günümü birlikte geçirmek isterdim.
  • Her yeni keşfedilen yerde ilk insan olmak isterdim.
  • Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi adlı kitabı, bir gün film olursa Füsun karakterini ben canlandırmak isterdim.
  • Uçabilme süper gücüm olsun isterdim.
  • Covid-19 yok olsun isterdim.

 


“Ben o kadar sabırsızım ki hayatımda da istediğim her şeyin o an olmasını istiyorum. Tıpkı bir çocuk gibi…”