Feminist bir yükseliş: Vatka

Feminist bir yükseliş: Vatka

Solucan deliğinden geçip, 80’lere geçiş yapıyoruz. İşte Dynasty dizisinin setindeyiz… Hatıralarınızı, vatkaların kararlı duruşları gibi su yüzüne çıkarma zamanı; çünkü bu sezon trendlerin tüm yükü omuzlarda taşınıyor.

Hazırlayan: Simay Engür

Bildiğinizin aksine vatkalar, 1930’lu yıllara kadar kadın modasının yakınından bile geçmiyordu. Vatkanın ilk ortaya çıkışı, Princeton Amerikan Futbol takımının oyuncusu LP Smock’un 1987’de vatkayı ‘koruyucu tabaka’ olarak icat etmesine dayanmakta. Uzun yıllar yalnızca Amerikan Futbolu oyuncularında ve çarkı döndüren eril sistemin takım elbiseli erkeklerinde görüldü. Ta ki 1930’lu yıllarda yükselişe geçen sürrealist akımla ve bu akımın kraliçesi Elsa Schiaparelli’ye kadar. Schiaparelli’nin çeşitli illüzyonist detayları kadın kıyafetlerine eklemesiyle vatkalar, ana akım modayı da etkisi altına almayı başardı. Aynı yıllarda Parisli moda tasarımcısı Marcel Rochas da vatkaları tasarımlarına dahil ediyordu. Ancak vatkanın 30’lardaki asıl yükselişi Letty Lynton filmiyle birlikte gerçekleşti, filmin başrol oyuncusu Joan Crawford’un giydiği aşırı kabarık kollu elbise, tıpkı Schiaparelli’nin tasarımlarındaki gibi dolgulu omuzların popülerleşmesini sağladı. Hollywood, bu yıllardan itibaren moda üzerinde karar mercii olmaya başladı. Çünkü savaştan ve ekonomik buhrandan sıkılan insanlar için sinemaya gitmek ve albenili kostümler giyen oyuncuları izlemek bir nebze olsun bu kaotik atmosferden uzaklaşmalarını sağlıyordu. 1945 yapımı Mildred Pierce filminde yine Joan Crawford’un canlandırdığı Mildred karakterinin vatkalı kostümleri, modaya kesin bir ‘güçlü omuz’ üslubu kazandırdı. Üstelik filmdeki Mildred karakterinin, boşanmış ve iki kızını tek başına büyütme cesaretini gösteren bir kadın olması, vatkanın damarlarına ilk kez feminizm enjekte etmiş oldu. Joan Crawford, görünürde vatkayı omuzlayan bir isim gibi görünse de, elbette görünenin ardında bir tasarımcı yatıyordu: Adrian Adolph Greenberg. Adrian’ın alametifarikasıysa hem Letty Lynton ve Mildred Pierce filmlerinin kostüm tasarımcısı hem de oyuncu Joan Crawford’un sevgilisi olmasında yatıyordu. Biricik sevgilisini omuz yastıklarıyla donatma fikriyse bizzat kendisine aitti. Üstelik tasarımcı, Elsa Schiaparelli’nin de en büyük hayranlarından biriydi. 1940’lara gelindiğinde savaş döneminin sancılı süreci, kadınların kıyafetlerinde de ekonomik formlara gitti. Öyle ki dönemin en popüler moda dergileri bile kadınları ‘victory suit’ olarak adlandırılan iki parçalı takımlara yönlendiriyordu; ta ki Dior’un 40’ların sonlarındaki meşhur ‘new look’ devrimine dek. Dior’un kadınlar için yarattığı bu yeni görünümüyle birlikte, ‘victory suit’ modası ve dolayısıyla vatkalar da popülerliğini kaybederek ana akım modadan uzaklaştı.


Elsa SchiaparellI/1938


Adrian Adolph Greenberg, Joan Crawford/1933


Vatkanın 30’lardaki asıl yükselişi Letty Lynton filmiyle birlikte gerçekleşti.


Mildred Pierce filminde Crawford’un vatkalı kostümleri, modaya kesin bir ‘güçlü omuz’ üslubu kazandırdı.

Girls just wanna have fun*

70’lerde Thierry Mugler gibi markalarda vatkaya rastlasak da; bu omuz dolgularının asıl muhteşem dönüşü 1980’lerde gerçekleşti. Özellikle kadınların iş hayatına girmeleri, söz sahibi olmaya başlamaları ve ikinci dalga feminizmle birlikte vatkalar; güç, komuta ve erkeklerle eşit seviyede söz sahibi olmak gibi mesajlarla ilişkilendirildi ve sosyal hayatın yegane simgelerinden biri oldu. Sosyolojinin en bilinen deneylerinden Cam Tavan etkisine, yani kadınların bir şirkette ne kadar isteseler de cinsiyetleri nedeniyle yükselemeyeceklerini hissetmelerine karşı; ‘güçlü omuzlarıyla çalışan kadın’ imgesi direnen, asi ve son derece feminist bir imaj çiziyordu. 1986’da ortaya çıkan cam tavanı parçalama girişimleri; omuz yastıklarının siyasi ayağını temsil eden kıyafetleriyle, İngiltere’nin ilk kadın başbakanı Margaret Thatcher ile hızlandı. Ayrıca Lady Diana da vatkalı kıyafetleriyle otoritenin başka bir yüzünü temsil ediyordu. Tüm bunların yanı sıra geçmişteki Hollywood etkisinin yerini ise yavaş yavaş televizyon dizileri almaya başladı. Öyle ki Dynasty yani Hanedan dizisi dönemin modasını baştan aşağı değişime itiyordu. Ayrıca gençlerin moda ateşini fitilleyen 1988 yapımı Heathers filmi ve Madonna’nın dünya çapında bir stil ikonu olmasını sağlayan 1985 yapımı Desperately Seeking Susan filmi vatkanın kelebek etkisi misal