Moda saati

Moda saati

Dünya gündeminden derlediğimiz son haberler, 2019 İlkbahar/Yaz Koleksiyonları, defileler ve moda dünyasındaki tüm gelişmeler…

Yazı: Simay Engür

Neon anlaşması
New York Moda Haftası hepimize gösterdi ki, şu an şahit olduğumuz neon çılgınlığı önümüzdeki yaz göreceklerimizin yanında fragman niteliğinde. Prabal Gurung, Tibi, Cushnie ve kırmızı halının vazgeçilmezi Brandon Maxwell başta olmak üzere 2019 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu’nun ana rengi pembe, yeşil ve sarının neona bulanmış tonlarından yana. Bu fosforlu trendi stilinize nasıl uyarlayacağınızı düşünüyorsanız, Blake Lively’nin baştan aşağı neon görünümünü hatırlamakta yarar var.



Şok sanatı
Ufak çapta bir Meksika dalgası yaratan, Victoria Beckham’ın 10’uncu yıl özel fotoğraflarıyla hop oturup hop kalkmış olabilirsiniz. Bunun adı yeni nesil şok sanatı ve ustası tartışmasız Kanye West patronluğundaki Yeezy markasıydı; ta ki ayakları torbadan taşmış Victoria’yı görene kadar. Kabul etmek gerekiyor ki sosyal medyada ne kadar şok dalgası, o kadar reklam. Nice 10 yıllara Victoria Beckham.



Pozitif ayrımcılık
Bir iç çamaşırı defilesinde asla göremeyeceğiniz ne varsa, bu defilede hepsi mevcut. Çünkü New York Moda Haftası’ndan tasarımcı bir Rihanna geçti! Üstelik geçtiğimiz ay düzenlenen Savage X Fenty onun ilk iç çamaşırı defilesi. Bella ve Gigi Hadid kardeşlerin de yer aldığı defilede, tüm gözler sıfır beden olmaktan çok uzak modellerin üstündeydi. Ancak en çok konuşulan 22 yaşındaki karnı burnunda model Woods oldu. Üstelik defilenin ardından bebeğini de dünyaya getirdi. Modada giderek kaybolan kusursuzluk vaadi, henüz klişe mertebesine geçiş yapmadan aynı manzarayı Victoria’s Secret defilelerinde de görebilecek miyiz?



Hav hav manifesto
Tüm gözler lüks ve giyilebilir markaların kesişim kümesindeki The Moschino [tv] H&M koleksiyonundayken, beklenen hamle nihayet geldi. 8 Kasım’da mağazalarda görebileceğiniz koleksiyonun ilk adımında evcil dostlarımız, moda kavramıyla karşı karşıya kalıyor. Kampanyanın ilk fotoğraflarına gelen yorumlar şüphesiz ki ‘çok tatlı’ oldukları yönünde. Antitezindeyse, onları lüks tüketim çerçevesinde bu denli insanlaştırmaya gerek olup olmadığı sorusu yatıyor. Karar sizin!