Pelvik ağrıya yol açan 7 neden

Yaşam kalitesini bozmaktan cinsel hayatı etkilemeye dek farklı sonuçlara yol açabilen pelvik ağrıların neredeyse tamamı jinekolojik nedenlere bağlı olarak görülüyor. Ancak ağrının altında yatan sorunun doğru saptanabilmesi için tedavide multidisipliner yaklaşım öne çıkıyor.

Pelvik ağrıya yol açan 7 neden

Kronik pelvik ağrısı; kadınlarda göbek hizasının altıyla pelvis kemikleri arasında kalan bölgede meydana gelen, aralıklı ya da devamlı, altı aydan daha uzun süren ağrı olarak tanımlanıyor. Bu rahatsızlık yüzde 90 oranında jinekolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkıyor. Ağrının altı aydan uzun sürmesi; yaşam kalitesini bozması, cinsel ilişki sırasında gerçekleşmesi, sosyal yaşamı etkileyecek düzeyde olması ya da uyku düzenini bozması hekimler açısından sorun anlamına geliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Bülent Arıcı, ağrının tedavisinde medikal ya da cerrahi yöntemlerin yanı sıra psikoterapinin de kullanılabildiğini belirterek, “Bu ağrılar devamlı, gelip giden, katı, donuk ya da keskin kramplar şeklinde kendini gösterebilirken, merdiven çıkarken, cinsel ilişki sırasında, idrara veya dışkıya çıkarken ya da hiçbir neden yokken de yaşanabiliyor” diyor.

Tedavi multidisipliner anlayış gerektiriyor

Altı aydan uzun süren kronik ağrıyla hekime başvuran hastadan öncelikle ayrıntılı öykü alınıyor. Bu sayede ağrının şiddeti, karakteri, başlama zamanı ve süresi değerlendiriliyor. Batın ve jinekolojik incelemeden oluşan fizik muayene yapılıyor. Jinekolojik muayenede; ele gelen herhangi bir kitle, organik bir neden olup olmadığının araştırıldığını belirten Dr. Arıcı, şöyle devam ediyor: “Ardından görüntüleme yöntemlerinden faydalanılıyor. Miyom, endometriozis (çikolata kisti) veya kist taraması için ultrason kullanılıyor. Direkt batın grafisi, MR ve batın tomografisiyle de organik nedenler araştırılıyor. Enfeksiyona bağlı bir ağrı olması ihtimaline karşı ise servikal ve vajinal kültür alınıyor. Bu yolla cinsel yolla bulaşan hastalık kontrolü de yapılıyor. İleri tetkiklerde ise hem tanı hem de tedavi amaçlı tanısal laparoskopi yapılabiliyor. Laparoskopi ile batın içerisine girerek kamera yardımıyla herhangi bir enfeksiyon odağı, endometriozis, miyom ya da kist olasılığının varlığı araştırılıyor. Bu tür olguların tespit edilmesi halinde tedavi planlaması yapılıyor.” Ağrıya neden olan çok çeşitli sebepler bulunabiliyor. Bu nedenle de tedavide multidisipliner yaklaşım öne çıkıyor. Fizik muayene ve tetkiklerden elde edilen sonuçlar, kadın hastalıkları ve doğum, gastroenteroloji, üroloji, ortopedi, fizik tedavi uzmanlarının yanı sıra psikiyatrist veya psikologla beraber değerlendiriliyor. Pelvik ağrıların temelinde jinekolojik kaynaklı nedenler ya da farklı başka rahatsızlıkların yattığını belirten Dr. Bülent Arıcı, bu nedenleri ve tedavi yöntemlerini şöyle sıralıyor:

1- Enfeksiyonlar

Kadınlarda alt ve üst genital sistemi tutan akut enfeksiyonlara bağlı olarak rahim, tüpler, yumurtalıklar ve pelvis yan duvarlarında yapışıklıklar meydana gelebiliyor. İlerleyen dönemde ise bu sorun kronikleşerek ağrıya neden oluyor. Antibiyotikle enfeksiyon odağının tedavi edilmesi hedefleniyor. Eğer sorun hastanın sosyal ve cinsel hayat kalitesini bozacak düzeye gelirse, cerrahi işlemlerle yapışıklıklar açılıyor.

2- Endometriozis

Halk arasında “çikolata kisti” olarak da bilinen hastalık, rahim iç duvarının rahim dışında yerleşmesini ifade ediyor. Her adet döneminde rahim iç duvarı kanayarak, kanı dışarı atıyor fakat bu hastalarda tüpler vasıtasıyla geriye doğru (retrograd) kanama gerçekleşiyor. Rahmin dışına yerleşmiş odaklar da hormonlara bağlı olarak bu dönemde kanıyor. Vücutta ise kanama odaklarını ortadan kaldırmak için iltihabi bir reaksiyon oluşuyor. İleriki dönemlerde yapışıklıklar meydana getiren bu reaksiyonlar uzun süreli ağrılara yol açıyor. Yapışıklıklar cerrahiyle ortadan kaldırıyor, çikolata kisti de ameliyatla alınıyor.

3- Miyomlar

Rahim duvarında gelişen miyomlar, adet dönemlerinde kramp tarzı ağrılara neden olabiliyor. Bu oluşumlar bazen büyüyüp dejenere olarak, özellikle gebelik döneminde ağrılara yol açabiliyor. Sonrasında da kronikleşebiliyor. Daha büyük miyomların bağırsaklara ve mesaneye bası yapması sonucu da kronik ağrı yaşanabiliyor. Miyomların alınması ise ağrının ortadan kalkmasına yardımcı oluyor.

4- Zor doğumlar

Zor, uzamış doğumlar ile iri bebeklerde, bebeğin pelvise yaptığı basılarla o bölgedeki bağ dokusunda, sinirlerde ve uterusu tutan asıcı bağlarda yırtıklar meydana gelebiliyor. Yırtıkların büyük olması ise kalıcı pelvik ağrılara yol açabiliyor.

5- İrritabl bağırsak sendromu

Bağırsak enflamasyonuna bağlı olarak bu hastalıklarda ağrı görülebiliyor.

6- İnterstisyel sistit

Üriner sistemde görülen bu rahatsızlıkta, mesanenin enfeksiyon belirtisi olmadan, mesane duvarının enflamasyonuna bağlı olarak ağrı oluşabiliyor. Hastalarda sık idrara çıkma, mesanede basınç hissi ve idrar yaparken ağrı hissi görülüyor. Bazen pelvis bölgesindeki kaslarda spazm tarzı ağrılara da rastlanabiliyor.

7- Psikolojik nedenler

Pelvik ağrı nedenleri arasındaki belki de en önemlisi, hiçbir organik nedene bağlı olmayan, psikolojik nedenlerle ortaya çıkan ağrılar! Bu sorunların yüzde 90’ında organik bir neden etkili iken yüzde 10’unda psikolojik sebeplerle pelvik bölgede kasılma ve ağrı oluşabiliyor. Söz konusu tablonun varlığında antidepresan tedavisine başvurulabiliyor.

* Acıbadem Hayat dergisinden alınmıştır.

İLGİLİ İÇERİKLER

Pelvik taban eğitimi nedir? Hangi durumlarda, nasıl uygulanır?