Siyez buğdayının yükselişi

"Sağlıklı olmak isteyen herkes bu buğdaya sofrasında yer vermeli"

“Yoğunum” geçen yıl en çok kullandığım kelimeydi. Kendimle bir yıl sonu hesaplaşması yaptım. ‘İş’ hanem ne kadar parlaksa ‘beden’ hanem o kadar zayıftı. Sürekli dışarıda yemek 2017’ye 12 kilo fazlayla girmeme sebep oldu. Radikal bir kararla hemen diyetisyen Elvan Odabaşı Kanar’a ekibinden Şeyma Öztürk’e başvurdum. İlk ay 4.4 kilo verdim.


ELVAN ODABAŞI KANAR

Her hafta değişen diyet listemde Siyez bulguru da vardı, tabii Siyez’e ulaşmak o kadar kolay değil. 

Siyez kaybolmaya yüz tutmuş ürünlerin kayıt altına alındığı ve korunduğu Presidia’ya ilk kaydolan ürünlerimizden biri. Presidia ürünlerini sadece özel organizasyonlarda tadabildim. Mikla ve Neolokal menülerinde yer verse de sürekli bu restoranlarda yeme şansımız olamayacağından hep bir web sitesinin Presidia ürünlerini satmasına dair bir hayalim vardı.

Neyse ki bir girişimci bu açığı fark etmiş ve 2n14.com adında bir site kurmuş, sitede Siyez bulguru, eriştesi, mantısı, tarhanası hatta tagliatelle, penne ve raviolisi bile satılıyor. Bu ürünlerin evimize kadar gelmesi büyük artı. Peki ama nasıl kullanacağız bu ürünleri?  

Bir diyetisyen gözüyle bu ürünü nasıl değerlendirdiğini Elvan Odabaşı Kanar’a sordum, “Siyez kesinlikle doyurucu gücü yüksek bir besin. Lezzet olarak daha isli, topraksı bir tadı var ama yerken gerçekten keyif veriyor. Bu buğdayı özellikle iştah yönetimiyle ve sindirim sistemiyle problemleri yaşayan bireyler tüketebilir, aslında sağlıklı olmak isteyen herkes bu buğdaya sofrasında yer vermeli. Danışanlarıma sebzeli veya etli pilav hazırlamalarını, bazen de haşlayıp salatalarına eklemelerini öneriyorum. Unu ile kek, poğaça, ekmek de yapılabilir. Beslenmede çeşitlilik sağlamak için diğer tahıllar da kullanılsın diye haftada 2-3 kez tüketmek yeterli” dedi ve üstüne nefis bir tarif verdi.  




10 bin yıllık Siyez buğdayı bugün 14 kromozom sayısına sahip dünyadaki tek buğday. Günümüz dünyasında buğdayın atası kabul ediliyor ve Fransa, Fas, Yugoslavya ve Türkiye’de yetiştiriliyor. O da sadece Kastamonu’nun birkaç ilçesinde... Yani şanslı dört ülkeden biriyiz. Bu buğday niye diğerlerinden farklı diye de sordum, “Buğday evriminin son noktasında 42 kromozomlu. Siyez ise buğdayın ilkel hali, glüten içeriyor fakat genetiğinde D form mevcut olmadığı için yapısındaki glüten, glüten hassasiyeti yaşayanları rahatsız etmiyor. Bu da sindirim sisteminin daha rahat çalışmasını sağlıyor. Yüksek lifli olması da sindirime yardımcı. Bitkisel protein içeriği yüksek. B grubu vitaminlerinden zengin olduğu için sinir sistemine olumlu etkisi var” yanıtını aldım. 
Evde biraz daha araştırdım, antioksidan kapasitesi yüksek olduğu için göz hastalıklarına karşı koruyucu özelliği dikkatimi çekti. Yaşlanma hızını yönetmeye yardımcı olan riboflavin içeriği yüksek. Antikansorojen.

Ekmeğini ve bulgurunu sipariş ettim, gelir gelmez ilk iş Elvan’ın tarifini de deneyeceğim.

KÖKPANCARLI SİYEZ PİLAVI

200 gr. kök pancar

200 gr. kırmızı soğan

Jalepeno turşu biber

60 gr. siyez buğdayı

1 çorba kaşığı zeytinyağı

1 çorba kaşığı narekşisi

Hazırlanışı:
Kök pancarları küp küp, soğanları ay şeklinde doğrayın. Önce kök pancar sonra soğanları ekleyerek zeytinyağında 5 dakika kavurun. Üzerine jalepeno biber ekleyin ve 1-2 dakika daha kavurduktan sonra üzerine siyez buğdayı ekleyip su katın. Nar ekşisini de ilave ettikten sonra 15 dakika kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişirin ve afiyetle yiyin.