Minik ayaklarına dikkatli bakın

Ortopedik sorunlar bebek henüz anne karnındayken ya da doğar doğmaz tanınabiliyor, erken teşhis sayesinde cerrahi gerektirmeden tedavi ediliyor.


Yazı: Gülru İncu

Uzmanlar, günümüzde ortopedi polikliniklerine başvuran 10 hastadan üçünü 16 yaşından küçük çocukların oluşturduğuna dikkat çekiyor. Çocuklarda görülen ortopedik sorunlar doğumsal olanlar ve sonradan edinilenler olarak iki gruba ayrılıyor. En yaygın sorunların başında gelişimsel düztabanlık, içe basma ve doğuştan çarpık ayak sorunları yer alıyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tuncay Centel, “Çocuklarda ortopedik sorunların daha yaygın olmasının nedeni, soruna neden olan unsurların çeşitliliği… Bu geniş yelpazede sadece doğumsal anomalilerden ya da travma sonucu oluşan rahatsızlıklar bulunmuyor; kas sinir sistemini ilgilendiren bozukluklar, enfeksiyonlar, metabolizma sorunları, tümörler ve sınıfl andırılamayan birçok rahatsızlık da yer alıyor” diyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ufuk Nalbantoğlu ise travma dışında çocuk ortopedisinde en sık rastlanılan sorunların doğumsal ve gelişimsel kökenli olduğunu belirtiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Doğumsal kökenli tablolara yapışık parmaklar, parmak yoklukları, fazladan parmaklar, kalça çıkığı, omurgada doğumsal deformiteler ve doğumsal felçleri örnek verebiliriz. Gelişimsel kökenli sorunlarda ise büyüme ve gelişimi etkileyen çeşitli metabolik veya beslenmeye bağlı durumlar, örneğin raşitizm görülüyor.”

Bu belirtileri atlamayın
Bebeklerde sık görülen durumlardan biri de doğumsal kas kaynaklı boyun eğriliği… Göğüs kafesinin üst orta kesiminden kulak arkasına doğru giden boyundaki bir kasın nedeni bilinmeyen bir şekilde kısalması sonucu ortaya çıkan tablo fark edildiğinde uzmana başvurmak gerekiyor. Tedavi egzersiz ve masaj ile sağlanıyor. Ayrıca ebeveynlerin çocuğu yıkarken, giydirirken fark ettikleri bazı bulgular da altta yatan ciddi bir rahatsızlıklara işaret edebiliyor. Bel bölgesinde görülen sakal tarzı kıllanma, çukurluk, yağ bezesi, kırmızı leke (hemanjiom), doğumsal omurga oluşum bozukluklarının habercisi olabiliyor. Boy atmanın hızlandığı 10-14 yaş grubunda kalçada kaymalar, bel eğriliği; 5-8 yaş grubunda Perthes denilen kalça rahatsızlığı, 5 yaş altı grupta geçici sinovit (eklem zarı iltihabı), tetik parmak ve dadı dirseği de bu şekilde fark edilebiliyor.

İçe basma birinci sırada
Çocuk ortopedistlerine başvuru nedenleri arasında çocukların yürümesi sırasında fark edilen içe basma, içe dönük yürüme, parantez bacak, parmak ucunda yürüme ve aksamaya neden olan sorunlar birinci sırada yer alıyor. İçe basma şikayeti ile gelen hastalar daha çok düz tabanlığı tarif ediyor olsa da en çok görülen şikayet yine de içe basma oluyor. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Doğan, “İçe dönük yürüme; ayaktan, diz bölgesinden ya da kalçadan kaynaklanıyor olabilir. Bu şikayeti olan çocukların mutlaka doktor kontrolünden geçmeleri gerekiyor” diyor. Doç. Dr. Doğan, şunu ekliyor: “Yenidoğan döneminde bacakların içe doğru dönük ve parantez şeklinde olması normaldir ve doğal gelişim sürecinde zamanla düzelir.” Prof. Dr. Tuncay Centel, doğum sonrası ilk 2-3 ay içerisinde fark edilen kalça çıkığı, ayak anomalileri (çarpık ayak, pes kalkaneus, metatarsus varus), ayak parmak anomalileri (polidaktili, kıvrık parmak) ve omurga anomalilerinin ikinci sırada yer aldığını söylüyor. Kırıklar, ezikler, travma ya da zorlama sonucu oluşan olumsuzluklar ise sıklık bakımından üçüncü sırayı alıyor. Kırıklar arasında dirsek çevresi, ön kol alt uç ve köprücük kemiğine ait kırıklar başı çekiyor. Ayrıca, dadı dirseği denilen ve zorlama sonucu ortaya çıkan durumlar da sık başvuru nedenleri arasında...

Çocuğum düztaban mı?
Doç. Dr. Ahmet Doğan, ailelerin düztabanlık konusunda ciddi endişeler taşıdığını ama buna gerek olmadığını söylüyor ve ekliyor: “İki yaşına kadar her çocuğun ayağı, cilt altı yağ dokunun fazlalığına bağlı olarak düz taban görünümünde oluyor. İki yaşından sonra ayakta kavisler oluşmaya ve görünür olmaya başlıyor. 7-8 yaşına kadar bu kavis oluşumu devam ediyor. Bu nedenle erken dönemde tedavi gereksiz ve faydası da yok.” Çocuk 7-8 yaşlarına geldiğinde taban kavisi oluşarak ayak normal şeklini alıyor. Topukların ve ayağın yanlara veya içe doğru kayması, ayak tabanının içe dönük olması, çocukta ayak tabanlarının birbirine bakması durumunda mutlaka uzmana başvurmak gerekiyor. Günümüzde düztabanlık bu yaş grubunda başarılı bir şekilde cerrahi olarak düzeltilebiliyor.

Hangi ayakkabıyı giymeli?
Doç. Dr. Ahmet Doğan, çocukların yenidoğan döneminden bağımsız olarak yürümeye başladığı döneme kadarki süreçte ayağın doğal gelişimi için ayakkabıya ihtiyaç duymadığını hatırlatıyor. Peki yürümeye başladığında o minik ayaklara nasıl ayakkabılar giydirilmeli?
• Yarı sert tabanlı yani önden arkaya doğru ikiye katlanabilen ayakkabılar seçin.
• Çocuğun ayağına tam uyan ayakkabı alın ve ayakkabı eskimese bile altı aydan sonra değiştirin.
• Her ayağın kendine özel bir basış karakteri olduğu için kardeşlerin ayakkabılarını birbirine giydirmeyin.

Tedavide cerrahi şart değil
Prof. Dr. Ufuk Nalbantoğlu, gelişimsel sorunların ancak çocuğun gündelik hayatı ve fonksiyonu bozuluyorsa ya da büyüme gelişmesinde bir sorun oluşma riski varsa cerrahi müdahale gerektiğini söylüyor. Beslenme veya büyümeyi etkileyen sorunlarda esas sorunun ortadan kaldırılmasına yönelik tıbbi tedavi uygulanıyor. Cerrahi düşünülmeyen ya da cerrahi zamanına kadar izlemede olan çocuklarda atelleme ve rehabilitasyon yöntemleri uygulanıyor.

Kalça çıkığı tanısı için ultrason yeterli
Yenidoğan dönemindeki her bebeğin 3.-4. haftalar arasında gelişimsel kalça çıkığı açısından ultrason ile değerlendirilmesi gerekiyor. Kalça çıkığı, halk arasında genellikle doğum sırasında bebeğin bacaktan tutularak çekilmesi sonucu oluşan bir durum olarak bilinse de Doç. Dr. Ahmet Doğan anne karnında bebeğin uygunsuz pozisyonda durmasından ailevi nedenlere kadar birçok nedeni olabildiğini söylüyor. Tüm hastalıklarda olduğu gibi; kalça çıkığı sorununda da erken teşhis hayat kurtarıyor. İlk üç ayda, alçısız ve ameliyatsız, basit bir bandajlama yöntemiyle, tamamen normal bir kalça elde etme oranı yüzde 95’in üzerinde. Ancak teşhis ve tedavide geç kalan hastalarda cerrahi gerekebiliyor. Amerikan Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Salih Marangoz, Türkiye’de kalça çıkığı tablosunun binde 6 oranında görüldüğünü belirterek, “Artık çok azalmış olsa da yanlış bir uygulama örneği olarak kundaklamada bebeğin kalçası ve dizleri düzleştirilmeye, bacakları birbirine bitiştirilmeye çalışılırdı. Bu da doğuştan kalça çıkığı oluşumuna zemin hazırlıyor” diyor.

Çarpık ayak anne karnında fark ediliyor
Çarpık ayak olarak bilinen ‘pes ekinovarus’ Türkiye’de yaklaşık bin doğumdan üçünde görülüyor. Doç. Dr. Salih Marangoz, “Anne karnında nedeni tam olarak bilinmeyen bir şekilde ortaya çıkan, ayaktaki bu içe dönüklük doğum öncesi yapılan ultrasonlarda fark edilebiliyor” diyor. Bu durumun tedavisine mümkün olduğunca erken, eğer mümkünse doğumun ilk gününde başlanıyor. Bebeğin bacakları alçıya alınıyor ve alçılar her hafta çıkarılıp yenileniyor. 5-6 alçı sonrasında küçük bir cerrahi müdahale ile tam düzelme sağlanabiliyor. Gecikmiş olgularda büyük cerrahi girişimler gerekiyor.