Kış hastalıkları

Hastalıkları kapıdan geri çevirmek için ne yapmalıyım diye kara kara düşünüyorsanız, kapıyı çalanlara evde yokmuş gibi davranmak yerine bu mevsimin hastalıklarını daha yakından tanımalısınız.
Yazı: Nilgün Yıldız

Yazdan kışa geçerken eskiden olduğu kadar çok ısı değişiklikleri yaşanmıyor olabilir fakat hastalıklar yine de kış aylarında daha sık karşımıza çıkıyor. Grip virüsü gibi mevsimsel özelliği belirgin olan virüsler dışındakiler, kışın kapalı yerlerde daha uzun kaldığımız ve özellikle de okullar açık olduğu için daha çok görülüyor. Salgınlar ise genellikle kreşlerde başlıyor. Hijyene en az dikkat eden çocuk grubunun 2-5 yaşındakiler olduğunu düşünürsek, onların bulunduğu yerlerde hastalıklar doğal olarak katlanarak artıyor. Çocuklardan aile bireylerine ve onlardan da çalıştıkları yerlere ya da sinema, tiyatro, toplu taşıma alanlarına kolayca yayılıyor. Kış aylarının bu korkulan hastalıkları hakkında Liv Hospital Yenidoğan ve Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Boncuk Dayanıklı’ya danıştık.

KIŞIN KAPIYI ÇALAN HASTALIKLAR

Soğuk algınlığı

Boğaz ağrısı, burun akıntısı ve yüksek ateşle belirti veren bu tür hastalıklar kışın en sık görülenler arasında. Grip kadar ağır geçirilmiyor ancak duyarlı çocuklar, iyi tedavi edilmediğinde orta kulak iltihabı ve bronşite doğru ilerleyebiliyor. Bu hastalıklarda genellikle iştah azalıyor, burun tıkanıklığı ortaya çıkıyor. Biraz zamana bırakıp, çocuğunuzun dinlenmesini ve bol sıvı almasını sağlayarak mücadele edebilirsiniz. Virüs hastalıkları çocuklarda görüldüğü gibi yenidoğan döneminde de görülebiliyor.

Grip
Klasik gripte; ateş, baş ve eklem ağrıları, halsizlik, boğaz ağrısı gibi daha ağır bir tablo oluşuyor. Bu hastalığın tedavisi de yine ateş düşürücü ilaçlar, bol sıvı ve dinlenmesi sağlanarak yapılabiliyor. Grip virüsü hemen her yaşta görülebiliyor. Bazen orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürreye de neden olabiliyor. Üstüne bakteriler ve enfeksiyonlar da eklenebiliyor. Gribin teşhisinde burundan alınan sürüntü yeterli oluyor ve bu da gereksiz antibiyotik kullanımının engellenmesi açısından önemli. Hastalığın ağır geçmesi ve ateşin uzun sürmesi her zaman antibiyotik gerekliliğini göstermiyor. 

Krup
Boğaz ve özellikle ses tellerinin olduğu bölgede ödeme bağlı daralma ve iltihapla oluşan bir durum. Bazı çocuklar daha sık krup oluyor. Boğuk, havlar gibi öksürük özellikle ilk iki gece uykusuz bırakabiliyor ancak buhar ve soğuk havayı içine çekmek hastalığın tedavisinde oldukça etkili bir yöntem. Çocuk ağladıkça nefes alması zorlaşıyor ve paniğe kapılabiliyor. Onu sakin tutmak, dikkatini dağıtmak ve serin havayı (veya varsa evdeki buhar makinesinin yardımıyla) içine çekmesini sağlamak geceyi daha kolay atlatmayı sağlayabilir. Boğuk öksürük birkaç gün sonra yerini daha ıslak bir öksürüğe bırakabiliyor. Tedavisi için bol sıvı almak, dinlenmek ve temiz havalı yerlerde bulunmak gerekiyor. Krup tablosu daha çok 18 ay-5 yaş arasında görülüyor. Bir kez krup olan çocukların tekrar aynı hastalığa yakalanma riski yüksek oluyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.