'Tiyatro bir saygı meselesi'
Ülkede sanat ve sanatçıya yönelik tavır uzun süredir tuhaf, evet. Ama ben bunca yıldır bu mesleğin içinde, haber yapan biri olarak ilk kez böylesine bir şeye şahit oldum...
Ne mi oldu?
Önceki gün İstanbul Kongre Merkezi’nde Gırgıriye adlı tiyatro oyunu sırasında bir izleyici yerini beğenmediği için “Göremiyorum” diye bağırmaya başladı.
Ama nasıl bağırma.
Bakın en başta söyleyeyim; Kavga, tartışma, sıkıntı, organizasyon sorunları bunların hepsine elbette şahit oldum.
Saymakla bitmez.
Anlatsam sayfalar yetmez.
Ancak bir seyircinin, yerini beğenmediği için bağıra çağıra sahnedeki oyuncuyla tartıştığını ilk kez gördüm.
Hele ki o kişi Müjdat Gezen ise vah ki ne vah…
Önceki gün sosyal medyada da çok fazla görmüşsünüzdür. Ben de oradaydım ve şok halinde izledim olup biteni. Zaten sonrasında da Müjdat Gezen rahatsızlandı, hastaneye kaldırıldı.
Ve tabii oyun iptal edildi.
Bakın oyun güzel güzel başladı.
Sahnede oyuncular, tempo yüksek. Salonda 3 bin 500 kişi var ve çoğunluk dört gözle oyunun başlamasını bekliyor.
Nasıl beklemesin? Çocukluğumuzu az sonra sahnede izleyecektik.
“Gırgıriye” adı üstünde; benim ve benden önceki neslin çocukluğu.
Ve sahnede Müjdat Gezen var.
Perran Kutman var. Uğur Dündar var. Var da var…
Ve bunun ötesinde kocaman bir ekip var. Arka planda görünmeyen, evine ekmek götüren yüzlerce emekçi var.
Günlerdir emek verilmiş, sahne hazırlanmış.
İlk gösteriler yapılmış.
Ve bir kişi çıkıyor, bağırıp çağırıyor. Ama nasıl bağırma!!!
Üstelik bağırdığı kişi Müjdat Gezen hoca.
Tabii hoca olayı telafi etmeye çalıştı; “Organizasyon hatası, ben de bazı şeylerden memnun değilim. Ama burada bir sürü insan var, bu kişilere haksızlık. Sizi yarın en önde misafir edelim” dedi.
Ama yok nafile!!!
Bağıran kadına kabul ettiremedi.
Kadın bağırırken bazıları da gaza geldi falan derken olanlar oldu.
Bu yüzden oyun iptal edildi ve 3 bin 500 kişi mağdur oldu.
Bakın, salonda yaşlı izleyici çok fazlaydı. Ayağında, bacağında sorun olduğu belli olan, koltuk değnekleriyle gelen insanlar vardı. Ama birkaç kişi yerini beğenmedi diye birçok insan bu geceden mahrum bırakıldı.
Son yıllarda birçok şey değişti evet kabul ediyorum. Eski sistem, eski düzen, eski saygı yok. Çok kötü ve saygısız bir çağa denk geldik bunu da kabul ediyorum.
Çoğu zaman da hiçbir şeye çıkmıyorum, gitmiyorum, kimselerle görüşmüyorum. Ama böyle sanat izlemekten mahrum bırakılınca çıldırıyorum.
Çok üzgünüm ve önceki gün de birçok kişi ben de çok ama çok üzüldüm.
Hala aklım almıyor. Sahnede usta bir isimle , hele ki bu isim Müjdat Gezenle böylesine tartışmak hiç yakışmadı hiç!!!
Bu açık bir saygısızlıktı.
Tiyatro sahnesi hiçbir şeye benzemez. Tiyatro izlemek adap ister. Böylesine bir çıkış, böylesine bir edepsizlik…
Ben daha önce görmedim.
Bunu bilir, bunu söylerim.
Ve fakat, lakin, ama!!!
Üç-beş kişinin rahatsızlığı yüzünden 3 bin 500 kişinin mağdur edilmesi doğru değildi. Müjdat Gezen’in “Çıkaralım arkadaşları, diğer izleyici için oynayalım” demesini gönül isterdi ama olmadı.
Keza bunca yıldır ustalardan “Her koşulda perde açılır” sözleriyle büyüdük. Öyle ki bu usta isimlerin, en zor şartlarda, hatta hayatlarındaki büyük acılara rağmen sahneye çıkıp oyun oynadıklarına şahit olduk.
Bu yüzden şaşkınım.
Oyuncuların, özellikle Müjdat Gezen ve Perran Kutman gibi isimlerin duygusal yapısını bildiğim için haklı bir yan bulmaya çalışıyorum. Ama keşke bu güzel gece, üç-beş kişinin densizliğine kurban gitmeseydi.
Yazara Ait Diğer Yazılar
'Geçmişin yüküyle yaşamak mı, onu taşıyıp yükselmek mi?'
'Biz buradan nasıl çıkarız dememiz gereken zaman'
'Yaşamdan İzler'
'Satıcının Ölümü: Sahnedeki gerçek, içimizdeki çöküş'
'Kadınlar iş dünyasında oyunun kuralını yeniden yazıyor'
'Moda ve tekstil denince de Cem Boyner'
'Bazı şarkılar öylece dinlenip geçilemiyor'