Masallar ülkesinde iki gün

Ve koca bir kış boyunca beklediğimiz o gün geldi; karneler alındı, birinci sınıfı geride bıraktık.

Okumayı sökme, el yazısıyla yazmayı öğrenme gibi zorlu süreçlerden sonra alınan karneyle birlikte verilen yaz ödevlerini şöyle bir kenara koyduk ve ‘önce tatil’ dedik. Bu yıl eşimin işleri sebebiyle Leyla ile baş başa tatil yapacağımızdan, araştırmalara haftalar öncesinden başlamıştım. Zaten Leyla büyüdükçe seçimlerimizi onun daha çok eğleneceği ve mutlu olacağı bölgeler ve oteller üzerinden yapıyoruz artık. Bir kere deniz suyu daha erken ısınan bölgelerde, çocuklara yönelik aktiviteleri daha geniş olan otelleri tercih ediyoruz. Her ne kadar sevmesem de havuz bir çocuğun eğlencesi için ne yazık ki olmazsa olmaz unsur. Ayrıca tek başlarına bir yere kadar idare ediyorlar, siz de anne-baba olarak enerjiniz yettiğince onunla vakit geçiriyorsunuz ama başlarında aktivite yaptıracak oyun ablası veya abisi varsa tatil, tatile benziyor işte! Bu beklentilerim ışığında otel arayışına girmişken ve önceliğim onun çok eğlenmesiyken, son dönemde sıkça adını duyduğum Antalya Belek’teki The Land of Legends’tan davet gelince ‘İşte aradığım yer’ dedim. Türkçe karşılığı ‘Efsaneler Ülkesi’ olan bu otelde bizi bekleyen iki günlük maceraya kendimizi teslim etmek üzere kızımla yola koyulduk.



Gerçek bir çocuk oteli
Eğlence ve yaşam destinasyonu olarak kurgulanan ve geçtiğimiz yıl açılışı yapılan otel, aslında bir ‘otel’ konseptinden çok daha fazla. İçeri adım atar atmaz kendinizi Disney’de gibi hissediyorsunuz. Her köşede sevdiğiniz bir çizgi film kahramanını göre göre odanıza çıktığınızda ikinci sürpriz karşılıyor sizi. Türkiye’nin çocuklara özel ilk oteli Kingdom’da masallardan ilham alınarak tasarlanan odamız, ikimizi de başka bir dünyanın içine çekiverdi. Odayı keşfettikten sonra aşağıya indiğimizde ise macera ve eğlencenin birleştiği Legend of Aqua’da; süratli kaydıraklar, çılgın nehir, watercoaster çıktı karşımıza. Beyaz kumsallar arasında dalga ve sörf havuzlarının yanı sıra Leyla’nın en çok ilgisini çeken şey ise Afrika penguenleri ve yunuslar oldu elbette. Herkesin hayallerini süsleyen masalsı bir dünyada, Franco Dragone tarafından tasarlanan birbirinden farklı ve özgün kostümlere sahip karakterlerle yapılan gösteriler, su oyunlarıyla çocuğunuzun yaşayacağı adrenalin etkisi, heyecan ve coşku, bir ailenin neden burayı tercih etmesi gerektiği sorusuna en güzel cevap oluyor bence. İki güne kocaman ve unutulmaz anılar sığdırarak otelden ayrılırken Leyla’ya ‘Seneye yine gelececeğiz’ sözünü, içim rahat bir şekilde verdim çünkü bu sayede ben de yeniden çocukluğuma dönebileceğim!



Bunları yanınıza alın!
Çocuğunuzla tatile çıkıyorsanız, bunları mutlaka bavulunuza atın:

• Her şeyden önce çocuğunuzun yanında götürmek istediği eşyaları onunla beraber konuşarak kara verin. Başta çocuğunuzla anlaşırsanız tatilde çıkacak bir krizi baştan önlemiş olabilirsiniz.

• En az iki mayo ve şapka. Onun için ayrı bir plaj havlusu.

• Şampuan, sabun, yüksek koruma faktörlü güneş kremi.

• Sineklere karşı sprey ya da tablet.

• Sevdiği oyuncakları, kitapları, yanından ayırmadığı her ne ise o.

• Ateş ölçer, ateş düşürücü ve ağrı kesici şurup.