Yoksa çocuğum teknoloji bağımlısı mı?

Çocukların bilgisayar, tablet, televizyon gibi cihazlarla ne kadar vakit geçireceklerine dair kabul edilmiş bir zaman olmamakla beraber çocuğun yaşı, bilişsel, psikolojik, fizyolojik ve sosyal gelişimine dikkat edilerek ebeveynlerin bir süre belirlemesi öneriliyor.

Teknolojiye karşı olan bir anne değilim. Belli ölçülerde, kontrollü olarak çocuğun kullanmasına razı gelindiğinde, zararı değil aksine faydası olduğunu düşünüyorum. Leyla iki yaşına kadar hiç televizyon izlemedi diyebilirim. Sonrasında, dönemine uygun programlarla ilerledik kısıtlı sürelerde... Ama yaş büyüyüp, arkadaş çevresi genişledikçe tabletler, cep telefonları hayatımızın tam ortasına gelip yerleşti. Öyle günde 15’er dakika izletmeler falan yalan oldu. Sürenin uzamasından hiç hoşnut olmadığımı fark edip olaya el atmam gerektiğini anladım. Çocuğuna sürekli “Manuel oyunlar oyna” diyen bir kadınım şimdi ama ne kadar başarılıyım tartışılır. Öyle ya, benim çocukluğumda ne bilgisayar vardı ne cep telefonu ve gerçekten çok iyi vakit geçiriyordum. Okul dışındaki zamanlarda kahvaltıdan sonra kendimi sokağa atar, akşama kadar da eve girmezdim. Saklambaçtan futbola sokakta ne oynanabilirse hepsini tüketirdim kan ter içinde. Yaşadığımız apartmanın hemen yanındaki Coşkun Amca’nın bakkalının aylık gelirinde bayağı katkım olduğunu söyleyebilirim. Gelirinin en büyük kısmını metrelerce uzanan lastiklerden kazanıyordu sanırım! 1’ler, 2’ler vız geliyor 5’ler 6’lar benden soruluyordu. O lastikle ne oyunlar oynadığımızı hayal bile edemezsiniz... Gün sonunda mutlaka dizlerimdeki kan kurumuş, elim ayağım simsiyah eve çıkardım. Ve evet, sanırım en mutlu günlerimdi. Hem çok esnektim hem sağlıklı ve zayıf. Üstelik onlarca çocuktuk; arkadaşlarıma küstüğüm de oluyordu ama hayal gücümüz o kadar genişti ki her yeni oyun fikri bizi yeniden bir araya getiriyordu.

ASIL BÜYÜKLER BAĞIMLI
Günümüzde ise teknolojik aletlerin kullanımı hayatımızın her alanında etkin ve önemli hale geldi. Tabletimizin veya telefonumuzun olduğu her yer ofisimiz bir kere. Bu çok büyük bir özgürlük ve rahatlık sağlıyor elbette fakat elimizden düşmeyen bu teknolojiyi sadece iş için kullanmıyoruz hiçbirimiz, gerçekçi olalım. Artık herkesin Facebook’u, Instagram’ı, Twitter’ı var; o kadar ki olmayanın garipsendiği, hatta neredeyse ayıplandığı bir dünyadayız. Hepimiz teknolojiye bağımlıyız, kabul edelim. Hal böyleyken istediğin kadar “Çocuğum manuel oyna” desek de, inandırıcılığımızı yitiriyoruz bir noktadan sonra. Hemen her konuda olduğu gibi bu meselede de ikna edici anne-babalar olabilmek için öncelikle söylediklerini kendi uygulayan yetişkinlere dönüşmeliyiz. Peki ama içinde bulunulan çağın bir öğesi olma özelliği taşıyan bu aletleri çocuklardan saklamak mı doğru, yoksa belli ölçüde kullanmalarına izin vermek mi? Zararları neler ve bunlardan onları nasıl koruruz? Ne zaman bir çocuğa ‘teknoloji bağımlısı’ denir? Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Psikolog Sena Sivri’ye bunları ve aklıma takılan, diğer merak ettiğim tüm soruları sordum. Bakın neler anlattı...

ZİHİNSEL GELİŞİMDE PROBLEME NEDEN OLABİLİYOR
“Tüm teknolojik araçlar çeşitli alanlarda hayatımızı kolaylaştırıp bilgiye ulaşmamızı, keyifli zaman geçirmemizi sağlıyor. Yapılan birçok araştırma, faydaları olduğu kadar zararları olduğunu da bize gösteriyor. Özellikle çocuklarda yaratıcılıklarını geliştirip, öğrenmelerine ve keyifli zaman geçirmelerine katkı sağladığı kadar konsantrasyon güçlüğü, şiddet ve taklitçiliğe yönlendirme, bağımlılık yaratma, el eklemlerinde problemler gibi psikolojik ve fizyolojik zararlara da yol açtığını gözlemliyoruz. Bilgisayar, telefon ve tablet okuma-yazma becerisi gelişmiş çocuklar ve yetişkinler için iletişim aracı olma özelliğini taşır fakat okul öncesi çağ için iletişim aracı değildir. Bu yüzden sadece bunlarla oynayan okul öncesi çağı çocukları sosyalleşmeden uzaklaşır, beş duyuyla deneyimleyebileceği uyaranlardan mahrum kalır ve iletişim becerileri ile zihinsel gelişimlerinde problemler ortaya çıkabilir. Aynı yaşta iki çocuktan biri akranları ve zihin gelişimini destekleyici oyuncaklarla oynayıp diğeri sadece televizyon, tablet, telefon gibi elektronik cihazlarla vakit geçirdiğinde ikisinin psikolojik, fizyolojik, bilişsel beceri ve sosyal gelişimlerinde farklılıklar ortaya çıkacaktır.”

CEP TELEFONU YAŞI 11-12
Kafamı kurcalayan en önemli sorulardan biri de, cep telefonu hadisesi... “Çocuklara cep telefonu verme yaşı kaç olmalı?” dediğimde Psikolog Sena Sivri şunları söylüyor: “Cep telefonu kullanımı hassas bir konu. Artık ilkokul öğrencilerinin cep telefonuna sahip olduğunu gözlemlemekteyiz. Burada izlenecek yol, çocuğun bulunduğu okul/sınıf çevresiyle de ilişkili olma özelliği taşıyor. Bütün sınıf arkadaşlarında var olan bir şeyi çocuktan sakınmak, çocuğun sosyal ortamda rahatsızlık hissetmesine yol açacaktır. 11-12 yaş civarı internet erişimi kısıtlı ve kurallar konularak çocuğa cep telefonu kontrollü bir şekilde verilebilir. Burada sosyal medya kullanımı, internet kullanımı, tanımadıklarıyla iletişime geçme, aplikasyon satın alımı gibi konularda çocukla konuşulup sınır çizilmeli ve kontrol altında tutulmalı.”



SOSYAL PLATFORMLAR NE ZAMAN?
“Çoğu sosyal medya ağı, teorik olarak 13 yaş altındaki kullanıcılar için üyelik açmıyor fakat burada girilen yaş beyan alındığından, her yaş yazılıp kontrolsüzce çok küçük yaştaki çocuklar sosyal medya hesapları edinebiliyor. Avrupa’da ve ülkemizde sosyal medya açılma yaşına ilişkin sınırlama ve düzenlemeler getirilmeye çalışılıyor. Çocuğun psikososyal gelişimi açısından daha gelişmiş, daha bilinçli, farkındalığının artmaya başladığı yaşlarda (16 yaş civarı) sosyal platformlara dahil olması en sağlıklısı olacaktır.”

Anne-babalara teknoloji ödevi
• İlk olarak çocuğunuz için rol model olduğunuzu unutmayın. Sizi sürekli bilgisayar veya telefonla ilgilenirken gören çocuğunuz her ne kadar anlatsanız da, bunun onun için zararlı olacağını anlamayacaktır. Çocuğunuzun yanında mümkün olabildiğince elektronik cihazlarınızdan uzak durun.

• Özellikle 0-3 yaş arası çoğu anne-baba yemek yedirmekte zorlandığında video ya da çizgi film izleterek yemek yedirmeyi tercih eder. Çok zorlandığınız durumlar hariç bunun yerine kendiniz şarkı söylemek, hareketli oyuncaklarla dikkatini çekmek gibi yöntemleri kullanmayı deneyebilirsiniz.

• Çocuğunuzu televizyonun karşısında tek başına bırakmayın. Gerçeklik algısının sağlıklı oluşması için çizgi film dışındaki şeyleri izlerken bunların masallar gibi kurgu olduğunu anlatın.

• Televizyon ya da bilgisayar başında geçirilen zamanı azaltmak adına çocuğunuzu kitap okumaya teşvik edin. Siz de örnek olun, beraber kitap okuyun. Çocuğunuz okuma çağına geldiğinde evde kitap/gazete vs. okuma zamanları oluşturun.

• Mahremiyet algısı, internet ve sosyal medyada karşılaşabileceği tehlikelerden çocuk haberdar edilmeli ve bu konuda açık bir iletişim kurup anne-babasından destek alabileceği mesajı verilmelidir.

• Çocuğunuzda teknoloji bağımlılığından şüphelendiğinizde onunla iletişim kurup konuşup, sosyal faaliyetlere yönlendirdiğiniz halde bunlarla ilgilenmek yerine elektronik aletlerin başında zaman geçirmeye devam edip vazgeçemiyorsa bir uzman desteği almak önemlidir.

• Çocukla beraber verimli zaman geçirmek çocuğun bilgisayar ya da tabletle çok vakit geçirmesinin de önüne geçecektir. Onun ihtiyaçlarını belirleyip o doğrultuda oynanan oyunlar, yapılan aktiviteler çocuğunuzu teknolojik cihazlardan uzak tutmakla beraber psikososyal gelişimini ve aile içi bağlarını da geliştirerek güçlendirecektir.