Erkeğin R noktası

Erkeğin R noktası

Bu da neyin nesi? Bir çeşit ‘geri vites sendromu’. Yani tam ‘işte o adam’ dediğimizde yok olan erkeklere rotamızı çeviriyoruz şimdi...

Yazı: Simay Engür

‘G’ meselesinin kadın-erkek ilişkilerinde atardamar olduğu aşikar. Onlarca yıl ilişki uzmanları, cinsel terapistler ve biz kadınlar dümeni bu yöne kırdık, malum noktayı aradık durduk. Mesele çözüldü, çözülüyor derken ise yeni bir konu noktalanmayı bekliyor; erkeklerin ‘R’ noktası! 

ARGODA SIK SIK KARŞIMIZA ÇIKAN ‘GERİ VİTES’ KAVRAMINI ERKEĞİN BİR KADINDAN TAM GAZ KAÇIŞI OLARAK DA İFADE EDEBİLİRİZ. Nedensiz zannettiğimiz şok ayrılıkların altında erkek arkadaşımız ya da eşimizin R noktasına bilmeden indirdiğimiz sert ve ritmik darbeler yatabiliyor. Biz aşkın çiçek bahçesinde koşarken ortamı bir kaos ortamına çeviren erkekler de şüphesiz bizim de etkimizle topuklamak için yol aramaya başlıyor. Bu durum sadece yeni başlayan ilişkilerde değil uzun soluklu ilişkilerde bile ansızın devreye girebiliyor. Peki bize ne yapmak düşüyor? Cevap basit: R noktasını bulmak!

ONUN PSİKOLOJİSİ, ONUN KARARI

Tahmin edeceğiniz gibi bir kadının G noktasını bulmak ne kadar zorsa, erkeğin R noktalarına genel bir açıklık getirmek de bir o kadar güç. Elbette ki her insanın soğuma nedeni ve ters yöne koşma hızı farklı fakat erkeklerin son düzlükte bir anda vitesi geriye almalarının bir nedeni olmalı. İlk kural kendini suçlamamak. Karşınızdaki insanın sizden uzaklaşmasının nedeni sizin yaptıklarınızdan çok onun psikolojisiyle ilgili. Klinik Psikolog Zeren Okçuoğlu Kadıoğlu; “Bazen kadınlar, eksik ya da hatalı yaptıkları bir şey olup olmadığını sorgulasalar da aslında çoğu zaman süreç karşıdaki kişinin psikolojisiyle ilgili. Yani her ilişki bireyin kendi dinamiklerine ait şeyleri canlandırıyor ve bunlardan bazıları kişiye iyi gelmeyebiliyor. Bu da bir erkeğin ilişkiye devam edemeyeceğini hissetmesine neden olabiliyor” diyor.

GÜÇSÜZ CÜCE SENDROMU

Virginia Woolf, varolan muğlak durumun peçesini ‘Kendine Ait Bir Oda’ kitabında şöyle aralıyor: “Bütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler. Uygar toplumlarda hangi işe yararlarsa yarasınlar, bütün şiddet ya da kahramanlık eylemlerinde aynalar gereklidir. İşte bu yüzden Napolyon da Mussolini de kadınların erkeklerden aşağı olduğunda bu kadar ısrarcıdırlar, eğer onlar aşağıda olmasalardı kendileri büyüyemezlerdi. Bu da çoğunlukla kadınların erkeklere gerekli olduğunu kısmen de olsa açıklamaya yarıyor.” Yani çoğu erkek için kadınlar ayna niteliği görüyor. Yansımalardan hoşlanmazlarsa, mevcut aynayı yok etme yolunu seçiyorlar. Klinik Psikolog Kadıoğlu erkeğin ani geri vitesinin ardındaki sebeplerden birini hiç de uzak olmadığımız bir yaklaşıma bağlıyor: “Çocukluğumuzdan beri öğrenmiş olduğumuz bazı öğretiler erkeğin kadından statü olarak daha üstün olması gerektiğini yoksa bu ilişkinin/evliliğin yürümeyeceğini gösteriyor. Son yıllarda kadın-erkek arasındaki fark gittikçe yok olmaya başladığı için bu inanış eskisi kadar geçerliliğini korumasa da; kendi statüsünün çok üzerinde bir kadınla ilişkisinin olması bazı erkekleri kaygılandırıyor ve özgüven sorunu yaratıyor.” Yani ataerkil normların aksine ne istediğini bilen, güçlü ve geleneksele başkaldıran bir kadın; karşısındaki erkeğe psikolojik boyutta 7 Cüceler’e 8’inci olmaya adaymış gibi hissettiriyor. Peki sonuç? Tabii ki vites yine geriye alınıyor ve gaza basılıyor.

PASİF OLMA!

Erkeklerin her ilişkide iktidara oynadığı doğru fakat kadının edilgenliği bir süre sonra can sıkıcı olabiliyor. Birlikte çıkılan ilk akşam yemeğinde hangi boş masaya oturmanız gerektiğini bilmiyorsanız ya da sohbet esnasında devamlı ‘sen bilirsin’ diyorsanız kolay lokmalığın titreşimlerini karşı tarafa yollamış oluyorsunuz. Bu titreşimlerse erkeğin beynindeki R noktasını harekete geçirmeye yetiyor. Tamamen karşısındaki erkeğe göre hayatını düzenleyen, kendi doğruları olmayan, fazlaca uyumlu, sürekli kendini kurban etme pozisyonunda olan kadınlar bir noktadan sonra erkeklere sıkıcı gelmeye başlıyor. O zaman ne yapmamız gerekiyor? Hayatta mutlaka bazı prensiplere sahip olmalıyız. Erkekler, hamle yapmalarını gerektirmeyecek bir iktidardan genellikle hoşlanmıyor hatta sınırları belli plastik bir ilişkidense, prensipleri için direnen bir kadının rahatsız edici hazzı onlara daha cazip gelebiliyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.