Bahar Korçan'dan "Toz"

Bahar Korçan, 1982 yılından beri moda dünyasında pek çok kişinin hayalini kurduğu başarılara imza attı. Moda sektörüne çok ter akıttı, çok yoruldu. Artık bu çarkın bir halkası olmak yerine kendi zincirinin peşine düştü. Korçan’ın hayat yolculuğunu ve yeni koleksiyonu ‘Toz’u dinledik.
Yazı: Sinem Gürleyük

O Türkiye’nin en tecrübeli ve başarılı tasarımcılarından biri. Sadece moda konusunda değil, pek çok konuda rüşdünü ispatladı. Seramik tasarladı, koltuklar giydirdi, şiirler yazdı… Tasarım yeteneğini sanatla birleştirip hepimizin hayran olduğu işler ortaya koydu. Derin düşüncelerle hazırladığı koleksiyonlarını zamanın hızına yetiştirmekten vazgeçen Korçan, artık canı ne zaman isterse, ne zaman kendini hazır hissederse o zaman koleksiyonlarını sahipleriyle buluşturuyor. İki senedir üzerinde çalıştığı ‘Toz’ koleksiyonuyla yakında yeni bir yolculuğa çıkıyor. Çok detay vermiyor ama bir sergiyle tanıtacağı koleksiyonunun insanları çok oyalayacağını, bir bulmaca gibi kendi yolculuklarına çıkmalarını sağlayacağını söylüyor. Farkındalığın kocaman bir boyutu olduğunu vurguladığı yeni tasarımları için büyük heyecan duyan Korçan’ın kadınlara en büyük tavsiyesi giyinirken kendilerine acımasız davranmamaları.

 “Asıl isteğim inandığım felsefeyi paylaşmak”
Artık moda sisteminin içinde çok fazla olmak istemediğimi herkes biliyor. Her sezon iki koleksiyon, her ay yeni ürünler… Sisteme hizmet ederken sizden istediklerini hızla vermediğiniz zaman o dişlilerin arasında kaybolup gidiyorsunuz. Alexander McQueen gibi bir dehayı bile intihara sürükleyen bir sistemden bahsediyoruz. Tam o dönemde kendime bir sene zaman verdim, kendimi yeniden dinledim. Ben bu kadar zamansız bir şey yaparken ve esas derdim insanlarla inandığım felsefeyi paylaşmakken, bu acayip kapitalist ve insanı yok eden sistemin içinde benim ne işim var dedim. O farkındalıktan sonra sistemden kendimi soyutladım. Ne zaman istersem, ne zaman hazır olursa o zaman bir koleksiyon hazırlıyorum.

Farkındalığın ‘Toz’ boyutu
İnandığım felsefe hayatı biraz daha farkına vararak yaşamak üzerine… Çok kısa bir oyun hayat. Onun için her an çok kıymetli. Ben de mesleki yaşantımla felsefemi birleştirip öyle yaşamaya çalışıyorum yıllardır. ‘Toz’ da aslında geldiğim enteresan bir nokta. Toz bilimi diye bir şey var. Uzaydan her gün dünyaya düşen korkunç miktarda bir toz var. Halbuki o tozun her tanesi bize çok şey anlatıyor. Çöldeki bir toz ya da şehirde balkonda biriken toz… Hangi insandan ya da hayvandan geliyor? Neticede topraktan var oluyoruz ve öldüğümüz zaman bedenimizi toprağa gömdüklerinde aslında evrenden aldıklarımızı geri veriyoruz. Ve sonunda bir toz tanesi olarak yolculuğa katkıda bulunuyoruz. O kadar ufak şeyleri kafaya takıp hayat sonsuzmuş gibi yaşıyoruz ya hani, işte bu noktada farkındalığın kocaman bir boyutu toz.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.