Dilek Hanif: “Sürdürülebilir koleksiyonlar arttı”

Moda tasarımcısı Dilek Hanif ile hem doğaya hem insana saygılı, sürdürülebilir koleksiyonları konuşuyoruz. Satın alma alışkanlıklarımızın nasıl değiştiğini ve yeni önceliklerimizi keşfetme zamanı.

Dilek Hanif: “Sürdürülebilir koleksiyonlar arttı”

Moda tasarımcısı Dilek Hanif, pandemi dönemiyle beraber insanların doğaya saygılı ürün satın alma adına daha bilinçli olduğunu, artık bu bilinçle üretilen ürünlerin gündemde olduğunu vurguluyor. Hem insana hem doğaya saygılı, sürdürülebilir koleksiyonları ise artık daha sık göreceğimizi müjdeliyor.


Dilek Hanif

Pandemi giyim alışkanlıklarına nasıl yansıdı? Bu konudaki gözlemleriniz neler?

Pandemide alışkanlıklarımızda birçok değişiklik oldu. Evde bulunduğumuz süreler uzadığı için bu dönem herkesi son derece rahat ve evde giyeceğimiz kıyafetlere yöneltti. Bu durumun bir süre daha böyle gideceğini düşünüyorum. Bu dönemdeki gözlemlerimden biri; insanların doğaya saygılı ürün adına daha bilinçli olması, dolayısıyla doğal kumaş tercihleri artmaya başladı. Markalarda da bunu gözlemlememiz mümkün. Artık bu bilinçle üretilen ürünler gündemde. Hem insana hem doğaya saygılı, sürdürülebilir koleksiyonları artık çok daha sık görüyoruz.

Evden çalışmak hangi trendlerin öne çıkmasına neden oldu?

Evde çalıştığımız süre içinde daha rahat kıyafetler tercih etmeye başladık. ‘Pandemi eşofman trendini patlattı’ dememiz doğru olur. 2020 ve 2021 eşofman ve homewear tarzı kıyafetlerin senesi oldu. Benim gözlemlediğim bir nokta, eşofmanlar öne çıkarken tayt alışkanlığının ikinci planda kalması oldu.

İnsanlar artık şık görünmekten çok kendilerini iyi hissetmeye ve rahatlığa odaklanıyor. Bu devam edecek mi?

Evet, bu çok doğru. Belli bir süre bu trendin devam edeceğini düşünüyorum. Bazı insanlar ‘bu hep böyle devam edecek’ görüşünde ama ben aynı görüşte değilim. İnsanlar her ne kadar rahatlığa ve doğallığa alışmış olsalar da zaman içinde şık olmak, hoş görünmek ve kendilerini iyi hissetmek için özenli giyinmeye geri dönecek. Bundan yüzde 100 eminim ve olması gereken de bu.

“Pandemi döneminin yıldızı eşofmanlar oldu” dediniz. Yaz aylarında da rahatlık ön planda mı olacak? Yaz sezonuyla ilgili bize birkaç tüyo verebilir misiniz?

Bol ve rahat elbiseler, keten tunikler, dökümlü gömlekler, kapüşonlu parçalar, geniş kesim pantolonlar rahatlıklarıyla bu yaz daha da öne çıkıyor.

Yeni sezonda gardırobumuza eklememiz gereken en önemli parça ne?

Bol ve rahat elbiseleri gardıroplara eklemek çok faydalı olur. Hem gündüz hem gece farklı renklerde aksesuarlarla zenginleştirilmiş elbiseler gardırobumuzun olmazsa olmazı olacak.

2021 yazının öne çıkan renkleri neler?

Bu sezonda da doğal tonları ve toprak renklerini sıkça göreceğiz. Bunun yanında teknolojinin artan varlığı ve bunun renklere yansımaları sıkça hissedilecek. Canlı, parlak maviler örneğin aqua maviler, mint yeşilleri etkisini gösterecek.

Yaz aylarında plajlarda hangi desenler ön planda olacak?

Pandemide en çok özlenenlerden biri de tatil oldu. İnsanların uzun süredir tatil hayali kurmaları plaj modasına yansıyor. Günlük giyimde doğallık ön plandayken plajda daha cesur kesimler ve renkler kendini göstermeye hazırlanıyor. Düz ve doğal tonların yanı sıra leopar deseni ve çiçek deseni ön planda olacak. Bunun yanında plaj kaftanları ve büyük boy şapkalar da plaj şıklığını tamamlayacak ikililer olarak öne çıkıyor.

Tasarımlarınızda son dönemde size en çok neler ilham veriyor?

Son dönemde Türkiye’nin birçok yerini gezdim ve doğal kumaşlarla ilgili çalışmalarım oldu. Hem couture hem de hazır giyim koleksiyonu olmak üzere iki yeni koleksiyon hazırladım. Couture için bu sene gelinlik koleksiyonu hazırladım ve yaşadığımız şartların da etkisiyle daha doğal ve daha sade parçaları tercih ettim. Hepimizin ihtiyacı olan o sadeliğe, doğallığa doğru yöneldim. Hazır giyim koleksiyonumda ise tezgahlarda dokunmuş doğal kumaşlar benim çıkış noktam oldu. Bu kumaşlardan koleksiyonlar yapmak istedim.

Gelinlik koleksiyonunuz hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Gelinlik koleksiyonu bu sene özellikle couture ve demi couture olarak hazırladığım bir koleksiyon oldu. Şartlardan dolayı çok geniş ve büyük kapsamlı düğünler yapılmıyor. Bu sebeple talepler de genel olarak daha sade ve düz parçalarla ilgili gelmeye başladı. Ben de zamansız bir koleksiyon hazırladım. Koleksiyon; zarafetinden ödün vermeyen, sizi gecenin yıldızı gibi hissettirecek ama bir o kadar da sade ve şık gelinliklerden oluşuyor.

Türkiye’de moda tasarımının gelişimini nasıl buluyorsunuz?

Bu konuda önemli adımlar atıldığını ve gerçekten çok ciddi yol kat ettiğimizi düşünüyorum. Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (GATHİB) tarafından, Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğünde, Tekstil Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi iş birliğinde gerçekleştirilen ‘Doku Kumaş Tasarım Yarışması’nın koçluğunu üstlendim. Bu benim için inanılmaz derece değerli. Birikimlerimi yarışmacılarla paylaşabilmek ve onların tasarladığı kumaşlardan bir koleksiyon hazırlayarak bu koleksiyonu bir defileyle sunmak benim için ayrı bir zevk olacak. Bu tarz çalışmalar Türkiye’deki moda sektöründe tasarımcı anlamında çok büyük katkılar sağlıyor. Bu proje beni çok heyecanlandırdı, çünkü kumaşın tasarımcıları yönlendiren bir etkisi var. Dolayısıyla bu kumaş yarışması da tasarımın vazgeçilmez parçası ve tasarımcıyı çok destekliyor. Türkiye tekstil anlamında çok gelişmiş bir ülke, çok önemli değerleri var. Bunu tasarımla birleştirince çok daha zevkli ve önemli işler çıkacağını düşünüyorum. Çünkü kumaşla tasarım birbirinin tamamlayıcısı. Dolayısıyla da Türkiye’de bu işin daha da gelişmesi, tasarımcıların kumaş olarak daha güçlü malzemeler bulabilmesi çok önemli. Yarışmaya başvurular 21 Haziran tarihine kadar “dokusundasanatvar.org” adresinde devam ediyor. Yarışmanın finali ise ekim ayında yapılacak.

“Türkiye tekstil anlamında çok gelişmiş bir ülke, çok önemli değerleri var. Bunu tasarımla birleştirince çok daha zevkli ve önemli işler çıkacağını düşünüyorum. Çünkü kumaşla tasarım birbirinin tamamlayıcısı.”