“Her zaman hedeflerim yüksek oldu”

Bu cümle Marks&Spencer Pazarlama Grup Yöneticisi Ahu Ayan'a ait.

Kariyerinizle ilgili en çok gurur duyduğunuz anı anlatabilir misiniz?
Aklıma ilk olarak beni manevi olarak çok doyuran bir proje geliyor: Yaptığımız özel bir sosyal sorumluluk projesi. Marks&Spencer ve AÇEV işbirliğiyle gerçekleştirilen projeyle 35 bin anne ve çocuğun eğitimine destek verdik. Böyle bir projenin parçası olmak çok gurur vericiydi.

Zirveye çıkmak için yeni mezunlara vereceğiniz tavsiyeler neler?
Genç nüfusun dinamizmi ve enerjisi her marka için önemli. Bu enerjiyi olumluya çeviren, istekli olan, deneyimli kişileri izleyen, dünya insanı olarak kendini yetiştirmeye çalışan ve gündemi takip eden herkes olması gereken zamanda kendi hayatının zirvesine çıkacaktır.

Marks&Spencer’da pazarlama grubunun başına geçmeniz nasıl gerçekleşti?
1997 yılından bu yana Marks&Spencer’da çalışıyorum. İş hayatına pazarlama asistanı olarak başladım. Ancak her zaman hedeflerim yüksek oldu. Yıllar geçtikçe ve pazarlama ekibi büyüdükçe, reklam ve halkla ilişkiler bölüm yöneticiliğine yükseldim. Bu dönemde yeni sorumluluklar aldım ve yeni projelere imza atılmasına katkıda bulundum. Edindiğim tecrübeler, yoğun çalışma temposu ve meslek tutkum birleşip bana grup yöneticiliği pozisyonunu getirdi. 2003 yılından bu yana pazarlama grup yöneticisi olarak görev yapıyorum. Tabii dört mağazadan 45 mağazaya çıkan uzun bir yolda, çok yoğun tecrübeler, öğretiler ve çok güzel birliktelikler yaşadım.

Kadınlar için çok önemli bir sektörün içindesiniz. Bu sektörün en büyük zorluğu ne?
Perakende sektörü çok dinamik bir yapıya sahip. Bu dinamizm ve koşuşturma içerisinde en önemli faktörler doğru zaman yönetimi, doğru karar alabilmek, rakipleri ve pazarı takip ederek doğru planlama ve yönetim yapabilmek. Böyle bir tempo, doğal olarak çok büyük bir koşuşturma getiriyor. Aslında bu sektörün en büyük zorluğu yoğun temposu.

Marks&Spencer’ın sektörde yarattığı en büyük farklılık nedir?
Mağazacılık sektöründe dünyada 127 yıldır, Türkiye’de ise 16 yıldır zincir mağazaları ile hizmet veriyor. Bu süre zarfında sektörü birçok yenilikle tanıştırdık, alışkanlıkları değiştirdik ve birçok konuda sektöre öncülük ettik. Ülkemizde şu an 12 ilde, 45 mağaza ile tüketicilerimizle buluşuyoruz. Bu mağazalarda kadın, erkek, iç giyim, kişisel bakım, çocuk ve ev koleksiyonu ürünlerinin tamamını departman tarzı mağazacılık anlayışıyla aynı markanın güvencesi ve kalitesi altında tüketicimizle buluşturarak farklılık yaratıyoruz.

Sizin alışverişle aranız nasıl? Çok alışveriş yapıyor musunuz?
Doğrusu alışverişi çok seviyorum. Sanırım sevmeyen kadın da yoktur, kendime yakışanı almaya gayret ediyorum ama bazen sektörün içinde olmanın getirdiği doğal sonuç olan moda trendlerini biliyor olmak, alışveriş limitlerini zorlayabiliyor. Ayakkabı ve çanta alışverişi ise benim için ayrı bir keyif.

En son ne satın aldınız?
Marks&Spencer’dan çok şık ve kullanışlı bir elbise.

Marks&Spencer kadınını nasıl tanımlarsınız?
Marks&Spencer kadını; modern, şehirli ve modayı her zaman takip ediyor. Bunun dışında, alışık olduğu kaliteden ödün vermiyor... Her sezon yenilenmek isteyen bir kadın.

Çok fazla çalışıyorsunuz. Kendinize boş zaman yaratabiliyor musunuz? Bu zamanları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir kızım var, boş zamanlarımda mümkün olduğunca onunla kaliteli vakit geçirmeye çalışıyorum. Bunun dışında olabildiğince spor yapmaya ve hobilerime zaman ayırmaya çalışıyorum. Arkadaşlarla yemekli sohbetler vazgeçilmezlerim…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.