Barışa "evet"

Barışa "evet"

İçimizde, yakınımızda, dünyamızda egemen olmasını istediğimiz, hayalini kurduğumuz, aydınlık günler için dilediğimiz BARIŞ. Peki onu bu kadar çok isterken neden savaşı daha çok telaffuz ediyor ve barış için bile “Savaşa hayır” diyoruz?

Stresli anlarla, öfkeli insanlarla
başa çıkabilmek ve kendi iç savaşımızı bitirebilmek için bireylere önerileriniz neler?
Öncelikle gerçeklikte kim olduğumuzu hatırlamaya yönelik bir adım atma
cesareti gösterebilmeliyiz. Her birimiz
kim olduğumuzu biliyoruz aslında, sadece unuttuk. Şimdi hatırlama, yeniden öze dönme zamanı. Dünyanın güzelliklerini görebilmek için, insan varlığı kendi özünün biricik güzelliği ile buluşmalı. Bunun için ilk adım, koşulsuz güven. Dünya gezegeninde varlığınızı sürdürmekte iseniz bunun bir nedeni var. Yaratıcı/Allah/Tanrı/Enerji... Siz nasıl isimlendirmeyi tercih ediyorsanız, sonsuz ve koşulsuz bir sevgi ile bizleri yarattığını her daim hatırlayarak her solukta şükretmeli ve başımıza her ne gelirse gelsin bizim hayrımıza, iyiliğimize yönelik olduğu bilinci ile eylemde olmak öz güzelliğimiz ile ardından dünyanın güzelliklerini görmemize vesile olacaktır.

İçsel barış için affetmek önemli... Kimleri affetmediğimizi nasıl anlarız ve nasıl affederiz?
Bizler ile temasta olan, karşımıza
çıkan her insan varlığı bizi bize aynalar. Karşılaştığınız her kişi bir anlamda
sizsiniz aslında. Bir başka deyim ile eğer
iş arkadaşınızın size yönelik çok agresif davranışları olduğunu düşünüyor ve
ona sinir oluyorsanız, içinizdeki agresif tutumlardan arınmadıkça bilin ki karşınıza hep/daima sizde agresyonu tetikleyecek insan varlıkları çıkacak. Öfke duygusunu deneyimlemek istemiyorsanız öncelikle siz öfke duygusundan arınmalısınız.Aynı şekilde barış istiyorsak öncelikle kendi içimizde kabul etmediğimiz yönlerimizi olduğu gibi kabul ederek tüm hatalarımız ile kendimizi affetmeyi bilmeliyiz. Affetmek, özgürleşmektir. Kendi dönüşümüzü gerçekleştirebilmek için affedebilme eylemini gerçekleştirebilmek oldukça önemli.

“Seni affediyorum” demek ne anlama geliyor, insana ne gibi katkıları oluyor?
Affediyorum diyebilmek aslında davranışların, düşüncelerin ve duyguların yolu ile “Benim öz benliğimi keşif yolculuğumda içselliğimdeki farkındalık zeminimi genişlettiğin için sana, bir diğer deyiş ile Yaradan’a teşekkür ediyor, şükrediyorum” diyebilmektir. Bir varlığı affetmeyi tercih ettiğinizde, affettiğiniz aslında kendinizsinizdir.

Çocuklar dünyayı sevgi yoluna döndürecek rehberler. Özellikle barış konusunda İndigo çocukların çok önemli bir misyonu olduğuna inanılıyor. Buna katılıyor musunuz?
Çocuklar, dünyanın en yüce bilgeleri. Birçocuğugözlemlediğinizdesürekli olarak anda yaşamı deneyimlediğini görebilirsiniz. Düşünceye çok fazla odaklanmadan, tamamen duyguları ile
hareket etmekteler. Bir zamanlar her
birimiz bu şekilde duygularımız ile temasta kalarak eyleme geçmekteydik. Şimdi Dünya gezegeninde can bulmuş çok özel ruhlar
var, bu ruhani varlıklara ‘indigo’ deniliyor. İndigo çocuklarının görevi her birimizin özündeki çocuk ile temasını yeniden yapılandırmak ve tamamen düşünce boyutu ile sınırlandırılmış olan Dünya gezegeninin tekrar sevgi boyutunda var olmasına destek olmak. İndigolar, şu anda hali hazırdaki dünya düzenini yıkmak, işlevsel olmayan her türlü boyuttaki eylemleri dönüştürmek için buradalar. Görevleri de sevgi düzeninde bir dünya oluşturmak için burada bulunan Kristal çocuklara yol açmak ve onlara rehber olmak. Kristal çocuklar, kendilerini bütünü ile duygusal boyutta var eden, empati yetenekleri oldukça gelişmiş olan çok değerli ruhlar. Kristal çocukların belirli bir noktaya odaklanmaları ve sürekli o hal içerisinde kalmaları oldukça güç. Çünkü duygular süreklidönüşümhalindeler.Dolayısıyla bu çocuklar da sürekli dönüşen duyguların izini sürerken; odaklanma güçlükleri çekebilirler ve oldukça hızlı eylemlerde bulunabilirler.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.