Tarihimizin büyük aşkları

Onlar tarihimize bıraktıkları hem kalbimize hem aklımıza kazınmış aşklar. Bir büyük liderden bir şaire, bir müzisyenden bir tiyatro sahnesine uzanan bazen gülümseten, bazen içimizi burkan gerçek hikayeler...
Can Dündar'ın "Yüzyılın Aşkları" kitabı geçmişten günümüze yaşanan en büyük aşkları anlatıyor bize. Mustafa Kemal Paşa'nın Latifesi'ni, Nazım'ın Pirayesi'ni, Yıldız Kenter ile Şükran Güngör'ün gizli evliliğini, Melih kibarın notalarından geçen Çiğdem Talu sevgisini ve daha bir çoğunu bizlerle paylaşıyor. İşte Can Dündar'dan da aldığımız notlar ile tarihimize ismini yazdıran aşkların unutulmaz kadınları...
Latife Hanım – Mustafa Kemal Paşa
Büyük ve hırçın bir aşkın öyküsü. Mustafa Kemal Paşa ile Latife Hanım 1922 yılında tanışıyorlar. İki buçuk yıl süren evliliklerinde yaşananlar birçok söylentiye neden oldu. Tarihteki en büyük aşklardan biriydi kuşkusuz, evlenmeleri tüm dünyada yankı uyandırmıştı. Latife Hanım’ın bu evlilikten sonra hayatı tamamen değişmiş, Mustafa Kemal’in ise askerliği aşkına üstün gelmişti. Ve ikisi de ayrılıkları ardından bir daha evlenmemişlerdi. Mustafa Kemal’in eşi olduktan sonra bir kadın bir daha kimi sevebilirdi ki…
Gazi, 10 Eylül 1922 yılında, zeytin dalları ile bezenmiş açık bir otomobille İzmir’e geldiğinde, Latife Hanım boynunda Atatürk’ün resminin olduğu kolyesi ve mor pelerini ile gelerek Mustafa Kemal’i görmek istediğini söylüyor. “Giremezsiniz burası Başkumandanlık Karargahı” deseler de Latife Hanım kararlılığı ve inatçılığı sonunda Atatürk’ün karşısına çıkıyor. İlk görüşmesinde Mustafa Kemal Paşa’ya hayranlıklarını bildiren Latife Hanım, İzmir’de bir karargah ararlarsa evlerinin hazır olduğunu belirtiyor. 14 Eylül günü Mustafa Kemal, Latife Hanım’ın teklifini değerlendirerek Beyaz Köşk’e gidiyor ve yeni karargahı olarak orada ikamet etmeye başlıyor. Latife Hanım bilgisi ve uluslararası yazışmalardaki yardımları ile Paşa’nın yeni yaveri olmuş. İşte aralarındaki yakınlaşma da böyle başlamış. Paşa’nın Latife Hanım’a evlenme teklifi de oldukça hoş. Bir gün Latife Hanım’a “Bugün odamı siz toplayabilir misiniz?” diye rica ediyor, Latife Hanım da bu teklifi memnuniyetle kabul ediyor. Ancak Paşa’nın odasına girdiğinde çok şaşırıyor, çünkü oda derli toplu, ancak yatağın üzerinde bir tablo duruyor. Latife Hanım bu tabloyu alıp duvara asıyor. Akşam yemekte Mustafa Kemal Paşa soruyor, “Latife Hanım bugün odamda bir şey gördünüz mü?”, Latife Hanım “Hayır, görmedim Paşam” cevabını veriyor. “O zaman lütfen bir gidiverin de oraya, o duvara astığınız resmi geri getirin” diyor Paşa. Latife Hanım getiriyor ve resmin arkasında kendisine zarif bir şekilde edilmiş evlenme teklifini görüyor. Mustafa Kemal ile Latife Hanım’ın aşk hayatları pek parlak geçmese de birbirlerinden sonra bir daha hiç evlenmiyor ve evlilikleri hakkında konuşmama kararını hiç bozmuyorlar. Latife Hanım gerçekten aşık, her aşık kadar kıskanç ve kocasını korumaya çalışan bir kadın, Mustafa Kemal ise disiplinli, özgür ruhlu, bir ülkeyi yeniden kurmuş bir asker. Mustafa Kemal, “Orduları idare ettim ama bir kadını idare edemiyorum” derken, duyguların o söz geçirilmeyen gücünden bahsediyor aslında. 5 Ağustos 1925 tarihinde Mustafa Kemal ile Latife Hanım’ın evlilikleri sona eriyor. Atatürk öldüğünde, Latife Hanım törene gitmiyor ama Jale Tulga’dan Anıtkabir’e giderken bir tek kırmızı gül alıp onu Atatürk’ün kabrine bırakmasını rica ediyor. Ve ekliyor: “Kimden geldiğini anlar o… Ama sen yine de, ‘Bunu Latife gönderdi,’ de…”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.