Mutluluk kovaladıkça kaçar mı?

Mutluluk kovaladıkça kaçar mı?

Mutlu olmak için sarf edilen çaba acaba ters tepebilir mi? Sürekli mutluluk arayışı insanı hasta edebilir mi? Belki de mutlu olamama nedeni kafaya mutluluğu çok fazla takmaktır.

Yazı: Gülrü İncu

KRONİK MUTSUZLUĞUN SAĞLIĞI TEHDİT ETTİĞİ TARTIŞILMAZ AMA SÜREKLİ MUTLULUK ARAYIŞI DA DOĞRU DEĞİL. Sosyal sınıf, empati ve benlik kavramlarının sosyal yaşamı nasıl şekillendirdiği üzerine araştırmalar yapan Psikolog Michael W. Kraus, kısa süre önce yayınlanan bir yazısında mutluluğun karanlık bir tarafının olabileceği üzerinde duruyor. Ona göre ısrarlı mutluluk arayışı kişiyi daha negatif hale getirebiliyor. Mutluluk uğruna mutluluk arayan insanlar, istedikleri kadar mutlu olmadıklarında durum daha kötüye gidebiliyor.

MUTLULUK KENDİLİĞİNDEN GELİŞMEZ
“Mutlu yaşam çaba gerektiren bir yaşantıdır, yani kendiliğinden gelişmez. Mutlu olmak hayatın bir vaadi değildir, aksine kesintili doğası olan, hayatımızdaki soluklanma duraklarıdır” diyor Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Pakize Çervatoğlu Geyran. Ona kulak verdiğimizde ise hep ‘şunları yapmalı’ kısmına odaklandığımızı fark ettik. Biraz da yapmamamız gerekenlere mi bakmalı acaba? Mutluluk o zaman belki de bizi bulacak.

✔ Hayatın esas amacının sürekli mutlu olmak değil, acı ve kederden, yoksunluktan ve kayıptan, tehlikeden uzak durmak olduğunu unutmamalı.

✔ Mutlu olmak için gösterilen aşırı çaba uygunsuz sonuçlar doğurabiliyor. Tatmin olunacağına inanılan seçimlere takıntılı biçimde yaşamak ciddi ve sıkıntılı ilişki sorunları yaratabiliyor.

✔ Mutsuzluğa toleransı olmayanların yanı sıra mutsuz olma takıntısını hayatlarında her dem taze tutarak yaşamı kendilerine zehir edenler de var. Her iki grubun temel sorunu, istekleriyle kendileri dışındaki hayatın gerçeği arasında oluşturamadıkları uzlaşma zorluğu. Kaygı, ümitsizlik ve öfke kaynağı olabilen bu sorunlar dürtüsel davranma, depresyon ve anksiyete nedeni olabiliyor.


MUTLULUĞUN KİTABI
Dalay Lama, Desmond Tutu, Douglas Abrams
Hep kitap
İkisi de 80’li yaşlarını süren iki ruhani lider; Tenzin Gyatso yani Dalai Lama ile Güney Afrika Emekli Başpiskoposu Desmond Tutu Hindistan’da buluşup kendileri için çok önemli bir konuda beş gün boyunca sohbet ediyorlar. Sohbet konuları ise mutluluğun nasıl kalıcı kılınacağı üzerine. Nobel Barış Ödüllü iki adamın deneyimlerini izlemek hem çok öğretici hem de düşündürücü.