Yaz aylarında şok diyetlere dikkat: Tartıdaki ilk kayıp yağ değil kas olabilir

Yaz aylarında kısa sürede kilo verme amacıyla uygulanan şok diyetlerin kas kaybına, metabolizma hızının düşmesine ve verilen kiloların geri alınmasına neden olabileceğini belirten Diyetisyen Gülşah Erhan, sağlıklı kilo yönetiminin kişiye özel planlanması gerektiğine dikkat çekti.

Yaz aylarında şok diyetlere dikkat: Tartıdaki ilk kayıp yağ değil kas olabilir
Elele Online

Elele Online


Yaz mevsiminin yaklaşması ve tatil planlarının başlamasıyla birlikte kısa sürede kilo verme isteği birçok kişide ön plana çıkabilir. Sosyal medya, internet ve kulaktan kulağa yayılan “7 günde 5 kilo”, “3 günlük detoks”, “mucize yağ yakıcı kür” ya da “tek besinle zayıflama” gibi öneriler de bu telaşı artırabilir.

Ancak hızlı kilo verme isteği, çoğu zaman sağlığın önüne geçebilir. Popüler diyetlerin ilk günlerinde tartıda hızlı bir düşüş görülse de birkaç hafta içinde halsizlik, kas kaybı, yoğun açlık hissi, tatlı krizleri ve verilen kiloların geri alınması gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Üstelik çoğu zaman geri alınan kilo, verilen kilodan daha fazla olabilir.

Tartıdaki ilk kayıp yağ olmayabilir

Vücut, uzun süre aç kalmak üzere tasarlanmış bir sistem değildir. Kalori alımının aniden ve ciddi ölçüde azaltılması, metabolizma tarafından bir “kıtlık” durumu olarak algılanabilir. Bu süreçte enerji harcaması azalabilir, kas dokusu enerji kaynağı olarak kullanılabilir ve yağ depoları korunabilir.Yaz aylarında şok diyetlere dikkat: Tartıdaki ilk kayıp yağ değil kas olabilir - Resim : 2

Bu nedenle şok diyetlerde tartıda görülen ilk düşüşün büyük bir bölümü yağdan değil, su ve kas kaybından kaynaklanabilir. Kas kütlesinin azalması ise metabolizma hızının düşmesine neden olabilir.

Diyet sona erdikten sonra normal beslenme düzenine dönülmesiyle kilo almak daha kolay hâle gelebilir. Halk arasında “yo-yo etkisi” olarak bilinen bu durum, yalnızca kilo kontrolünü zorlaştırmakla kalmaz; uzun vadede metabolik sağlığı da olumsuz etkileyebilir.

Kilo yönetimi yalnızca kalori hesabından oluşmaz
Sağlıklı kilo vermek yalnızca kalori kısıtlaması anlamına gelmez. Kilo yönetimi; hormonlar, bağırsak mikrobiyotası, uyku kalitesi, stres düzeyi, fiziksel aktivite, yaş, cinsiyet, kullanılan ilaçlar ve mevcut hastalıklarla birlikte değerlendirilmesi gereken çok yönlü bir süreçtir.

Aynı beslenme programının iki farklı kişide farklı sonuçlar oluşturmasının temelinde de bu etkenler bulunur. İnsülin direnci olan bir bireyin ihtiyaçları ile menopoz dönemindeki bir kadının ya da tiroit hastalığı bulunan bir kişinin beslenme planı aynı şekilde düzenlenemez.

Bağırsak mikrobiyotasındaki dengesizlikler de kilo verme sürecini beklenenden daha fazla etkileyebilir. Bu nedenle kişiye özel planlanmamış, tek tip beslenme programları çoğu zaman sürdürülebilir değildir.

Yaz ayları sağlıklı alışkanlıklar için fırsat sunabilir

Yaz mevsimi, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmak açısından önemli bir fırsattır. Mevsimin sunduğu taze sebze ve meyveler, daha uzun günler sayesinde artan hareket imkânı ve güneş ışığının olumlu etkileri bu dönemi sağlıklı yaşam açısından avantajlı hâle getirir.

Amaç, birkaç hafta içinde hızlı bir değişim elde etmek yerine uzun vadede sürdürülebilecek alışkanlıklar kazanmak olmalıdır.

Haftada 0,5-1 kilogram kayıp hedeflenebilir

Sağlıklı kilo verme sürecinde öncelikle gerçekçi hedefler belirlenmelidir. Haftada ortalama 0,5-1 kilogramlık kayıp, sağlıklı ve sürdürülebilir bir aralık olarak kabul edilir. Daha hızlı sonuç alma isteği ise uzun vadede başarısızlıkla sonuçlanabilir.

Güne yeterli protein içeren bir kahvaltıyla başlamak, her öğünde kaliteli protein kaynaklarına yer vermek, tabağın yarısını mevsim sebzeleriyle doldurmak, tam tahılları ve sağlıklı yağları dengeli biçimde tüketmek gün boyunca tokluk hissine katkı sağlayabilir.

Özellikle sıcak havalarda yeterli su tüketimi ihmal edilmemelidir. Susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su içilmesi, sağlıklı beslenme sürecinin önemli bir parçasıdır.

Hareket yalnızca spor salonuyla sınırlı değildir

Fiziksel aktivitenin yalnızca spor salonunda yapılan egzersizlerden oluştuğu düşünülmemelidir. Düzenli yürüyüş yapmak, asansör yerine merdiven kullanmak, yüzmek ya da günlük yaşamda daha aktif olmak enerji dengesine önemli katkı sağlayabilir.

Mucize vaatlere karşı dikkatli olunmalı

Sosyal medyada karşılaşılan “mucize” çözümlere eleştirel yaklaşılması gerekir. Bilimsel dayanağı bulunmayan detoks kürleri, tek besinle yapılan diyetler, kontrolsüz kullanılan zayıflama ürünleri ve internetten edinilen öneriler sağlık açısından ciddi riskler oluşturabilir.

Özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin kilo verme sürecinde mutlaka uzman desteği alması gerekir.

Sağlıklı beslenmenin amacı yalnızca incelmek değildir

Sağlıklı beslenmenin temel amacı yalnızca daha ince görünmek değildir. Doğru beslenme; kalp ve damar sağlığının korunmasına, kan şekeri kontrolünün desteklenmesine, bağırsak mikrobiyotasının güçlendirilmesine, bağışıklık sistemine katkı sağlanmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına yardımcı olabilir.

Kilo kaybı ise sağlıklı yaşam sürecinin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. Yaz birkaç ay sürse de beden ömür boyu insanla birlikte kalır. Bu nedenle birkaç haftalık estetik kaygılar uğruna sağlığı riske atmak yerine, yaşam boyu sürdürülebilecek doğru alışkanlıklara yatırım yapılmalıdır.

Gerçek başarı, hızla kilo vermek değil; sağlıklı bir bedeni uzun yıllar koruyabilmektir.