#doğakazanacak

#doğakazanacak

İnsan, doğayla mutlu beraberliğinden kopup onu bencilce yönetmeye başladığından beri günden güne tüm yaşamı katlediyor. 6 ünlü isim, en çok rahatsızlık duydukları çevre sorunlarına değinerek, doğaya verdiğimiz zarara bir kez daha dikkat çektiler.

Röportaj: Simay Engür
Fotoğraf: Çağdaş Başar
Styling: Zeynep Şimşek
Saç: Onur Marangoz
Makyaj: Nuvit Tiryaki
Styling Asistanları: Tuğba Çeştan, Murad Valiyev
Saç Asistanı: Burçin Özel
Kıyafetler için; V2K Designers, Sibi Hats, Dolce&Gabbana, beymen, Christian Louboutin, Vakko, Birgül Göralcan Design, Dockers ve cos’a,
Dekor için; Lisan-ı Ezhar, chakra ve Decathlon’a teşekkür ederiz.



Derya Şensoy
Müjgan Ferhan Şensoy
Oyuncu

Tabiatın sahibi değil, bir parçasısın!
“Fabrikalarda etik dışı koşullarda çalıştırılan ve yetiştirilen hayvanların durumu, uzun yıllardır üzülerek ve hassasiyetle takip ettiğimiz bir konu. Bu konunun kendi içinde de birçok alt başlığı olduğundan birkaç cümleyle derdimizi anlatmamız çok zor ancak gerek sütünden, etinden, yumurtasından gerekse kürkünden, derisinden sebep işkence edilen ve vahşice katledilen hayvanların çaresizliği canımızı yakıyor. Tüketim toplumunun umarsızca normalleştirdiği bu duruma dikkat çekip farkındalık yaratma gereksinimi her geçen gün daha elzem bir hal alıyor. Teknoloji ve bilim alanlarında hızla ilerlediğimiz bu çağda, doğaya ve hayvanlara olan duyarlılığımızın aynı hızla geriye gidiyor olması gelecek açısından endişe verici… Kendimizi tabiatın sahibi değil bir parçası olarak gördüğümüz gün, bir değişimin başlangıcı olabiliriz. Hayvanların etik dışı koşullarda yetiştirildiği, işkence gördüğü kurumların bilincinde olup bu konuda empati ve duyarlılığın artması için ulaşabildiğimiz kadar çok insanı bilgilendirmeliyiz. Konuyla ilgili atılacak öncelikli bireysel adımsa, bu vahşi endüstrinin ürettiklerini tüketmemek.”



Özge Özder
Oyuncu/Dernek Başkanı

Yaşam her canlı için tartışmasız bir hak
“Ömrüm dilsiz canların derdini dillendirmekle geçti. Onların yaşadığı haksızlıklarla ilgili vicdan ve adalet duygum öyle yıprandı ki, hayatımın en yoğun döneminde bir dernek kurmaya ve yıllardır başkanlığını yürütmeye, onlarca kampanyaya yön vermeye kadar gitti bu iş. Bana Göz Kulak Ol Duyarlı Yaşam Derneği olarak, kurulduğumuz günden beri farkındalık yaratmak ve insanların sokak hayvanlarıyla empati kurmasını sağlamak, bilinmeyen gerçekleri anlatmak için büyük çaba gösteriyoruz. Çünkü bir hayvanın karnını doyurmak ya da tedavisini yaptırmak çok kıymetli olsa da insanların onlarla empati kurabilmesi ve görülmeyenleri görüp anlaması çok daha önemli. İnsanlarımız bilinçlenmediği sürece onların sorunları da artarak devam edecek. En büyük eksiğimizse, kesinlikle yasa yetersizliği! Sapkın ve cani duygularla suç işleyenlerin hemen hepsinin ilk eylemini bir hayvan üstünde denediğini ve ceza görmedikçe cesaretlenerek çocuklara, insanlara yöneldiğini biliyor musunuz mesela? Hayvansever olmaya gerek yok, bir canlıya zarar veren cani birini layığıyla cezalandırmak hem vicdani anlamda boynumuzun borcu hem de ileride toplum için tehlikeli bir birey yetişmesine engel olmak için adaletin görevi. Siz karanlık bir köşede zevk için kediye veya köpeğe acı veren bir caninin ya da hayvanlara sapkınlık eden bir kişinin elini kolunu sallayarak dolaşmasına, çocuğunuzun başını sevmesine razı olur musunuz? Hayvan hakları yasasının yetersizliği sadece hayvanseverlerin değil, tüm toplumun sahip çıkması ve dillendirmesi gereken bir sorun. İnsanların, hayvanlara yapılan haksızlıklara duyarsız kalmaması ve hayvan hakkı ihlallerinin ağır bir şekilde cezalandırılması gerektiğini her fırsatta dile getirmesi gerek. Dünya, biz kibirli insanoğluna ait değil, onlarla aynı yaşam haklarına sahibiz. Aynı Tanrı’nın çocuklarıyız. Aynı şeyleri hissedip aynı şekilde üzülüyoruz. Her canlı acıyı, açlığı, üzüntüyü, sevinci, sevgiyi ya da şefkati hisseder! Ve her canlı güzel bir yaşamı hak eder.”