'Bayramın tadını kaçırmayalım'

Sizi bilmem ama ben; “Ah eski bayramlar ahhhhhh” diyenlerdenim. Kusura bakmayın ama eskiden bayram sabahlarının bir ritüeli vardı. Erken kalkılır, evde tatlı bir telaş başlardı...

Esin Övet

Esin Övet

Tüm Yazıları Görüntüle

'Bayramın tadını kaçırmayalım'

 

Anneler mutfakta, babalar gömlek ütülerken, çocuklar yeni ayakkabılarıyla evin içinde dolaşırdı. O ayakkabılar serttir, vurur ama yine de çıkarılmazdı. Çünkü bayramdı.

Kapılar çalınırdı.

Şekerlikler açılırdı.

Kolonya dökülürdü.

Ve o evlerde hep aynı cümle duyulurdu; “Bugün bayram… Neşe doluyor insan. Bayramda kavuşma olur, küslük olmaz, komşuluk olur.”

Şimdi her şey çok hızlı.

Mesajlar var, emojiler var, toplu gönderilen bayram kutlamaları var.

Ama bazen o eski kapı çalma sesi yok, ziyaretler yok.

Bir fincan kahve eşliğinde “Nasılsın gerçekten?” diye sormak yok.

Şimdiki çocuklara günler öncesinden “Bayramda nereye tatile gideceğiz?” diye soruluyor.

Hoş, zaten komşu komşuyu tanımıyor. Tanısan bile, böyle bir dünyada hangi kapıya çocuğunu güvenle gönderebilirsin, o da ayrı mesele.

Oysa bayramın özü tam da bizim yaşadığımız gibiydi sanki.

Çocukların gerçekten çocuk olduğu, büyüklerin gerçekten büyük olduğu…

İnsanların biraz durduğu, hatırladığı, gönül aldığı zamanlardı.

Şeker Bayramı sadece tatlıların değil, kalplerin de yumuşadığı bir zaman.

Birinin kapısını çalmak, bir büyüğün elini öpmek, bir çocukla şeker paylaşmak…

Bunlar küçük şeyler gibi görünür ama meğer hayatın en güçlü bağlarıymış.

Bugün dönüp baktığımda bunu çok daha iyi anlıyorum.

Belki de bizden sonra bu gelenekler yavaş yavaş silinecek.

Çünkü yeni nesil bizim bildiğimiz duygularla büyümüyor.

Hatta çoğu zaman o duyguları gereksiz, abartılı ya da anlamsız buluyor.

Ama gerçek şu; bugünlerde herkesin biraz o duygusallığa, o sıcaklığa, o samimiyete ihtiyacı var.

O yüzden belki bu bayram kendimize küçük hatırlatmalar yapabiliriz:

Bayramda;

• Uzun zamandır aramadığımız birini arayalım.

• Bir büyüğün kapısını çalalım.

• Bir çocuğu sevindirelim, harçlık verelim.

• Telefona değil, birbirimizin yüzüne bakalım.

• “Nasılsın?” diye sorup gerçekten cevabını dinleyelim.

Çünkü bazı gelenekler sadece geçmişe ait değildir.

Onlar bizi insan yapan şeylerdir.

Bayramın tadını kaçırmayalım.

İyi bayramlar.