“Doğru bakımla yaşlanmayı geciktirebilirsiniz”

Nilüfer Pazvantoğlu'ndan güzelliğe dair tüyolar.

“Doğru bakımla yaşlanmayı geciktirebilirsiniz”

Cilt kremi seçerken…
Tüm cilt tipleri için en önemli şey, nemlendirme… Eğer cilt 20’li yaşlarda nemden yeterince nasibini almışsa, kırışıklıkların oluşumu da daha geç ortaya çıkar. Yağlı ciltler için ideal olan yosun bileşenli günlük bakım kremleri kullanmak. Meyve asitli kremler ise kuru ciltlerde etkili. Bitkisel yağlardan oluşan esansiyel yağ asidi bileşenli kremler, hassas ciltleri yatıştırıcı etkileriyle biliniyor. 30 yaşından itibaren cildin hücre yenileme sürecini uzatmak için gece bakım kremi kullanmaya başlamak gerekiyor. Hafif, yağsız emülsiyonlar yağlı ve karma ciltlerde etkiliyken, kuru ciltlerin ihtiyacı zengin içerikli kremler olarak öne çıkıyor. Antiaging bakımı 40 yaş altı ciltler için önerilmiyor. Bu ürünlerin erken yaşlarda kullanımı alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Peeling’i kimler yapmalı, kimler uzak durmalı?
Ölü hücreler cilt yüzeyini mat gösteriyor. Cilt yüzeyi ne kadar pürüzsüz ise ten de o kadar parlak ve sağlıklı görünüm kazanır. Bu yüzden peeling ürünleri aşağı yukarı tüm cilt tiplerine uygun olarak geliştiriliyor. Yeni nesil peeling ürünlerinin çok hassas ciltlerde kullanımı önerilmiyor. Ayrıca çok kuru ciltler de bu ürünlere karşı olumsuz reaksiyon gösterebiliyor. Eğer ne yapmanız konusunda emin değilseniz, ürün kullanımı öncesinde doktorunuza danışın. Kullanım sonrasında ciltte kızarıklıklar oluşabilir. Cildinizi acil olarak yatıştırmak için hafif içerikli bir nemlendiriciye ihtiyaç duyabilirsiniz. Peeling uygulamaları ve maskeler cilt yüzeyinde birikmiş atıkların temizlenmesi için birebir. Bununla birlikte peeling’ler cildin kan dolaşımını hızlandırıyor ve ten anında parlak bir görünüme kavuşuyor. Cildiniz kuruysa gerekli cilt temizliğinin ardından krem peeling uygulaması yapabilirsiniz. Bu uygulama genellikle zengin bir içeriğe sahiptir ve cildin daha masaj sırasında gerekli yağı ve nemi almasını sağlar. Sentetik granüllerden oluşan peeling küreciklerinin uygulama sonrasında yıkanabilir olması da pratik bir yöntem. Pek çok granülün içinde tamamen yok olana dek cildi temizleyen çekilmiş kiraz çekirdeği de bulunuyor. Vücut peeling’lerini de cildinizin hassasiyetine göre 1-3 hafta ara ile uygulayabilirsiniz. Kuru ve hassas ciltler için önerilen doğal yağ içerikli tuzlu peeling’ler. Duş ya da banyo sonrasında nemli cilde masajla yedirin ve daha sonra durulayın. Bu yöntem, uygulama sonrasında kullandığınız kremin de ciltte çabuk etki göstermesini sağlar.

Her yaşa farklı bakım
20’lerin ilk koşulu, korunma: 20’li yaşlarda cildin kan dolaşımı normal bir düzende sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Bu yüzden parlak ve pürüzsüz görünümünü koruyor. 25 yaşla birlikte vücudun yaşlanma saati ilerlemeye başlıyor. Vücudun elastin, kolajen ve ter üretimi azalıyor. 20’lerin son demlerinde cildinizde ince de olsa ilk kırışıklıklarınızla yüzleşme hazır olun. Termal suyla ve nemlendiricilerle yapılan ilk bakımlar cildin mümkün olduğunca uzun süre gençliğini korumada etkilidir. Uyguladığınız bakım E ve C vitaminli ürünlerle desteklendiğinde ise hücrelere zarar veren serbest radikallerin nötralize olmaları çok daha kolay olur.

20’li yaşlar için en ideal bakım ürünleri, hafif içerikli jel kıvamındaki kremler ya da losyonlardır. En az bakımlar kadar önemli olan ise cildin güneş ışınlarından korunması. Derinlemesine temizlik de çok önemli. Uyumadan önce makyajınızı iyice temizleyin. Yoksa cildiniz mat bir görünüm alır. Cilt sorununuz yoksa bile günde bir kez süt, krem ya da köpükle temizleyin. T bölgesi olarak bilinen alın, çene ve yanak bölgesi özellikle temiz tutulmalı. Dolayısıyla cildinizi sadece akşamları değil sabahları da temizlemenizde fayda var. 

30’lu yaşlarda güzellik sırları: 30’lu yaşlardan itibaren kadınlar iş-ev arasında gidip gelirken daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor. Yine de cilt henüz gergin, göğüsler ve kalçalar sıkıdır. Sadece göz ve dudak kenarlarında ilk kırışıklıklar görülmeye başlar. Doğru stratejiyle biyolojik saati yavaşlatmak mümkün. Cilt, kendini yenilemek için 28 gün yerine 40 güne gereksinim duymaya başlıyor. Nem ihtiyacını karşılayamadığı için elastikiyeti de azalıyor.

Gündüz UV korumalı bir nemlendiriciyle kırışıklıkları önleyebilir ve vitaminlerle enerji depolayabilirsiniz. A vitamini hücre yenileyici özelliğiyle öne çıkıyor, C ve E vitaminleri ise serbest radikallerle savaşırken aynı zamanda bağ dokusunu sıkılaştırıyorlar. Geceleri ise enzim bileşenli yenileyici bir gece kreminin yanı sıra yeterli uyku öneriliyor. Bu sayede hücrelerin yenileyici mekanizması en yüksek düzeyde olabiliyor. Küçük gülümsemeler, göz kırpmalar ve yüz buruşturmalar henüz derin kırışıklıklar yaratmıyor. Ancak bu yaşlarda göz bakımı önem kazanıyor. Üstelik düzenli olarak ürün kullanmaya başlamanın tam sırası. Göz çevresindeki hassas cildi tahriş etmemek için kremi gözün etrafına sürün, işaret ve orta parmaklarınızla hafif masajlar yaparak yayın. Kalan kremi dudağınızın çevresine sürün. İnce kırışıklıklarınıza ekstra bakım için gözlerinizi haftada iki kez 15 dakika boyunca bakım ürünü sürdüğünüz göz pedleriyle dinlendirebilirsiniz.

Doğru bakımla yaşlılığın ilk belirtilerini geciktirebilirsiniz. 30’larda üzerinde önemle durulması gereken ilk konu da derin cilt temizliği. Sabahları yüzü sadece soğuk suyla yıkamak yeterli olsa da akşamları yüzdeki makyaj artıklarının temizlenmesi şart. Sabahları yüzünüzü yıkadığınız soğuk su uykuyu açarken kan dolaşımını da harekete geçiriyor. Solgun ciltler soğuk-sıcak kompreslerle renk kazanıyor. Akşamları cildinizi temizlerken normal sabunlardan uzak durun çünkü normal sabun cildin çok fazla kurumasına neden oluyor. İçeriğinde aynı zamanda bakım yapan avokado, jojoba ve Hindistan cevizi yağı içeren temizlik ürünlerini tercih edebilirsiniz.

Işığı yansıtan pigmentler içeren bir fondöten, cilde kazandırdığı pürüzsüz görünümle ince kırışıklıkları bile görünmez kılıyor. 30’lu yaşlarını süren kadınların makyaj çantalarında mutlaka bulundurmaları gereken ürünlerden biri de göz çevresindeki halkalar için kapatıcı. 30’ların sonlarına yaklaşanlar için parıltılı farlar artık ‘tehlikeli ürünler’ kategorisinde. Bu tarz parlak farlar göz kapaklarını düşük gösteriyor. Bu durumda gün içinde mat farları tercih edip, parıltı için geceyi beklemeniz gerek.

Öneriler

Yüz temizleyici yerine süt
Sütün içeriğindeki magnezyum, ciltteki fazla yağı nötralize etme gücüne sahip.

Lifting etkili yumurta akı
Yumurtanın akını yüzünüze sürün ve 10 dakika bekletin, yumurta akı kururken sertleşip büzüşür. Böylece yüzünüzdeki ince kırışıklıkları da düzleştirir. Ama yüzde küçük yaralanmalara dikkat! Çiğ yumurta akında bulunan salmonella bakterisi enfeksiyona yol açabilir.

Kuru ciltlere mayonez
Mayonezi yüzünüze sürün, nemli sıcak bir bezi yüzünüze örtün ve maskenin 30 dakika etki etmesini bekleyin.

Avokado kürü
Bir avokadonun etli kısmını çatal yardımıyla ezin. Elde ettiğiniz kürü yıkanmış saçlarınıza sürün ve 10 dakika etki etmesini bekleyin. Avokadonun bileşimindeki E vitamini ve yüksek yağ içeriği saçlarınıza parlaklık kazandırır.

Saç kremi yerine süt
Sütteki yağ ve albümin saçlara özellikle yumuşaklık ve parlaklık sağlar. Sütü boş şampuan şişesine dökün. Yıkanmış nemli saçlara uygulayın ve 15 dakika etki etmesini sağlayın. Ardından soğuk suyla durulayın. Sıcak suyla durularsanız, sütün ekşime riski oluşur.

Parlaklık için limon
Limondaki doğal asit, bakım ürünlerinin kalıntılarını arındırır ve saçların parlamasını sağlar. Bir limonun suyunu sıkın, suyla inceltin ve nemli saçlara uygulayın. 10 dakika sonra saçlarınızı durulayın.

Saç rengini açmak için kahve
Kahve ve kırmızı yaban mersini suyunun özellikle kızıl saçların rengini açıcı etkisi var. Saçlarınızı yıkadıktan sonra durulama suyu olarak uygulayın. Kahverengi saçlarda yarım litre kahve kullanın, saçlarınız sarı ise karışıma 6 adet limonun suyu ve bir çorba kaşığı votka ekleyin.

Portakal ve papatya
3 poşet papatya çayını küvet musluğunun altına tutun, 1 adet soyulmuş portakalı (ya da mandalina) dilimlere ayırın ve küvetin içine atın. Suyun akmasıyla ortaya çıkan rahatlatıcı aromaların keyfini çıkarın. C vitamininin ise enfeksiyon önleyici etkisi bulunuyor.

Kızartma yağının yumuşatıcı etkisi
Sertleşmiş dirsek derisine bir miktar pamuğa döktüğünüz bitkisel yağı yedirin. Bir çift çorabın uçlarını keserek topuk kısımları dirseklere gelecek şekilde kollarınıza geçirin. Bir gece boyunca etki etmesini bekleyin.

Peeling yerine tuz ve yağ
Ağda kıvamında bir yoğunluk oluşana dek tuz ve yağı birbiriyle karıştırın. Bir duş süngerini karışıma batırın ve vücudunuzu fazla bastırmadan ovalayın. Durulandıktan sonra tüm vücudunuzu kremlemeyi ihmal etmeyin.

Dekolte için salatalık
1 adet salatalığı rendeleyin, dekolte kısmına ve göğüslerinize sürün. Nemli ve sıcak bir havluyu dekolte bölgenizin üzerine koyun ve 20 dakika bekletin. Rendelenmiş salatalıkları cildinizden havluyla temizleyin ama durulamayın. Salatalık cildi yatıştırıyor ve yeterince nemlenmesini sağlıyor.

Cilt tahrişlerine sirke ve şarap
1 fincan beyaz ya da kırmızı şarabı banyo suyuna dökün. Bu, cildin pH değerini ve asit dengesini yeniden sağlar. Ekşimiş şarap da aynı görevi görür. Kapalı bir kapta birkaç gün beklettiğiniz maydanoz ve sıcak sirke karışımının ise kokuyu elimine etme etkisi bulunuyor.

Lekelere karşı limon
1 limonun suyunu suyla inceltin ve kaba boşaltın. Parmak uçlarınızı yaklaşık 5 dakika boyunca içinde bekletin. Sarı lekelerin kaybolduğunu göreceksiniz.

Törpü yerine kibrit kutusu
Kibrit kutusunun kibriti yaktığınız kısmı tırnak kırılmalarında size acil törpü görevi görür.

Ellere yulaf ezmesi
½ fincan yulaf ezmesini, ½ fincan suyun içinde 10 dakika çekmesi için bekletin. Daha sonra karışıma 1 yemek kaşığı limon suyu ve 1 çay kaşığı zeytinyağı ekleyin. Karışımla ellerinize masaj yaparak yedirin, kısa bir süre etki etmesi için bekleyin. Ellerinizi duruladıktan sonra kremleyin.

Balla neler yapabilirsiniz?

Saç bakım maskesi: 2 yemek kaşığı çam veya çiçek balını, 1 adet limonun suyuyla karıştırarak elde ettiğiniz maskeyi kuru saçlarınıza sürün. 10 dakika bekletin. Sonra iyice durulayın. Haftada bir kez uygularsanız saçlarınız doğal ve parlak bir görünüm kazanır.
El bakım maskesi: Bu maskeyi uygulamadan önce, ellerinizi zeytinyağı ile karıştırdığınız 1 kaşık balın içinde 5 dakika bekletin. Sonra zeytinyağı ile ellerinize ve parmaklarınıza masaj yaparak yedirin. Ellerinizin yumuşaklığına inanamayacaksınız.
Cilt bakım maskesi: Bir fincan içinde, 1 çay kaşığı balı, 1 çay kaşığı limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze ve boynunuza yaydıktan sonra hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin. Balın bıraktığı iz, ışıl ışıl bir cilt olacak.

Kısa kısa...
Sabah en geç 08.00’de kalkarım.
Her gün duş almadan mutlu olamam.
Parfümüm Balenciaga Florabotanica.
Rujum Mac Matte Lipstick.
Ojede favori renklerim kırmızı, bordo
Saçlarımın rengini uzun yıllardır değiştirmiyorum.
Ayda bir kez kuaföre giderim.
Yatmadan önce mutlaka makyajımı çıkarıyorum ve serum kullanıyorum.
Yanıma makyaj çantamı almadan evden çıkmam!
Kendimde en beğendiğim gözlerim.
En önemli güzellik sırrım doğal olmak.
Benim için güzellik ruhla bütünleştiğinde bir anlam kazanır.Nilüfer Pazvantoğlu kimdir?
"1969 yılında Almanya’da doğdum, ilkokulu bitirdikten sonra ailemin yanına Berlin’e gittim. Altı yıllık öğrenimimin ardından üniversite için yeniden Türkiye’ye döndüm. Gazetecilik macerası 1987 yılında kazandığım İ.Ü. Basın Yayın Yüksek Okulu Bölümü’ne kaydımı yaptırmadan önce dergicilikle başladı. Hürriyet Dergi Grubu bünyesinde yayınlanmaya başlayan Blue Jean Dergisi için Almanca çeviriler yaparak başladığım dergicilik hayatı giderek form değiştirdi. Oğlumun doğumu için üç yıl ara verdiğim çalışmalarıma Marie Claire’de güzellik editörü, ardından Amica ve Elele dergilerinde yazı işleri müdürü olarak yaklaşık sekiz yıl boyunca devam ettim. Elle Dergisi’nde dört yıl boyunca güzellik ve moda yazarlığı yaptım. Yedi yıldır da Seninle Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmenliği’ni yürütüyorum. Hürriyet’in Kelebek ekinde sekiz yıldır Güzellik Halleri sayfasını hazırlıyorum. Ayrıca guzellikhalleri.com blog’unu da hazırlıyorum..."

Cilt temizliğinin altın kuralları
Hepimiz bu kuralı biliyoruz: Sabahları ya da akşamları bakım yapmaya başlamadan önce yüzümüzü iyice temizlememiz gerekiyor. Bu kural duru ve güzel bir tenin de habercisi. Ancak sadece makyajı temizlemek yeterli değil. Cildin gözenekleri tıkayan, sivilce ve siyah noktaların oluşumuna neden olan günün ağırlığından kurtulması gerekiyor. Peki, hangi temizlik hangi cilt tipine en uygun? Sadece su ve sabun yeterli mi? Fazla su ve sabun cildin kurumasına ve cilt yüzeyinde hassasiyet oluşmasına neden oluyor.

Normal ve kuru ciltler: Bu cilt tipi için süt formundaki ürünler öneriliyor. Hassas temizleyiciler cildi makyajdan arındırırken bile bakımını yapıyor ve gerekli yağların yine ciltte kalmasını sağlıyor. Makyaj temizliği sonunda fazla yağın alınması için yine alkolsüz tonikler uygun. Normal ve kuru ciltlerin temizlik sırasında su kullanmaları sakıncalı olabilir. Cildi canlandırmak ve tazelik kazandırmak için soğuk su yerine ferahlatıcı yüz tonikleri kullanılmalı. Derinlemesine temizlik içinse yüzünüze iki haftada bir peeling uygulayın.
Yağlı ve karma ciltler: Bu cilde tipinde asla unutmamanız gereken kurallardan biri temizlik! Jel ya da köpük kullandığınız her ürün suyla temizlendiğinde ciltteki yağ bezlerini harekete geçiriyor, bu da cildin soluk ve mat görünmesine neden oluyor. Temizlik sırasında yapmanız gereken önce tonik uygulayıp ardından bakım yapmak. Yağlı ciltlerde ölü derileri cilt yüzeyinden arındırmak için haftada en az bir kez peeling uygulanmalı.

Cildinize doğru bakım yapıyor musunuz?
Dünyanın en iyi kremi bile cilt temizliği sırasında işlediğimiz günahları affettirecek kudrete sahip değil. Bu yüzden temizlik sırasında en önemli nokta hiçbir detayı atlamamak. Hassas ve kuru ciltlerin ihtiyacı olan temizlik ürünü sadece sütler ve kremler olmalı. Önemli olan ürünlerin bileşiminde nem tutan (örneğin aloe vera) etkili içeriklerin bulunması. Sütlü emülsiyonlar ve köpükler özellikle normal ve yağlı cilt tipleri için ideal. Çok yağlı ciltler ise jel ya da köpük temizleyicileri tercih etmeli. Aynı kural karma ciltler için de geçerli. Sabun kesinlikle yüz ve boyun bölgesinin temizliği için kullanılmamalı.

Temizleme losyonları vazgeçilmez mi, lüks mü?
Losyonlar tüm cilt tiplerinde vazgeçilmez ürünler arasında. Çünkü temizlik sırasında cildin pH değerinin dengesi bozuluyor. İşte, temizleme losyonları cildin bu dengesini yeniden sağlamasına yardımcı oluyor. Hassas ya da kuru cilde sahipseniz, hamamelis, ıhlamur ya da arnika papatyası gibi yatıştırıcı içerikli ürünleri tercih edebilirsiniz. Kesinlikle alkollü yüz tonikleri kullanmayın. Yağlı ciltlere iyi bir alternatif de nemlendirici okaliptus ya da eğrelti otu ekstreli ürünler. Cildi aynı zamanda kirlerden de arındırmaya birebir.

Temizleme sütünü yüzden nasıl arındıralım?
Ilık su bir istisna dışında tüm ciltler için en iyi temizleme metodu. Eğer çok kuru cilde sahipseniz, temizleme ürünlerinin cilt yüzeyindeki fazlalıklarını makyaj pamuğu ya da ıslak mendille alın. Yağlı cildi olanlar duş sonrası kısa süreliğine soğuk suyu üzerlerine tutmalı. Soğuk su gözeneklerin kapanmasını sağlıyor. Eğer kılcal damarlarınız cilt yüzeyine çok yakınsa cildinizi asla sıcak suyla yıkamayın. Sıcak, gözenekleri açarak kılcal damarların yırtılmasına neden olabilir.

40’larda yoğun bakım önem taşıyor
40’lar kadınların zayıflıklarını ya da güçlü yanlarını iyice kavramaya başladıkları dönem. Hayatı duygularından çok mantıklarıyla yaşamayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla birçok şeye daha hoşgörülü yaklaşmayı öğreniyorlar. 40’lar aynı zamanda hormonal değişimler sonucu cildin kuru görünmeye başladığı yaşlar. Kırışıklıklar sadece kremlerle ortadan kalkmayacak kadar derinleşiyor. Cilt solgun bir görünüme bürünüyor. Bunun nedenlerinden biri kan dolaşımının artık eskisi kadar olmaması, diğeri de vücudun giderek daha az pigment üretmeye başlaması. Cildin giderek kurumasını önlemek amacıyla yoğun yağ içerikli bakım kremlerini kullanmakta fayda var. En önemli koruyucular arasında vitamin ve lipozom içerikler yer alıyor. 40’lı yaşlarda cilt hücreleri de kendilerini yenileyecek güce sahip olmadıkları için dışarıdan desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu dönemde ciltte kırışıklıklar derinlik kazanır, cilt rengi daha solgundur, boyun ve ellerde kırışıklık izleri ve pigment lekeleri yaşlılığın ilk izleri olarak kendini gösterir. Ancak yine de hepsini doğru bakım düzeniyle görünür bir şekilde gizlemek mümkün. 

Bu yaşlarda hücre sıvısında bulunan seramid molekülleri önemli ölçüde azalıyor. Ayrıca sigara, uykusuzluk ve stres gibi yaşam tarzı haline gelmiş günahlar, yıllar içinde kolajen liflerine zarar vermeye başlıyor. Sonuçta cilt elastikiyetini kaybediyor, genişleyen kılcal damarlar cilt yüzeyinde görünür hal alıyor, yüz konturu belirginliğini yitiriyor ve ince kırışıklıklar derin izlere dönüşüyor.

Harekete geçirici enzim ya da enerji depolamaya yardımcı retinol içerikli anti-aging etkili gündüz ve gece bakımlarını başımıza tac etmenin tam sırası. Bu arada cilt düzenli bakımların yanı sıra ekstra bakımlara da ihtiyaç duymaya başlıyor. Besleyici maskeler ya da lifting etkili bakımlar yorgun hücreleri yeniden harekete geçiriyor. Boyun ve dekolte bölgesindeki cildin gergin ve elastik kalabilmesini sağlamak için özel bir kremle günlük bakım ritüelini düzenli yapmak gerekiyor. Leke açıcı el bakım kremleri de, eldeki yaşlılık lekelerini giderici etkiye sahipler. 

50’ler hayatın en güzel dönemi
Günümüzde kadının en güzel yılları artık 50’li yaşları. Gerçekten de doğru… 50’nin üzerindeki pek çok kadın, kendini 30’larının sonlarındaki kadınlar kadar fit hissediyor. Bu duygunun kalıcılığını sağlamak için yapıcı cilt bakımları, akıllı makyaj seçimleri, güzel ve sağlıkla parlayan saçlar ve ağır olmayan fitness hareketleri gençliğin en önemli kaynakları...

Yağ üretiminin azalmasından dolayı cilt sıkılığını ve elastikiyetini kaybediyor. Kan damarları daralıyor, hücreler besin ve oksijenle beslenemez hale geliyor. Bunun sonucu olarak yüz konturu kendini yerçekimine teslim ediyor. Kadınların yüzde 60’ı bu yaşlarda burun ve ağız bölgesinde keskin kırışıklıklara maruz kalıyor. Pigment üretimi düzenli işlemediği için yaşlılık lekeleri oluşuyor. Hormonal dengesizliği azaltmak, kolajen üretimini yeniden harekete geçirmek, kan dolaşımını düzenlemek ve nem depolarını yeniden doldurmak için cilt yenileyici bakımlara gereksinim var. Göz altlarındaki kırışıklıklar için antiaging etkili göz kremleri kullanmak zorunluluk haline geliyor. Bu da bitkisel ekstreler ve mineral maddelerle mümkün. Günümüzde üretilen neredeyse tüm kozmetik ürünlerinin içeriğinde ‘phyto’ hormonu bulunuyor. Soya, kırmızı yonca ya da Hint yer elması, sahip oldukları kimyasal yapılarıyla östrojene çok benziyorlar. Üstelik daha yumuşak ve yan etkilerden arınmış oldukları için kozmetik ürünlerde kullanımları oldukça kolay.  Bu dönemde allık kullanmak bakışları göz çevresindeki kırışıklıklardan uzaklaştırmaya yarıyor ve cildin daha taze görünmesine yardımcı oluyor. Açık tonlarda seçilmiş far ise bakışları daha aydınlık göstermek için ideal.

Saçların renginden sorumlu olan renk pigmentlerinin üretimi artık iyiden iyiye azaldığı için saçlar griye dönük bir renk alıyor. Eğer saçlarınızı boyatmaya karşıysanız, renk veren özel saç bakımlarıyla saçlarınıza parlaklık kazandırabilirsiniz. Saç tasarımcıları 50’lerde saçları en fazla boyun hizasında kullanmak gerektiğinin altını çiziyorlar. Belki de daha genç bir görünüm sunan kahkülü deneyebilirsiniz. Genç gösterirken alın bölgesindeki kırışıklıkları kapamaya yardımcı oluyor.
Bunun dışında:
• Artık haftada bir kez boyun ve dekolte bölgesine özel bir maske uygulamaya başlamalısınız.
• Uykunuz düzenli ve yeterli olmalı. Uzmanlara göre sağlıklı bir uyku en az yedi saat olmalı. Böylelikle hücrelerin yenilenmesi için yeterince zaman kalıyor.
• Her altı haftada bir güzellik merkezinde profesyonel cilt masajı yaptırın. Bu uygulama cildin kan dolaşımını artıracağından ve enerji akışını rahatlatacağından, cildinizin sağlıklı şekilde parlamasını sağlar.
• Stres yaşlandırıyor. Bu yüzden hafta sonları birkaç saat açık havada yürüyüş yapın.
• Ağır yiyeceklerden kaçının.