Vücuda Yağ Yakmayı Öğretmek: Ketojenik Diyet

Vücuda Yağ Yakmayı Öğretmek: Ketojenik Diyet

Ketojenik diyet, karbonhidratı kaldırarak yağ ile beslenmeyi hedefleyen bir diyet. Bu şekilde vücut yağ yakmayı öğreniyor ve diyet başlıyor. Sadece diyet de değil, hastalıklardan korunma için de sağlıklı bir beslenme yöntemi.

Son yıllarda giderek popülerleşen ketojenik diyet, vücudun temel enerji kaynağı olan şekerin yerine, yağı koyarak vücudumuza yağ yakmayı öğretmek temelinde bir diyet. Standart bir beslenmede vücut, enerji elde edebilmek için öncelikli olarak karbonhidratı, ardından yağı ve son olarak proteini kullanır. Karbonhidrat vücut tarafından en kolay enerjiye dönüştürülen kaynaktır. Bedeni karbonhidratsız bıraktığımızda, beden enerji sağlamak için mecburan yağı kullanmaya başlar. Ketojenik diyet, bedenin enerji elde etme kaynağını yöneterek kilo vermeyi sağlayan bir diyet türüdür. Başlangıçta epilepsi hastalarına yönelik geliştirilen bu beslenme şekli, zamanla diyet olarak kullanılabileceğini kanıtlamıştır. Ketojenik diyet, kilo kaybının yanı sıra; alzheimer, parkinson, epilepsi gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde destekleyici bir beslenme türü olarak karşımıza çıkıyor. Endokrin sistemini düzenleme, insülin duyarlılığını iyileştime, kanseri önleme gibi etkileri olduğu da yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen veriler arasında. Bu kadar iyiliğinin yanında anti-aging etkisi de cabası… Peki bütün bu güzel özellikleri olan ketojenik diyet esnasında vücudumuza ne oluyor? Diyet nasıl uygulanır? Diyet esnasında günlük beslenmede nelere dikkat etmeliyiz? Ketojenik diyet kimler için sakıncalıdır? Bu yazıda gelin hep beraber bakalım.

Ketojenik Diyet Esnasında Bedenimize Ne Oluyor?

Vücut, enerjiye dönüştürmek için kullanacak karbonhidrat bulamadığında ikincil besin kaynağı olan yağlara yöneliyor. Yağların metabolizmada kullanılmaya başlanması sonucu karaciğer tarafından keton maddesi ortaya çıkarılıyor. Kanda keton maddesinin artışının sonucunda vücut enerji elde etmek için kandaki bu keton cisimlerini kullanmaya başlıyor. Bu durum vücudun ketozis haline geçmesi olarak adlandırılıyor. İşte ketojenik diyet ile vücudun ketozis hale geçmesi hedefleniyor.

Ketojenik Diyet Nasıl Uygulanır

Diyete başlamak için öncelikle karbonhidrat alımını kesmeli, protein alımını ise mümkün olduğunca azaltmalıyız. Böylelikle vücut kan şekerini desteklemek ve enerji üretebilmek için ikincil enerji kaynağı olan yağ asitlerini kullanacaktır. Ortalama bir ketojenik diyet için vücudumuza aldığımız yiyeceklerin ortalama yüzde seksenlik oranı yağ, yüzde yirmilik oranı protein ve karbonhidrat olmalıdır. Günlük karbonhidrat tüketimi 15-20 gramı geçmemelidir. Bu sayede metabolizmamız yağdan enerji elde etmeyi öğrenirken, eski alışkanlığına; karbonhidrattan enerji elde etme kolaylığına dönüş yapmaz. Karbonhidratı kesebilmek için bazı yeme alışkanlıklarından vazgeçmeliyiz. Makarna, pirinç, buğday, patates, havuç gibi karbonhidrat düzeyi yüksek gıdaları terk etmeli, ekmek ve hamur işlerini hayatımızdan çıkarmalıyız. Meyve şekerinden uzak durmak gerektiğinden avokado, hindistan cevizi ve böğürtlengiller gibi şeker oranı düşük meyveler dışında meyve tüketmemek gerekiyor. Tatlı tam bir karbonhidrat kaynağı olduğu için tatlıdan da uzak durmalıyız ve evet ne yazık ki dondurmadan da. Peki ne tüketeceğiz? Mayonez, krema gibi yağ oranı yüksek soslar, bol zeytinyağ eşliğinde yeşil sebzeler, et, balık, tavuk, yoğurt türleri, tam yağlı peynirler tüketilebilecek gıdalar arasında. Ceviz, badem gibi yağ oranı yüksek kuruyemişler ise ara öğünleri takviye etmek için kullanılabilir.

Ketojenik Diyet Esnasında Dikkat Edilecekler

Ketojenik diyet esnasında dikkat edilmesi gerekenlerin başında lif alımı gelir. Genellikle karbonhidratlı yiyeceklerde bulunan lifin, karbonhidratın terk edilmesi ile, vücuttaki oranı düşer. Sindirimi destekleyen, kolesterol ve kan şekerini dengelemeyi sağlayan lifin vücuda alınması oldukça önemlidir. Ketojenik diyet esnasında lif oranını düşürmemek için, günlük tüketilecek karbonhidratı hesaplarken lifleri bu hesabın dışında bırakmalıyız. Toplam karbonhidrattan lifleri çıkararak net karbonhidratı bulmalı ve günlük alınacak karbonhidrat miktarını net karbonhidrat üzerinden hesaplamalıyız.

Diyet esnasında dikkat edilmesi gereken bir diğer başlık su tüketimidir. Ketojenik diyet esnasında vücuttaki su oranında düşme görülebilir. Bunu önlemek için diyete başladığımız günden itibaren günlük su tüketimimizi artırmalıyız.

Su oranının kaybının yanı sıra vücutta bir diğer önemli ihtiyacı da düşüşe geçebilir: Mineraller. Diyet esnasında mineral kaybı yaşayıp yaşamadığımızı öğrenmenin en temel yolu diyeti, bir doktor kontrolünde yapmaktır. Diyetini doktor kontrolünde sürdürmeyenler ise mineral kaybının önüne geçmek için mineralli su ve soda tüketebilir.

Ketojenik diyete bedenin uyum sağlaması bir süreç gerektirir. Genelde üç ila beş gün arasında beden keton kullanımına alışır. Bu esnada moral bozukluğu, halsizlik gibi durumlar seyredebilir. Bu durum normaldir. Bir hafta içerisinde bu durum normale dönecektir. Bu süreçte bol su tüketmeli, mineral takviyesi yapmalı, lif alımına dikkat edilmelidir. Bir süre sonra beden bu yeni beslenme şekline alışacaktır.

Ketojenik Diyet Kimler İçin Sakıncalıdır

Ketojenik diyet, birçok hastalığın önlenmesinde ve kilo kaybı, anti-aging konularında yardımcı olsa da herkes için uygun olmayabilir. Safra kesesini aldırmış olanlar, diyabetik hastalıkları olanlar, hamile ve emzirme döneminde olanlar muhakkak bir doktora danışmadan ketojenik diyete başlamamalıdır.


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.