Hamilelik ve hormonlar

Ah bu hormonlar... Daha çok ağlıyor, daha çok kızıyor, daha çabuk yoruluyor, daha çok yiyorsunuz! Ama unutmayın, hayatınızın en güzel ve özel dönemini yaşıyorsunuz. Dokuz ay prenses sizsiniz, külkedisi gibi hissetmekten vazgeçin!

Hamilelik ve hormonlar

Yazı: Nilgün Yıldız

Hamilelik birçok kadın için şımarıklık zamanı. Canınız ne çekerse yersiniz, eşinize istediğiniz kadar naz yapabilir hatta kayınvalidenizi bile çalıştırabilirsiniz. ‘Gak’ denilince su, ‘guk’ denilince yemeğin geldiği bu ihtişam dönemi tabii her zaman bu kadar göz kamaştırıcı olmayabilir. Gerek hormonların etkisi gerekse değişen görünümünüz bazen ihtişamı gölgede bırakarak duraklama dönemine girmenize neden olabilir. Peki hamilelik döneminde neler olabilir? İşte yaşayabilecekleriniz ve çözüm yolları...

Kıskançlık

Hamilelik döneminde içinizden çıkan ilk kötü kişilik; kıskanç kadındır. “Ay yok ben hiç kıskanç biri değilim” cümlesini boşuna söylemeyin çünkü bu dönemde kendinizi tanıyamayabilirsiniz. Ayrıca yeni tanıştığınız içinizdeki bu kadın, sadece eşinizi kıskanmakla kalmaz, formda olan tüm kadınları, güzel görünen tüm arkadaşları kıskanabilir. Bu durumun en önemli nedeni ise kendinizi şişman, çirkin ve bakımsız hissetmeniz... Fakat bununla baş etmenin çok kolay bir yolu var; unutmayın bu durum sadece dokuz ay sürecek ve sonrasında bebeğinizi kollarınıza alacaksınız. Dokuz ay sonra kıskançlık sizin için geride kalmış bir anı olacak ve eşiniz ve bebeğinizle evliliğinize kaldığınız yerden devam edeceksiniz. Bu dönemde tek yapmanız gereken kendinizi sakinleştirmek. Siz kendinizi her ne kadar beğenmeseniz de eşiniz için artık çok daha özel bir kadınsınız sakın unutmayın. Bunları düşünmek, mümkün olduğunca eşinizle duygularınızı paylaşmak size iyi gelecek. Eşinizin size karşı anlayışlı tutumu da bu dönemi kolay atlatmanıza yardımcı olacak.

Ağlama krizleri

Hayatının her döneminde duygularıyla hareket eden bir kadın olabilirsiniz. Belki de tam tersi “Ben hiç ağlamam” diyenlerdensiniz... Fakat hamilelik döneminde görülen belirtilerden biri de yine hormonlara bağlı olarak gelişen duygusallık. Gülerken ağlayabilir ya da ufak sebepler nedeniyle gözyaşlarınızı tutamayabilirsiniz. Bu esnada ilgisizlik, korku, endişe gibi duygular içerisinde olursunuz. Ancak sürekli üzgün, depresyonda, korku içindeyseniz ve bu durum günlük yaşamınızı olumsuz etkiliyorsa mutlaka bir uzmana başvurmalısınız. Çünkü hamilelik depresyonu (gebelik depresyonu) yaşıyor olabilirsiniz.

Çirkin hissetme

Hamilelikle birlikte ciltte birçok değişim görülebiliyor. Özellikle sivilce, hamilelik lekesi denilen kahverengi ya da sarı lekeler ortaya bir düşman edasıyla çıkabiliyor. Bu nedenle aynaya baktığınızda kendinizi çirkin hissedebilirsiniz. Anne adaylarının birçoğu biyolojik değişimden dolayı böyle hissediyor. Kendinizi yaşlı da hissedebilirsiniz. Uzmanlar, böyle bir durumda öncelikle annenin yaşı, eğitimi, çalışma durumu, evliliği (kaç yıllık evli olduğu), baba adayının sosyo-kültürel düzeyi ve hamileliğin planlı mı yoksa istenmeyen bir gebelik mi olduğunu sorgulamak gerektiğini belirtiyor. İstenmeyen bir gebelik yaşayan genç yaştaki bir anne adayının da hamilelik süresince kendisini güzel ya da iyi hissetmesi pek mümkün olmuyor. Fakat bu durumla baş etmek mümkün. Öncelikle hamile olmanız makyaj yapmanıza engel değil. Paraben içermeyen ürünler kullanabilirsiniz. Ayrıca organik ürünler de bu konuda size yardımcı olabilir. C vitamini hamilelik döneminde cildinizin daha güzel görünmesini sağladığı için özellikle C vitamininden zengin bir beslenme düzeni kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilir. Cildinizi nemlendirmek içinse yağlanmayı önleyecek su bazlı ürünler kullanabilirsiniz.  

Şişmanlık
Aynaya her baktığınızda ‘Bu yabancı da kim?’ diye hüzünlenmeye başlıyorsanız ilk olarak bu cümleyi kurmaktan vazgeçin. Çünkü siz kendinizi şişman hissetseniz de aslında hiç olmadığınız kadar özgür olduğunuzu fark edemiyorsunuz. Hamilelik döneminde siz ne kadar yemek yerseniz yiyin kimse sizi durdurmayacak, ne kadar kilolu görünürseniz görünün kimse size balık etli demeyecek. Çünkü çok özel bir nedeniniz var. Minik bebeğinizi beslemeniz gerekiyor ve herkes bunu biliyor! Tabii çok aşırıya kaçmamaya özen göstermelisiniz.

Yorgunluk
Sürekli kendinizi yorgun hissediyor olmanız sizin suçunuz değil. Bu duruma üzülmek yerine neden keyfini çıkarmıyorsunuz? Üzerinden çıkardığını bile toplamayan eşinizi şimdi çalıştırma vakti geldi! Ona ufak ufak ev işlerini öğretebilir, hormonlarınızın değişimini istediğiniz kadar kullanabilirsiniz. Enerjinizi toplamanız için beslenmenize de dikkat edin. Eğer daha çok enerjiye sahip olmak istiyorsanız, size enerji verecek yiyecekleri tüketin. Yeşil sebzeler, kırmızı et, yumurta, balık ve fasulye enerjinizi yükseltmenize yardımcı olacak. Çikolata gibi küçük kaçamaklar da iyi gelebilir... Peki hamilelik döneminde neden çok fazla uyuduğunuzu biliyor musunuz? Bunun nedeni, hamileliğin başlarında beyninizde sağlıklı işlevler için gerekli maddelerin depolanmasını sağlamak. Sonlara doğru yaşadığınız gece yarısı uyanmalarının sebebi ise vücudunuzun sizi bebeğinize hazırlaması ve doğduktan sonra 2-3 saatte bir emzireceğiniz bebeğiniz için uykusuzluğa alışmanızı sağlamak.

Bayan öfkeli
Eşiniz “Seni seviyorum” dediğinde bile katlanamıyorsanız, annenizin bebekle ilgili söylediği her şeye sinir oluyor, kayınvalidenizle sürekli tartışıyorsanız sorun sizde değil; hormonlarınızda! Bebeğinizin sağlıklı olarak doğup doğmayacağı, bebeğinize iyi bir anne olup olmayacağınız endişeleri ortaya öfkeli bir kadın görüntüsü çıkarıyor olabilir. Bu durumda en büyük görevse yine baba adayına düşüyor. Sizin bu endişeleriniz ve öfkeniz karşısında yapması gereken bazı görevler bulunuyor. Bu kısmı ona okutun:
• Fiziksel durumunuzla ilgili asla espri yapmamalı çünkü bu onun sonu olabilir.
• Bu hamileliğin ve bebeğin kendisi tarafından da heyecanla beklendiğini ve istendiğini mümkün olduğunca sık söylemeli.
• Size her gün en az iki ya da üç defa motivasyonunuzu artıracak sözler söylemeli.
• Bebek için yapacağınız alışverişte ve doktor kontrollerinde mutlaka yanınızda olmalı.

İyi uyku için ne yapmalı?
• İyi bir uyku için her gün mümkün olduğunca aynı saatlerde yatmalı ve sabah aynı saatlerde kalkmalısınız. Bu, santral sinir sisteminizi eğitecek.
• Gece yatmadan birkaç saat önce sıvı almamaya özen göstermelisiniz. Böylece uykunuzun ortasında tuvalet ihtiyacı nedeniyle kalkmak zorunda kalmazsınız.
• Gece yatmadan önce doktorunuzun önerdiği egzersizleri uygulayın. Egzersiz kaslardan kana laktik asit geçmesini sağlar ve bu madde uykuya dalmanıza yardımcı olur.
• Aşırı sıcak veya aşırı soğuk bir oda uyumanızı engeller, bu nedenle oda sıcaklığını 21 derece civarına ayarlamalısınız.
• Mide ekşimesi sorununuz varsa birkaç yastık birden kullanmalısınız.
• Mümkün olduğunca sol yanınıza yatarak uykuya dalmaya çalışın.   Bu, nefes darlığı sorununu aşmanıza yardımcı olacak.