İştahsız çocuklar

İştahsız çocuklar

Çocuğum çok iştahsız! Siz de bu cümleyi sık sık kuruyor musunuz? Hangi anneye sorsanız, çocuğu ya az yemek yiyor ya da hiçbir şey yemiyor! Peki, çocuklardaki iştahsızlık bizim düşündüğümüz gibi bir durum mu, yoksa tatminsiz olan biz miyiz?

Yazı: Elif Girgin

Kabul, anne-baba olma hali biraz paranoyakça duygular da içeriyor. Aslında olmayan bir şeyi oldurtmaya bayılıyor da olabiliriz. Çocuk yese bile ‘yemiyor’, uyusa bile ‘uyumuyor’ olabiliyor bizim ölçütlerimizde. Hele konu yemek olunca asla tatmin olmuyoruz! Hep çocuğun yememesine odaklanıyoruz, ancak belki de farkında olmadan yaptığımız hatalarla çocukların yanlış beslenme alışkanlıkları kazanmasına neden oluyoruz ve bu sarmalın içinde sıkışıp kalıyoruz... Peki, ne yapacağız? Konuyu çocuk doktoru, diyetisyen ve psikolog üçgeninde ele aldık ve çocuğun gerçekten iştahsız olduğu nasıl anlaşılır, çocuklara doğru beslenme alışkanlığı nasıl kazandırılır, anne-baba tutumları çocukların ve dolayısıyla ailelerin psikolojisini nasıl etkiler öğrendik…

ÇOCUK DOKTORLARI NE DİYOR?

Çocuklarda iştahsızlığın pek çok nedeni olduğunu belirten Memorial Diyarbakır Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünden Doç. Dr. Mustafa Taşkesen, “Günlük pratikte karşılaşılan iştahsız çocukların çoğunda altta yatan ciddi bir problem yoktur. İştahsız çocukların önemli bir kısmında sebep beslenme hataları olsa da olguların yüzde 1-2’sinde ciddi iştahsızlık nedenleri bulunuyor. Başta süt olmak üzere; kolalı içecek, meyve suyu, çay, su gibi içeceklerin ve abur cubur olarak tarif edilen cips, çikolata, bisküvi gibi yiyeceklerin aşırı tüketimi çocuklarda sık rastlanan iştahsızlık nedeni. Öncelikle iştahsızlığın organik bir nedene, yani bir hastalığa bağlı olup olmadığı araştırılmalı. Organik nedenler az olmakla beraber bu nedenlerden bazıları geçici veya bazen önemli bir hastalık habercisi olabiliyor. Bu nedenler yaş gruplarına bağlı olarak değişebiliyor. Bebeklerde diş çıkarma, geçici viral üst solunum yolları enfeksiyonları, daha büyük çocuklarda boğaz, kulak enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonları, demir, vitamin, çinko eksiklikleri ve mide bağırsak hastalıkları gibi… Bu durumlar daha çok geçici iştahsızlığa yol açarken, bazen daha ciddi kronik ve sistemik hastalıklar da olabilir” diyor.
 
Psikolojik mi, fizyolojik mi?
Öncelikle iştahsızlığın organik bir nedene bağlı olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Çocuklarda iştahsızlık değerlendirilirken; detaylı bir öykü, büyüme gelişme göstergeleri, ayrıntılı fizik inceleme ve gerekirse laboratuvar ve radyolojik testlerden yararlanılıyor. Öykü alınırken annenin eğitim durumu, ailenin sosyokültürel özelliklerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Mustafa Taşkesen, “Büyümenin değerlendirilmesi çocuktaki iştahsızlığın derecesi ve önemi hakkında bilgi veriyor. Çoğu çocuk büyüme gelişmesi normal olmasına ve yemek yemesine rağmen, ailenin isteklerini karşılayamadığı için doktora götürülüyor” diyor ve ekliyor: “Öyküsünde yutma güçlüğü, yutma sırasında ağrı, ağlayarak emmeyi bırakma, yutma sırasında öksürük, boğulma olması, ishal, kabızlık, kusma, büyüme-gelişme geriliği, kilo kaybı, egzama ve davranış bozuklukları gibi şikayetleri olan çocuklar daha dikkatli değerlendirilmeli.”

İştah durumuna saygı gösterin

Ailelerin çocuklarının iştahları konusundaki kaygılarının saygı ile karşılanması gerektiğini söyleyen Taşkesen, “Ebeveynlere yapılan değerlendirme sonucunda bunun önemli bir nedeninin olup olmadığı anlatılmalı. Önemli bir neden yoksa da bu durum aileye uygun bir şekilde ifade edilmeli. Hiçbir zaman ebeveynlere evhamlı olduklarını ima eden sözler söylenmemeli” diyor.

Gerçekten iştahsızsa…

Gerçek iştahsızlık, çocuğun yeterli büyüme ve gelişmesi için alması gereken temel gıdaları bile değişik sebeplerden dolayı almaması durumu olarak ifade ediliyor. Gerçekten iştahsız olan çocuklarda en önemli kriter altta önemli bir hastalık olması. Bu çocuklarda yeme dürtüsü, yeme isteği azalıyor ve klinik belirtiler ortaya çıkıyor.

Karakterine göre besleniyor
İştahsızlık durumu çocuğun yaşına ve kişisel özelliklerine göre değişiklik gösterebiliyor. Örneğin normal kişilik yapısına sahip çocukların sofraya oturma alışkanlıkları oluyor ve daha düzenli yemek yiyorlar. Bu tip çocuklarda iştahsızlık pek olmuyor, olsa da ya bir hastalık durumu ya da beslenme hatalarının düşünülmesi gerekiyor. Hareketli ve yaramaz çocuklar ise oyunu yemeye tercih ediyor. Günde 1-2 kez çok iyi yiyorlar veya sık aralarla az miktarda besleniyorlar. İçine kapanık çocuklar sık ve az yemek yiyip, yiyecek konusunda oldukça hassas ve seçici davranıyorlar. Dikkat eksikliği olan çocuklar ise sessiz ve sakin ortamlarda yemeyi tercih ediyor. Yaşa göre ise daha çok çevre ile iletişimin başladığı 1-3 yaş arası çocuklarda iştahsızlık daha sık görülüyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.